Haber

ULUSAL VE ETNIK SORUNLARIN BARISÇIL ÇÖZÜMÜNE ULUSLARARASI TOPLUM DESTEK OLMALIDIR

Bugün 1 Eylül Dünya Baris günü. Hala gerilim ve siddet politikalarinin sürdügü bir iklimdeyiz. Toplum, her yil, bir önceki yila nazaran baris, huzur ve istikrara daha fazla ihtiyaç duyuyorsa bölgesel barisi tehdit eden, savaslar, askeri operasyonlar, güvenlikçi zihniyetler, iç ve dis çatismalar, terör ve siddet siyaseti etkisini sürdürüyor demektir. Buradan bakildiginda ne yazik ki, baris bölgemizin uzaginda seyrediyor, bu durum küresel barisin tesis etmesini de engelliyor.

Son paylasim savasi sirasinda Almanya, 1 Eylül 1939’da Polonya’yi isgal etmisti. Bu isgali unutturmamak ve tarihe mal etmek amaci ile dönemin Sovyetler Birligi ve Varsova Pakti üyeleri tarafindan bugün, Dünya Baris Günü ilan edildi.

Birlesmis Milletler Genel Kurulu ise, 1981 yilinda dünya barisini sembolize etmek üzere Baris Çani’ni çalarak 21 Eylül’ü ‘Dünya Baris Günü’ ilan ederek o günü kabul etti. Görünen o ki, 1 Eylül’ü Dünya Baris Günü olarak algilayan ve kutlayan kesimler Sovyet politikalarinin yarattigi etkilesimden etkilenmis kesimler olarak anlasilmaktadir. Bugün ayrica da bir istila ve isgal gününü hatirlatiyor olmasindan dolayi da baris günü olarak anilmasi gereken en anlamli ve en makul gündür.

Günümüzde hala dünyanin çesitli bölgelerinde küresel barisi tehdit eden iç çatismalar, terör hareketleri ve siddet olaylari devam etmektedir. Bölgemizde ise iç ve dis çatismalar, ilhak ve isgal girisimleri, askeri operasyonlar, orantisiz güç kullanimi, siddet, terör ve ötekilestirme çabalari daha yogun yasanmaktadir. Etnik ve ulusal sorunlarin çözümü konusunda askeri ve güvenlikçi politikalardan medet uman baskici, totaliter yönetimler, Türkiye, Suriye, Iran ve Irak’ta Kürd halkinin mesru temel hak ve özgürlüklerini engellemekte, bu alanda verilen mücadeleler karsisinda hosgörüsüz davranmaktadir. Özgürlük, esitlik, adalet temelinde ortak müstereklerde bulunmaya yanasmamaktadirlar. Bu nedenle Ortadogu barisini engelleyen en önemli sorunlarin basinda Kürd meselesi gelmektedir. Keza Filistin meselesi de Ortadogu barisi için diger bir engel olarak ortada durmaktadir. Bu durum bölgesel huzur ve güvenligi yok etmekte, küresel barisi da tehdit etmektedir.

Bu nedenle Dünya Baris Günü’nü daha anlamli kilmak için, bugün vesilesi ile uluslararasi bir ateskes ve kalici barisi güncel halde tutmak uluslararasi toplumun, barisçi ve humaniter çevrelerin en önemli sorunu olmalidir. Çesitli iç ve dis çatismalarin yasandigi Türkiye’ de ise, Dünya Baris Günü’nün amaçladigi sifir siddet politikasi toplumsal huzur ve sosyal güvenlik konularinda amaçlarina ulasmasi için, eski tarz siyasetlerini hizla terk ederek, askeri ve güvenlikçi politikalardan vazgeçmesi, Kürd meselesinin barisçil adil bir çözüme kavusturulmasi için gerekli adimlari atmali, yeniden bir baris sürecini baslatmalidir.

Ekonomi ve Baris Enstitüsü (Institute for Economics & Peace) Küresel Baris Endeksi (KBE)’nin 2019 yilinda yayinlanan son raporuna göre 5 sene içinde ilk defa bu yil Küresel Baris Endeksi’nin genel ortalamasi iyiye gitmis ve küresel barisa yakinlasma saglandigi halde, bu pozitif trend Türkiye’nin de içinde oldugu bir takim ülkeler için geçerli olmamistir.

Bölgesel baris Türkiye’nin de içinde bulundugu iç ve dis çatismalarin, önlenemeyen terörizm, iç çatisma ve kutuplasmalardan ötürü bozulmaktadir. Bu nedenle Küresel Baris Endeksi raporlarina bakildiginda Türkiye’nin 3,015 Puanla dünyada 152’nci sirada yer aldigi görülecektir.

Küresel barisin saglanabilmesi, ülkeler için, soylu ve gerçek kalici bir barisin kurulabilmesi için, sorunlarin çözümü konusunda barisçi inisiyatiflerin gelistirilmesi, barisçil güçlerin ortaklasarak enerjilerini birlestirmesi gerekmektedir. Çünkü sürdürülebilir kalkinma planlari ve iklim krizi ile mücadele politikalari sayesinde ancak milliyet farki gözetmeksizin dünyadaki tüm insanlarin ihtiyaç duyduklari temel kaynaklardan, sosyal güvenlikten, huzur ve refahtan esit oranda pay almalari saglanabilir.

Baris insanligin gelecegi olmali, siddet ve savaslardan uzak bir dünya kurulmalidir. Etnik ve ulusal sorunlari bahane eden terör, siddet ve savas politikalarinin sona erdirilmesi için ulusal ve etnik sorunlar baris içinde çözülmelidir.

Baris her ulus için ortak müsterek olmalidir.

Özgürlük baristan ayri düsünülemez. Özgürlük ve demokrasi, hosgörü ve empati olmadan baris saglanamaz.

Partimiz HAK-PAR olarak mutlu, güvenli, huzurlu, özgür, esit ve barisçi bir gelecek dilegi ile tüm baris güçlerini selamlariz. 01.09.2021

Latif EPÖZDEMIR
Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR
Genel Baskani

Dengê Kurdistan

Back to top button