Makale

Türkiye’nin Zeytin Dali’nda realist bir çikis stratejisine ihtiyaci var

Türk otoriteler defalarca, “Afrin’i Halkçi Koruma Birlikleri (YPG) teröristlerinden temizleme” hedeflerine ulastiktan sonra daha ileri adimlar atacaklarini belirttiler.

Bu adimlar, operasyonun Menbiç’te ve Firat Nehri’nin dogusuna dogru genisletilmesini ve bölgedeki nüfusun etnik bilesimini daha iyi yansitacak yerel bir yönetim kurmayi içeriyor.

Bu adimlarin her birinin farkli özellikleri var ve her biri durumun gerektirdigi sekilde ele alinmali.

Afrin’i kontrol etmek Türk ordusu için oldukça kolay bir hedefti, çünkü, bölge hemen hemen her yönden Türk ordusu tarafindan kusatilmis durumda:

Batida Hatay sehriyle komsu, kuzeyde ise Kilis’le. Güneyde, Astana sürecinde ihtilaflari giderme girisimi altinda mevzilenen Türk kuvvetlerinin bulundugu, Suriye’nin Idlib bölgesi var. Doguda ‘Firat Kalkani’ operasyonuyla Suriye bölgesine giren Türk ordusu.

YPG savasçilari için tek açik nokta, güneydogudaki dar koridor. Oldukça avantajli olmasina ragmen, Afrin’deki ‘Zeytindali’ Opersyonu’nun basladigi üç hafta içinde, Türk ordusu, 16 kayip verdi, Türkiye tarafindan egitilip silahlandirilan Özgür Suriye Ordusu ise 30 civarinda kayip verdi.

Menbiç’deki durum biraz daha karmasik. Bu sehir 2016’da ISID’den temizlenirken Türkiye, ‘Firat Kalkani’ olarak bilinen bir önceki askeri operasyonunu baslatiyordu, bunun kapsaminda Menbiç’in özgürlestirilmesi de vardi, ama ABD tarafindan desteklenen YPG savasçilari daha çabuk davrandi.

Bunun üzerine Türkiye, ABD’den israrla, özgürlestirmenin ardindan YPG savasçilarini Firat’in dogusuna çekmesini istedi ve ABD’de de buna söz verdi.

Bu sözün hala tutulmasi bekleniyor. Bu yüzden Türk ordusunun operasyonu Menbiç’e dogru genisletmesi, aslinda ABD’nin verdigi sözü tutmasindan baska bir durum degil, ama tabii YPG savasçilari ISID’in elinden kurtardiklari sehri gönüllü olarak Türkiye’ye devretmek isterler mi, orasi belli degil.

Türk ordusuna karsi, Afrin’deki yoldaslarindan daha fazla direnis içinde olabilirler. Dahasi Menbiç’de ABD askerleri var ve onlarla çatisma riski mevcut.

Operasyonun Firat’in dogusuna dogru genislemesi konusuna gelince, bu konu daha sonra, YPG güvenlik açisindan önemli bir tehdit olarak algilanmaya basladiginda, Türkiye’nin gündemine girdi.

Bölge, Menbiç sehrinden çok daha büyük ve kendi kendilerine özerkliklerini ilan eden iki Kürt eyaletinin baskentleri Kobani ve al-Jazeera da burada bulunuyor.

Ayrica, Türkiye’nin otuz yildir savastigi PKK’nin kalesi olan Kandil Daglari’nin da bulundugu Kürt Bölgesel Yönetimi bölgesinin hemen yaninda.

Bu savas Türkiye’de 30 binden fazla cana ve finansal olarak da on milyarlarca ABD dolarina mal oldu, hem de ufukta sonlanacagina dair hiçbir isaret olmadan. Muhtemel bir Türk ordusu operasyonuna direnis, bu bölgede daha sert olacaktir.

Stratejinin geri kalani ise daha da belirsiz. Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyinde yerel bir yönetim kurma hedefi, öncelikle, Kürt nüfusun Afrin’de daha anlamli görünüyor. Ama bunu basarmak, Firat Nehri’nin dogusunda kendi özerkligini ilan etmis iki Kürt eyaletinde çok daha zor.

Her toplulukta mutlak çogunlugu saglamasalar da, Kürtler büyük olasilikla nüfusun en büyük bileseni. Bu yüzden eger, etnik topluluklar yeni yönetimde daha dengeli bir sekilde temsil edileceklerse, Kürtlerin yine birçok seçimde ikna edilmesi gerekecek.

Türklerin görüsü, Kürtler çogunlukta olsa da, hepsi PYD’yi desteklemiyor. Bu iddanin dogru oldugunu varsaysak bile, Türkiye’yi bekleyen baska zorluklar var:

Kurulacak yerel yönetimler ne de olsa Suriye’de olacak, ve bu ülke Suriyeliler tarafindan yönetilecek. Ve Türkiye kendisini Suriye’nin egemenligini ve bölgesel bütünlügünü saglamaya adamis durumda.

Kisacasi, çikis stratejisi birçok belirsizlik barindiriyor.

—————————————————————

10 Subat 2018

Yasar Yakis

Back to top button