Makale

Yapmayin, tarih sizi affetmez!

Herseyi bastan alalim.

Aslinda bütün mesele basitti: 8.548.585 geçerli oyun kullanildigi ülkenin en büyük sehrinde seçim basa bas bitmisti. Fakat bunu kabul etmek kolay olmadi.

31 Mart gecesi Istanbul’da sandiklarin artik yüzde 98.8’i açilmisti. Binali Yildirim ile Ekrem Imamoglu arasindaki fark Yildirim lehine bindelik oranlara kadar düsmüstü.

Fark gittikçe kapanirken saat: 23.20’de Anadolu Ajansi medyaya veri transferini kesiverdi.

23.25’de Binali Yildirim, kameralarin karsisina geçti ve seçimi kazandiklarini açikladi. O sirada fark Yildirim lehine 3870’di.

Ardindan sabaha karsi 04.39’da bu kez AK Parti Istanbul Il Baskani Bayram Senocak kameralarin önüne çikti ve yine seçimi kazandiklarini açikladi. Fark hala 3870’di. Anadolu Ajansi hala veri geçmiyordu.

1 Nisan sabahi saat 10.35’de bu kez kameralarin karsisina YSK Baskani Sadi Güven çikti. Anadolu Ajansi’nin geçtigi veri 11 saattir Yildirim lehine 3870 farkta donmustu.

YSK baskani Güven, maddi hatalar yüzünden itiraz olan 84 sandik disinda sonucu açikladi. Ekrem Imamoglu 4.159.650, Binali Yildirim 4.131.761 oy almisti. Fark Imamoglu lehine 27.844’tü.

1 Nisan günü bu 84 sandigin da sisteme yüklenmesinden sonra Imamoglu lehine fark önce 24.408, ardindan 24.057 oldu. Seçimin YSK tarafindan açiklanan ilk resmi sonucu bu.

Ardindan hem AK Parti hem de CHP’nin yaptigi yeni maddi hata itirazlari da YSK sistemine eklendi ve aradaki fark yine Imamoglu lehine 20.388 oldu.

Daha sonraki açiklamalardan ögrendigimize göre ilk açiklanan 27.844’ten oy farkinin 20.388’e düsmesinin sebebi maddi hatalar yüzünden AK Parti’ye 11.109, CHP’ye de 4000’e yakin oyun eklenmesi oldu.

Maddi hata deyince, kaydirmalar, matematik hatalarindan bahsediliyor. 8.5 milyon oyun elle sayilip, tasnif edildigi bir seçimde 15 bin oy yani binde 2’lik hata orani insan yapimi bir is için yüksek degil. Her seçimde benzer hatalar yapiliyor ve düzeltiliyor.

Fakat 1 Nisan aksami önce internette, 2 Nisan gününden itibaren de iktidara yakin medyada, zaten o ana kadar YSK sisteminde düzeltilmis, kaydirmalarin, yanlis hesaplamalarin oldugu birlestirme tutanaklari, seçimde hile, saibe oldugunun delili olarak dolasima sokuldu.

Bu tutanaklar delil gösterilerek ‘Sandikta darbe’ mansetleri atildi.

Ilk defa böyle yanlis tutanaklar görenler için süphe çekici bir ‘delil’di bu.

Fakat her seçim görünen bu maddi hatalar, farkin az oldugu seçimlerde önem kazaniyor ve gündeme geliyor.

Sadece Google’da yapilacak bir aramada pek çok seçimden buna örnek bulmak mümkün.

Örnegin 2009 Adana Belediye Baskanligi seçimlerinde tutanaklardaki kaydirma bir itiraz nedeni olmustu. MHP’li Aytaç Durak’in 2166 oy gibi küçük bir farkla kazandigi seçimde onu izleyen AK Parti ve CHP, seçim kuruluna itiraz etmis, itirazlar sonucunda AK Parti’nin 600 oyunun SP ve BTP’ye yazildigi, MHP’nin bazi oylarinin ANAP’a ve CHP’nin bazi oylarinin da yine kaydirmayla HAKPAR’a yazildigi ortaya çikmisti. Düzeltmeler yapildi ama fark kapanmadi ve Aytaç Durak belediye baskani seçildi.

2014 Yerel seçimlerinde de pek çok ilde tutanaklarda insan hatasi oy kaydirmalar tespit edildi. Örnegin Istanbul Kagithane’de CHP’nin 3500 oyunun AK Parti’ye kaydirildigi saptandi ve hata düzeltildi. Ankara seçiminde Melih Gökçek’le yarisan Mansur Yavas da bazi tutanaklara itiraz atti ve CHP’ye giden ama baska partiye yazilan oylar düzeltildi.

En son 24 Haziran 2018 seçimlerinde Türkiye genelinde 250 sandikta 14 bine yakin oyun kaydirma sonucunda sisteme yanlis girdigi tespit edilmisti.

Istanbul seçimlerinde bu maddi hatalarin eklenmesinden sonraki fark ise hala Imamoglu lehine 20.388’di.

Bu arada AK Parti, medyasindaki haberlerden farkli olarak sadece maddi hatalarin düzeltilmesi için itirazlarda bulundu, resmi itirazlarinda bu maddi hatalarda bir saibe, hile, organize is oldugunu iddia etmedi.

Zaten 8.5 milyon oyun kullanildigi bir seçimde, risk alip oy hirsizligi sebekesi kuranlarin sadece 15 bin oyla yetinmesi, hirsizligin ayni zarfa konan ilçe belediye baskanligi ve belediye meclis seçimlerinde degil, sadece büyüksehir seçiminde yasanmasi akla mantiga aykiri bir iddiaydi.

Fakat maddi hatalarin düzeltilmesi de farki kapatmayinca bu kez AK Parti ikinci asamaya geçti. Geçersiz oylarin yeniden sayilmasi için ilçe seçim kurullarina basvurdu.

Az farkla biten seçimlerde alttan gelen partilerin basvurdugu bir hukuki hak bu.

Fakat YSK’nin mevzuatina göre partiler, seçimin ardindan ancak sandikta, sandik kurulu tarafindan oylarin geçersiz olup olmadigina karar verirken itiraz serhi düstükleri oylarin yeniden sayimi için itiraz edebiliyorlardi. Ama bu kez YSK içtihadini genisletti. Ilçe sayilari sürekli itirazlarla artti. Sonunda Istanbul’un bütün ilçelerinde geçersiz oylarin yeniden sayimina, dört ilçe de ise bütün oylarin yeniden sayimina karar verildi.

Halbuki ortada diger seçimlerle karsilastirildiginda olaganüstü denecek bir geçersiz oy sayisi bulunmamaktaydi.

2014 yerel seçimlerinde Istanbul’da geçersiz oy sayisi yüzde 4.3’le 422.667 iken, 2019 yerel seçimlerinde geçersiz oy sayisi yüzde 3.6 ile 319. 558 olmustu.

Bir hafta boyunca zaten seçim günü bütün partilerin temsilcilerinin oldugu sandik kurulu karariyla geçersiz kabul edilmis oylar yeniden degerlendirildi. Sayimlarda her iki partinin de geçersiz sayilan bazi oylari geçerli hale geldi.

En sik rastlanan geçersizden geçerliye döndürülen oy tipi, AK Parti logosundaki ampule vuruldugu için, sandik sayiminda fark edilmemis oylardi. Geçersiz oylari geçerli hale getirmekte daha istekli ve israrli olan AK Parti’ye eklenen oy sayisi CHP’den fazla oldu. Fakat bu da farki kapatmaya yetmedi. Dün aksam itibariyla neredeyse tamami biten geçersiz oy sayiminda oy farki Imamoglu lehine hala 14.594’tü.

Geçersiz oylarin sayimiyla da farkin kapanmayacagi ortaya çikinca AK Parti bu kez, Istanbul’daki bütün oylarin yeniden sayimini istedi. Hatta bunu isterken ‘oylarin henüz yüzde 5’i sayildi, yüzde 95’i sayilsa bu fark kapanir’ gibi bir gerekçe ileri sürüldü.

Halbuki geçerli oylarin yeniden sayiminda, oylarin geçersiz yapilarak düsme ihtimali, yükselme ihtimalinden daha yüksek.

Nitekim YSK, AK Parti’nin bu basvurusunu reddetti. Ama Istanbul’un farkli ilçelerindeki önce 51 daha sonra da 57 sandikta oylarin yeniden sayimina karar verdi. Bir nevi oylar yeniden sayilirsa sonuç etkilenir mi sondajiydi bu.

Fakat dün aksam itibariyla 51’inin sayimi tamamlanan bu sandiklarda da degisen oylar da çok cüzi kaldi. Imamoglu farki 16 oy daha açmis oldu.

Bütün oylarin yeniden sayimdan da sonuç çikmayacagini anlayan AK Parti bu kez son kartini açti ve seçimin iptal edilip, yenilenmesini istedi.

Buna gerekçe olarak da bir haftadir yüksek sesle bahsetmedikleri Büyükçekmece’de yasanan seçmen tasinmasi olayini gösterdiler.

Halbuki olay Ocak 2019’da yasanmis, 18 Ocak’ta bu olayda dahli olan görevli tutuklanmis, tutuklanan kisinin hukuk disi olarak seçmen yaptigi 354 kisinin kaydi da partilerin itirazlari sonucunda dondurulmustu. Yani bu kisiler seçmen olamamisti. 31 Ocak’a kadar asili kalan seçmen listeleri de itirazlarin ardindan resmilesmisti.

Zaten rakamlar da Büyükçekmece’de seçmen sayisinda fahis bir artisa isaret etmemekteydi. 2018 seçimlerinde 172. 351 kayitli seçmenin oldugu ilçede, 2019 yerel seçimlerinde 174.661 kayitli seçmen vardi. Bu seçmenlerden 760’i ilk kez oy kullanacak seçmenlerdi. Zaten ilçede CHP’li belediye baskani da 4200 farkla seçilmisti.

Ayrica bu konuda AK Parti’nin itirazi 2 Nisan’da ilçe, 4 Nisan’da da il seçim kurulu tarafindan ‘seçimin iptalini gerektiren bir neden mevcut olmadigi için’ reddedilmisti.

Fakat bütün bunlara ragmen dün seçimin iptali propagandasi resmen basladi.

Önce Devlet Bahçeli, ardindan Süleyman Soylu ‘halkin vicdaninin rahatlamasi’ için yeniden seçim yapilmasi gerektigini söylediler.

Halbuki halkin vicdanini ölçmek için zaten bir hafta önce milyonlarca insan sandik basina gitti ve oy verdi.

Hatta tek basina Istanbul’da Ekrem Imamoglu (4.170.511), bütün Türkiye’de Devlet Bahçeli’nin MHP’sine verilen oydan (3.394.366) daha fazlasini aldi.

Zaten pek çogunu bir haftadir takip ettiginiz bu ayrintili döküm de, YSK’nin karari öncesi tarihe bir not düsmek için yazildi.

Maddi hatayla fark kapanmayinca, geçersiz oylari saydirmak, oradan da fark kapanmayinca, bütün oylari saydirmaya çalismak, onun da derde deva olmadigi anlasinca seçimi iptal ettirmek için kapanmis bir meseleyi desmeyi Türkçe’de güzel bir atasözü karsiliyor: Müflis tüccar eski defterleri karistirirmis…

Ama tarih bu kadar kibar da davranmayabilir.

Çünkü Türkiye’de her sey unutulur ama seçimlere düsürülen gölge, milli iradeyi begenmeme, hazimsizlik unutulmaz.

Çünkü bu sadece siyasi degil, ahlaki bir mesele olarak hafizalara kazinir.

O yüzden bugün hala 1946 seçimlerini konusuyoruz. Yarin birileri de 2019 seçimlerini konusurlar.

17 yilda hakkiyla 14 seçim kazanmis bir parti tarihe böyle geçmemeli.

Türkiye’de muhalefet yillardir yenilmeyi bile beceremedi. Beceremedikçe yenilmeye devam etti. ‘Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardir’ diye yola çikmis bir parti, yenilmesini de bilmeli.

O yenilgilerin, iktidar degisimlerinin telafisi olur ama milli iradenin kararina ayak sürtme görüntüsünün telafisi olmaz.

Bunun izleri sadece bugün siyaset yapanlarin sahsi tarihlerine islenmez, dindar muhafazakar nesillerin de ileride üzerlerinde bir yük olarak kalir.

Islam dünyasina demokrasi modeli olmus, pek çok taklidi, benzeri kurulmus bir parti, ilk yenilgi sinavinda bir sehirde iktidari teslim etmemeye direnerek, bundan sonra Islam dünyasindaki bütün muhafazakar, Islamci partilere de süpheyle bakilmasina neden olur.

46 seçimlerindeki hazimsizlik bir daha yasanmasin diye kurulan, darbe yillarinda bile adil seçimler yapan, iktidarlari darbecilerin istemedigi partilere teslim etmis YSK da 69 yillik temiz tarihine leke sürmemeli.

14 Mayis 1950’nin kiymetini bilenler, bir ay sonra 69 yasina girecek Türkiye’nin demokrasi tecrübesine halel getirmemeli.

Belki bugün seçmenlerinizin bir kismini ikna edebilirsiniz, ama tarih sizi asla affetmez.

———————————————–

Marara Yerel Haber- 10 Nisan 2019

Yildiray Ogur

Back to top button