V for Kemal
Anayasanizda adi geçiyor.
Metinde, adiyla anilan ilkelerinin yer aldigi maddelerin degistirilmesi teklif dahi edilemiyor.
Bu nedenle parlamentonun çikartacagi hiçbir kanunun onun temel doktrinlerine aykiri olmamasi gerekiyor.
Yani dününüz degil, bugününüz de onun ‘kontrolünde’.
Daha da acayibi, dogacak çocuklarinizin bile hayata hangi pencereden bakacaklari onun yasadigi on yillar öncesinden belirlenmis; degistirilemiyor.
Elbette ‘onun olan’ ordunun en temel görevi de, dista ve tabii ki içte, onun ideolojisine yapilacak saldirilari bertaraf etmek. Bu hakkini da defalarca halkini ve siyasileri esir alarak kullanmis. Hâlâ da bu konuda istidatli.
Ülkenin siyasi partilerinin, derneklerinin, odalarinin ve hatta ögrenci kulüplerinin bile onun ilkelerine uygun örgütlenmesi sart. Kurumsal olarak, ölüm-dogum günleri etkinliklerde yer almamalari dahi ‘sorusturma’ konusu.
Çocuklariniz okula her sabah ona bagliklarini sunduklari and’la basliyor. Ardindan büstünün önünden geçip, onun adina ayrilmis kösenin yani basindaki sinifa giriyor. Duvarda, ‘gençlige ögüdünün’ yani basina asilmis resmi var. Ders de muhtemelen onun hayati. Degilse de ziyani yok; ‘moderin’ matematik bile onun armagani, lütfu oldugu için mutlaka anilacak. Bos derste açilan her kitabin kapaginda da resmi, hayati mevcut.
Esek kadar adam olup gittiginiz üniversitede de pesinizde o. YÖK derslerindeki ‘O, memleketi kurtarirken neye güvenmistir’ sorusuna ‘Elbette milletin azmi ve kararligina’ cevabini verdikten sonra bahçede ‘eyleminizineyin’ yapmanizin da ‘bir yere’ kadar sakincasi yok. O bir yerin siniri da elbette onunla basliyor.
Üzerinde resmi olan paralardan sizde yoksa askere de gideceksiniz tabii. Aylar boyu sabah aksam ‘en iyi’nin sonuna onun adini ekleyeceginiz tekerlemeleri çigneyeceksiniz. Azicik çikintiliginiz varsa, mesela Tanri’ya ‘Allah’ demek ya da anadilinizin onun tek dili olmamasi gibi, törpülenecek.
Adim basi heykellerinin oldugu kentlerin yasamina dönüp evlenmeye karar verirseniz, nikâh memurundan ‘çocuklarinizi onun ilkelerine göre yetistirme’ nasihati alacaksaniz daha.
Anne olacaksiniz, çocugunuz yasam kosullari bile onun ilkeleriyle iliskinize göre sekillenecek. Zira giyim kusaminiz ilkelerine uygun degilse, ne avukatlik, ne ögretmenlik yapabileceksiniz. Istanbul dukaligi zaten sizden pek hoslanmadigi için özel sektörde de sansiniz sinirli.
Ülkenin sol muhalefeti bile onun mirasindan kurtulabilmis degil. Yakin tarihleri bizzat ‘devrimci’ önderlerinin ona antiemperyalist, çagdas, ilerici vs. payeleriyle methiyeler düzdügü metinlerle dolu.
Rejimine kastetmekle elestirilen iktidar partisinin kurmaylari, sözkonusu çikislari ‘itham’ diye savusturuyor. ‘Asil biz onun izindeyiz’ nutuklari dillerinden düsmüyor.
Onun rejimi tarafindan yillarca dili, dini, gündelik yasam pratikleri asagilanmis muhafazakârlarin kanaat önderleri, yazarlari, onun hakkinda ‘kadri bilinmemis peygamber’ tanimlari yapiyor
Liberalleri bile, onun iyi oldugunu, çevresinin kötü oldugunu yaziyor köselerinde. ‘O asil bizimdir’ diye çikisiyorlar.
Onun hakkindaki en naif elestiriler, resmî tarihi disinda alternatif okumalar cesaret isteyen marjinallikler. Kendisiyle ‘kisisel’ bir sorununuz (ne sorununuz olacaksa artik) olmadigi serhini düsmeden konusmaniz hâlinde basiniza ciddi isler açabilirisiniz.
Orwell’in 1984’ünden bir alinti degil elbette bu. Yillardir hep beraber bu ‘delilikte’ yasiyoruz.
Ama yukaridaki resimde gördügünüz üzere kimilerimiz, bu düzenin degismeye basladigi gerekçesiyle kaygili, ‘V for Vendetta’yi hatirlatiyorlar.
Biliyorum, bir cümle ile saf bir anarsizm güzellemesi olan bu filmin V’si Türkiye’de vücut bulsa, yegâne hedefinin onun sistemi olacagini söylemeye gerek yok.
Ama issizlikten Uludure’ye, eldivenden merdivene bugüne degin yakindigimiz ne varsa kökeninde onun sistemi oldugu hâlde, çözümü onun yoluna dönmekte gören kolektif delilik pek arif degil.
Türk Dil Kurumu’nun 10 Kasim dolaysiyla ‘onlar’ için piyasaya ilave arz yaptigi kelimelerle bitirelim o hâlde, belki ise yarar.
Saka gibisiniz. Yazik. Ve de anlayana…
13 Kas. 12, Taraf
Melih Altinok