UKALALIK VE IRKÇILIK
‘Ukalâ’ sözcügü, Arapça kökenlidir.
Her ne kadar akilli ve akilsiz birlikteligi anlaminda kullaniliyorsa da Türkçede, Arapçada aktarildigi gibi kullanilmiyor.
Bu sözcük, Türkçede,
bilmedigi konulari biliyormus gibi aktaran basi bos kisiler için kullanilir.
Ukalâ sözcügü, ayni zamanda kendisini baskasindan üstün gören, ötekine hor bakan kisiler için de kullanilir .
Bu yönüyle irkçilik da barindirir.
Ukâla sözcügünun Kürd dilindeki karsiligi ise, Arapça ve Türkçeden çok daha anlam içeren bir tarzda ‘zimandirêj’ dir.
Zimandirêj;
Hak ve hukuku tanimamaktir. Bir çesit tacizkârliktir.
Yani, hakki ve haddi olmadigi halde her konu hakkinda konusmak ve dil uzatmaktir.
Örnegin; bir fizik ögretmeni pedagoji ve dilbilbilimi alanina müdahale ederek ahkâm kesiyorsa bu durum tami tamina ukalâliktir.
Zimandirêjîdir.
Uluslararasi hukukun teminat altina aldigi anadilde egitim hakki için, ‘falanca dil uygundur falancasi degildir’ gibi absürt belirlemeler yapmak, bir siyasetçi için de cehalettir.
Fizik ögretmenini dilbilimine ve pedagojiye saldirtan refleks ise irkçilik refleksidir.
Türk siyaset kulvarinda, bu tipler bolca bulunur.
Kim takar ki
Ömer Özmen