Makale

Yasananlar 2000-2003 arasini hatirlatiyor..

Iftar öncesine denk düstügü için son zamanlarda TV’de haberleri izliyorum. TRT-1’in her yil alistigimiz türden Ramazan programindan vazgeçmesi de tavir degisikligine yönelmemde yardimci oldu.

Kanal tercihinde ise…

Birkaç farkli kanalda biraz vakit geçirdikten sonra en çok izlenen ana haber programina demir attim.

Fox-TV’nin haberlerine…

Programda her gün benzer bir format uygulaniyor. Önce o güne özel bir gelisme olmussa ona yer veriliyor, ardindan devam edegelen konu basliklari bazi eklemeler ve yeni açiklamalarla yine ele aliniyor. Asi eksikligi konusu… Esnaflarin, haller ve pazarcilarin durumu… Istifa ettiginden beri kendisinden haber alinamayan Ruhsar Pekcan’in bakanliginda yasananlar… En önemlisi de ‘128 milyar nerede?’ sorusunun açilimi; bu konu da Berat Albayrak’i hatirlatarak isleniyor…

Hep ayni konularin islendigi bir haber programi her gün izlenir mi?

Izleniyor ve galiba her gün yeni izleyiciler eskilerine ekleniyor…

‘Ruhsar Pekcan neden açiklama yapmiyor?’ ve ‘Berat Albayrak neden kendini savunmuyor?’ sorularini isittigimde dudaklarima belli belirsiz bir gülücük yerlestigini kendim bile hissediyorum.

Reklam

Belli ki, ayrilmalari sirasinda sessiz kalmalari kendilerine telkin edilmis, ondan konusmuyorlar…

Konusurlarsa ne olurdu bilmem mümkün degil, ancak suskun kalislarinin hem kendilerine hem de iktidar cephesine zarar verdigine eminim…

Fox Haber bana AK Parti’nin kurulusu ve iktidara gelisi öncesinde Kanal-7’nin Haber Saati’ni fena halde hatirlatiyor.

Bugünün sartlarinin giderek 2000’li yillarin ilk birkaç yilina benzedigini düsünmeden edemiyorum.

Ne olmustu, simdilerde ne olabilir?

O zaman da iktidar birçok yönden zordaydi.

Ekonomi: Paramiz pula dönmüstü. Enflasyon tepelere tirmanmisti. Gecelik faizler Londra finans çevrelerince yüzde binler üzerinde muamele görüyordu. Çareyi Kemal Dervis’i ABD’den ithal etmekte bulmustu iktidar.

Dis politika: Ülkenin dis itibarinda ciddi sikintili bir dönemden geçiliyordu. En önemlisi, Avrupa Birligi ile iliskiler bütünüyle kopmaya yüz tutmustu.

Reklam

Iç politika: DSP, Anavatan ve MHP’den olusan üç partili koalisyon hükümeti iyi islemiyordu. 1999’da Abdullah Öcalan’in Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmesinin yararini oy olarak görmüs DSP’nin çatisindan kiremitler dökülmekteydi. ANAP lideri agirligini tasiyamadigi MHP yerine hükümete DYP’yi almanin ön çalismalarini sürdürüyordu.

Her iki gelismenin arkasinda ülkenin en büyük medya grubu bulunuyordu.

[Medya grubu en çok satan gazetesi için Almanya’da tesis ettigi yeni matbaanin açilisina iktidara muhalif isimleri de davet etmis, yeni hükümetin ilk yapi taslari Frankfurt’ta atilmisti. Davet edilenler arasinda Tayyip Erdogan da vardi.

Bir aksam dostlarla gittigimiz Ankara’nin ünlü balik restoraninda, oturdugumuz zaviyeden ANAP’li ve DYP’li siyasilerin isgal ettigi iki masanin birlestigine, onlarin sohbetine bir süre sonra üniformasiz ama subay olduklari anlasilan kisilerin de katildigina taniklik etmistim. Yeni hükümetin çatisi orada atilmaktaydi. Yazdim, ertesi gün yazim gazetelerde manset oldu. Bu iki olay, MHP liderinin erken seçim talep etmesine yol açti. Sonrasi herkesin malumu. 3 Kasim 2002 seçiminde koalisyonu olusturan partilerin üçü de baraja takildi. (DSP yüzde 1.22, ANAP 5.13 ve MHP yüzde 8.36 oy alabilmisti). Yüzde 34.28 oyla AK Parti tek basina iktidar oldu.]

Ne günlerdi o günler…

Kanal-7’nin Haber Saati o sirada en fazla izlenen haber programi olma yoluna girmisti.

[Daha sonrasina dair bir hatiram var: Yil 2005 olmali. En fazla izlenen haber programini Kanal-D’de Mehmet Ali Birand sunuyordu. Bir ara onun da önüne geçmisti Haber Saati. Rahmetli Birand, dayanamamis olacak ki, bir gün beni arayip bu isin sirrini sorma ihtiyaci duymustu. Isin sirri halkin olusmakta olan siyasi kanaatine yakin durmasiydi programin. Kanal-7’nin genel egilimini benimsemeyenler bile Haber Saati’ni izliyor, görüs açiklamasi için davet edilen aykiri isimler tereddütsüz programa katiliyordu.]

Fox TV’nin haberlerinin sürekli sayilabilecek katilimcilari var. Diger kanallarin -ve gazetelerin de- görüslerini duyurmadigi muhalif cephenin lider ve sözcüleri genellikle her aksam programa konuk aliniyor. Isçi haklarini ilgilendiren konularda DISK baskanina mikrofon uzatiliyor. Bir saati bulmayan yayini siki AK Partililerin bile izlediklerini saniyorum.

En çok izlenen haber programi olmasi için izleyicileri arasinda AK Partililerin de bulunmasi gerekir.

Iktidar cephesinde yer alan birileri de Fox’un haber programina malzeme saglamakta.

[‘Pelikancilar’ diye de anilan ‘Bogaziçi Küresel Iliskiler’ grubunun AK Parti’ye malzeme sagladigi biliniyor. Acaba onlarin arasina sizmalar mi söz konusu?]

Istanbul’un CHP’li belediye baskaninin Fatih türbesini ziyaretinde ellerini arkasinda bulusturarak dolasmasinin sorusturma konusu olmasi mesela…

Ya da, toplumsal gösterilere orantisiz kuvvet kullanarak müdahale edilmesini o sirada orada bulunanlarin telefonlarini kullanarak videoya kaydetmesine yasak getirilmesi gibi…

[Aslinda, demokratik ülkelerde o tür olaylara mahal vermemek için tedbirler aliniyor; telefonla çekime yasak getirmek oralarda kimsenin aklina gelmiyor. Alinan en önemli tedbir, görevdeki güvenlik mensuplarina gögüs kamerasi zorunlulugu getirilmesi. Müdahaleler dava konusu oldugunda görevlilerin zorunlu tasidiklari gögüs kamerasi kayitlari delil olarak kullaniliyor.]

Iki dönem arasinda benzerlikler çok fazla. Simdi yasananlar, 2000’li yillarda yasananlarin siyasette meydana getirdigi türden esasli bir sarsintiya yol açar mi? Kimlerin küme düsecegini, kimlerin beklenmedik bir zafere kavusacagini görebilir miyiz?

Kahin olmadigim için bu soruya cevap veremem.

En iyisi 2000-2003 arasini siyasetin içinde yasamis birilerine bu soruyu yöneltmek…

Sorunun yöneltilecegi en anlamli kisi, simdi de o dönemdeki gibi iktidarla ortaklik iliskisi bulunan MHP’nin lideri Devlet Bahçeli olabilir.

—————————————————

7 Mayis 2021

Fehmi Koru

Back to top button