Makale

Vefa

Bundan böyle sartlarim ve gücüm oraninda yazilarimda, unutulmaya yüz tutulmus kimi sözcükleri ve kavramlari, bu sözcüklerin günlük yasamda kullanis seklimizle ilgili görüslerimi sizlerle paylasmaya çalisacagim. Bu yazimda vefa sözcügün anlamini hatirlatmak isterim.

Bu kelimenin sözlük anlamina bakalim: Vefa: sevgi, dostluk bagliligi, sevgiyi sürdürme, sevgi bagliligini devam ettirebilmektir.

Bir baska anlami: Sözünde duran, dostlugu sürdüren. Yetisme, yetme, ödeme.

Vefali biriyle karsilasmak her iyi insanin hosuna gider. Her birimiz kendi hayatimizda vefali, bir anne, baba, çocuk, evelat, akraba, dost,yoldas, komsu…buldugumuzda içimiz ne çok mutluluk huzur dolar. Vefaliysan, vefayla karsilasinca içten içe daha da güçlenir ve onurlanir.

Vefali ve vefali insan olmak, her kisiligin ve her insanin basaracagi bir meziyet degildir, vefali olmak da, emek ve bilinç ister. Tipki ‘insan olmak’ gibi. Sonradan kazanilan ve çogaltilan kisilikte yer edinecek bir duygudur. Vefayi da vefasizligi da yasam içerisindeki yasayip ögreniyoruz .

Özellikle çocuklugumuzdan itibaren, kendi toplumumuz içinde ne çok vefa ve vefasizlik örnekleriyle karsilasmisizdir herbirimiz .

Benim içinde vefa ve vefali insan olmak, dostlugu güvenle ve dürüstçe devam ettirmekle es degerdir.

Herkes vefa ve vefali oldugundan bahsedebilir. Hatta baskalarini kendisi vefali olmadigi halde, vefasiz kisi olmamakla kendini tanimlar. Oysaki etrafimiza bir baktiimizda. Basta kendi ailesine, siyasi yapisina, hatta kendisine ve dostlarina vefasiz ve haksiz davaranan ne çok insanla bu son yillarda karsilasiyoruz.

Birbirinden uzaklasan insanlar, en rahat hal hatir sormalar, nostaljik yeni yil kartlari göndermeler, mektup yazmalar, ev ziyaretleri; yerini dijital cihazlara mahkum birakti. Vefayi veya vefasizligi günümüzde medya üzernden yürütülüyor.

Bizim kültürümüzde, vefa ve vefali olmak önemli bir meziyettir. Bunu sürdürmekte ayri bir olgunluk ve beceri ister.

Nasil mi? Sirf kendi gönlü istediginde veya sirf kendisi için baskasindan vefali olmayi istemek, dürüst ve sevgi dolu olmayi bekleyen insanin vefali oldugu söylenemez.

Sirf bir insan öldügünde onun ailesini aramak onlara taziye ziyaretinde bulunmak. Veya sirf bir aile , akraba, yoldas, hastalik veya felaket yasandiginda bende katilayim da ben de artik bir mesaj yazayim da bu vefa örneginden geri kalmiyayim da kendi manevi veya maddi çikarlari, kendi duygu tatmini için birinin yaninda olmak vefa midir?

Son yillarda yine toplumumuzun vey sosyal yasamimizdaki sevinç ve acida ne kadar ayri düsünüp de bir arada saf tutuklarina tanik oluyoruz. Bu vefaysa sadece o günlerde degil. Devamin da da aile bireyleri, toplumsal gruplar içinde edindigimiz akrabalik baglarindan da öte yoldaslik ve arkadasliklar neden dumura ugradi.

Keske bu birlikte durus insanlar birbirlerine küfür etmeden, birbirlerine hakaret ve kardes kardesi aileyi aileye düsürmeden sirf ben güçlüyüm, hakliyim, benim olsun küçük anlayisiyla olusturulan kurumlar. Olusturulan yapilarda vefa da ön planda olmali. Dün nerede kiminle yürüdügünü hangi vefali dosta sirlarini acilarini sevinçlerini paylastin. Ayni tabakta yemek yedigini, yemeyip de yediren nice yoksul özverili insanlarin vefasini görmemek kültür erezonyonu degil de nedir?

Birbirlerine emek verenler nasil olurda, bir çirpida yaratiklari degerleri heder ederler? Bu son yillarda yaratilan vefa duygulari nasil olur da bir anda anlamsizlasir, ortadan kalkar.

Siyasette insanlar ayri düsebilir ama bu durum bin bir emekle yaratilan vefa duygu ve düsüncesini nasil ortadan kaldirip yok edebilir..

Dosta ve düsmana karsi dik ve onurlu yürüyen bu mücadelemizin geçmisten bugüne kadar getiren tüm emektarlarimiza, gönül bagiyla minnetarligimizi ve onlardan destek alarak genç kusaklarimiza akatarmak kültürel zenginligimiz olacaktir.

Siyaset, vefa yerine vefasizligi çogaltiyorsa, dostlugu dürüstlügü büyütmüyorsa o vakit siyaset niçin, kimin için yapiliyor?

Vefa öyle birsey ki, insan kendisi kendi içinde hissetmeli. Dostlugu ve yapmasi gerekeni bir baskasindan beklemeden, karsidaki insanin bekletisi olmadan da vefali insan vefa borcunu yerine getirmeli. Sonra da siyasetini ve çikarlarini nasil koruyacaksa korur ve devam eder.

Ama lütfen tüm herkesten bu vesileyle bir ricada bulunmak istiyorum. Vefali olmayi, dost, samimi olmayi kültürümüzün geregi yerine getirmeyi tüm kurumlarimiz, programina koymali. Naçizane önerim; Tüm duyarli gençleri bu yaziyi okuyanlari, yeni yil yaklasiyor, hiç bugüne kadar bir kart mektup yazmayanlar, sevdigi birine; liderine, annesine, babasina, yoldasina, emektar bir kadina ablasina çocuguna mektup yazmaya ve kart göndermeye davet ediyorum.

Vefa borcunuzu borçlarimizi öderken ölümleri beklemeyin. Sirf kötü kara günlerde degil. Dügünde seyranda iyi günde, kötü günde de bir arada olmayi yeniden birbirimize hatirlatmaliyiz.

Ölümler pismanliklar olmadan. Hayattayken sizlerin hayatinizda iz birakanlari görün. Hele hele siyasette ömürlerini harcamis, kadiniyla erkegiyle, tüm emektarlarin hakkini ödeyin. Yarin çok çok geç olabilir.

Selam ve Saygilarimla

Necla Çamlibel

Balkêş e ?
Close
Back to top button