Yazar Kemal Burkay ile Söylesi

Pirtûk û Weje söylesi sohbetlerinin bu haftaki konugu Kürt siyasetinin yakindan tanidigi, yarim asirdan fazla siyaset ve edebiyatla mesgul bir isim: Yazar Kemal Burkay. Dersimli politikaci siz okurlarimiz için sunlari anlatti:
· Pirtûk û Weje: Kisaca eserlerinizi ve kendinizi tanitir misiniz?
Kürdistan’da Dersim yöresinde Mazgirt’in Dirban adli köyünde dünyaya gelmisim. 1937 dogumluyum. Babam köy egitmenligi yapiyordu. Ilkokul’dan sonra ögretmen okulunu bitirdim, üç yil köy ögretmenligi yaptim ve 1960 yilinda Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Elazig, Dersim (Tunceli) ve Ankara’da avukatlik yaptim.
Edebiyata ilgim çok küçük yaslarda basladi. Gençlik yillarimda bol bol okudum, siir ve hikayeler yazdim. Ilk romanim ‘Yasamanin Ötesinde’ 1964 yilinda bir Istanbul gazetesinde tefrika edildi. Ilk siir kitabim ‘Prangalar’ 1966 yilinda basildi.
Daha üniversite yillarinda sosyalist görüsler edindim ve Kürt sorununa ilgi duydum. 1964 yilinda Türkiye Isçi Partisi’ne üye oldum ve bu partinin Elazig, Bingöl, Dersim ve Erzincan’da örgütlenmesinde çalistim. 1966’dan itibaren hayatim ayni zamanda kovusturmalar, tutuklanmalar ve sürgünlerle geçti.
Ilk kez 12 Mart Darbesi’nin ardindan 1972 yilinda yurt disina çiktim, Almanya’ya gittim. Orada Kürtçe kitaplar, dergiler buldum ve Kürtçe yazi dilimi gelistirdim. Türkçenin yani sira Kürtçe de yazdim. Ronahi Yayinlari arasinda teorik ve edebi nitelikte kitaplarim yayinlandi. ‘Türkiye Sartlarinda Kürt Halkinin Kurtulus Mücadelesi’ ile ‘Helbestên Kurdî’ (Kürtçe Siirler) bunlar arasindadir.
1974 yilinda genel af çikinca ülkeye döndüm. 1974 yili sonunda bir grup arkadasla Türkiye Kürdistani Sosyalist Partisi’ni kurduk, ben Genel Sekreterlik görevini üstlendim ve bunu 2003 yilina kadar sürdürdüm. 1980 yili Nisaninda bir kez daha yurt disina çiktim. Darbe olunca dönemedim. Partimi yurt disindan yönettim. Ülkeye ancak 31 yil sonra, 2011 yazinda dönebildim.
Bu arada yurt içinde ve disinda, Özgürlük Yolu ile Roja Welat dahil, pek çok gazete ve derginin çikisina öncülük ettim, onlarda yazdim. Bugüne kadar teorik ve edebi nitelikte 40 kadari kitap, 20 kadari brosür ebadinda eserim basildi. Bunlarin yirmi kadari Kürtçedir. Bunlar arasinda siir kitaplari, romanlar, çocuk hikâyeleri, mizah yazilari, denemeler, piyesler, tarihe-dile iliskin olanlar ve çeviriler var. Toplam 4 cilt tutan anilarimin ilk iki cildi basildi, 3. ve 4. ciltler ise basilmayi bekliyor.
· Pirtûk û Weje: Biri size edebi anlayisinizi sorsa nasil yanitlardiniz?
Simdiye kadar bu soruyla karsilasmadim; ama siz sordunuz iste. Bir sanat ve edebiyat adami için sanat ve edebiyat bir bakima hayatin anlami, onu güzel kilan sey. Sanat ve edebiyatla hem dünyayi, toplumsal olaylari yorumlar, hem kendinizi anlatirsiniz.
Öte yandan ben ayni zamanda bir siyaset adamiyim. Baslangiçta ilgim edebiyata idi; sosyalist görüsler tasisam da siyasete girmeyi düsünmemistim. Ama ülkemizin sorunlari; yoksullarin, ezilenlerin ve Kürt halkinin durumu beni örgütlü siyasetin içine çekti. Bence sorumluluk duyan bir aydin bundan kaçamaz. Böylece siyaset ve edebiyati bir arada yürüttüm.
· Pirtûk û Weje: Kurgu mu ilk tercihiniz yoksa daha çok toplumsal gerçekçilik mi agir basiyor?
Yazarken böyle bir tercihim, tasam yok. Ama edebi eserlerimde (siir, roman, öykü, tiyatro ) kanimca kurgu da toplumsal gerçekçilik de var. Zaten bu ikisinin birbirinden tümüyle kopuk olmasi mümkün degil. Yine de bu açidan bir siniflama yapilacaksa toplumsal gerçekçi sayilirim. Çünkü ben bir sosyalistim ve dava adamiyim. Insanlara bir sey söylerken ayni zamanda bir seyleri degistirmek isterim. Mizah hikâyelerimde bile konularimi toplumsal çeliskilerden seçerim ve okuru salt güldürmekle yetinmem, bir mesaj da veririm.
Örnek vermek gerekirse: Iki çocuk hikayesi yazdim, biri ‘Aliko û Baz’ (Aliko ile Sahin), digeri ‘Cemali li Welatê Qirokan’ (Cemali Kargalar Ülkesinde). Bunlardan ilki Kürt sorunuyla, ikincisi ise hem Kürt sorunu hem de sosyalizmle ilgili mesaj veriyorlar. Yani toplumsal gerçekçi yanlari var. Ama ikisinde de kurgu güçlü biçimde var. Cemali Kargalar Ülkesinde adli öykü üstelik tam bir bilim kurgu eseri
· Pirtûk û Weje: Kürt siyasetinin Kürt edebiyati ürerindeki etkileri hakkinda neler düsünüyorsunuz?
Ister istemez etkiliyor ve güçlü biçimde etkiliyor. Ehmedê Xanî ve Feqîyê Teyran’da bile kendi dönemlerinin siyasi ve sosyal gelismelerinin etkisini somut olarak görürsünüz. Yakin dönem Kürt edebiyatinda ise bu çok daha bellidir. Ereb Semo’nun Dimdim’i bir Kürt direnisinin öyküsüdür. Sivanê Kurd (Kürt Çoban) ve Jîyana Bextewar (Mutlu Yasam) ise sosyalizmin kurulus dönemlerini anlatir. Çagdas Kürt yazarlarinin nerdeyse tamaminin eserlerinde konular ya dogrudan Kürt halkinin özgürlük mücadelesini yansitir ya da onunla iliskilidir. Bu da dogaldir. Biz halk olarak bir özgürlük kavgasinin içindeyiz ve yazarlarimizin buna ilgisiz kalmasi düsünülemez.
· Pirtûk û Weje: Kürt romani sizce var mi? Varsa birkaç örnek verebilir misiniz? Yoksa sizce bunun nedenleri neler?
Elbet var. Yukarda Ereb Semo’nun üç eserinin adini verdim. Bir de ‘Hopo’su var. Çobanliktan gelen ve hayat içinde pisen bu adam Kürt romaninin babasi sayilir. Ama onun yani sira, 1930-lardan, 40’lardan baslayarak Sovyetler Birligi’indeki Kürtler arasinda, Irak Kürdistani’nda kendi diliyle, yani Kürtçe roman yazan birçok edebiyat adami var. Bu rastlanti degil, çünkü Kürt dili bu iki ülkede belli bir dereceye kadar özgürce kullanilabildi ve ürün verdi. Türkiye ve Iran Kürtleri daha sonra gelirler. Çünkü bu iki parçada özellikle de Türkiye Kürdistani’nda Kürt dili zincire vuruldu ve bu zincirler son yillara kadar devam etti. Kuzey Kürtleri ürünlerini daha çok sürgünde, Suriye ve Avrupa’da verdiler. Su son 40 yilda Avrupa ülkelerindeki Kürt sürgünler arasinda bir dizi yazar yetisti. Kürt romani da böylece çogaldi ve gelisti.
· Pirtûk û Weje: Kürt öykücülügü denilince akliniza ilk ne geliyor?
Kürt Romani için söylediklerim bir yaniyla Kürt öykücülügü için de geçerli. Kürt dili soluk aldigi her yerde ve zamanda modern dünya edebiyati ile iliski kurdu, etkilendi ve her alanda (siir, roman, öykü, tiyatro, çocuk hikayesi, deneme vb) ürün verdi.
· Pirtûk û Weje: Kürt edebiyatinin handikaplari?
En büyük handikap, Kürt halkinin özgür olmayisidir. Güney Kürdistan uzun, zorlu bir mücadelenin ardindan daha yeni yeni özgürlesti sayilir. Bu, kültürel gelismeyi de birlikte getirdi. Ama diger parçalarda ne yazik ki henüz zincirler kirilamadi ve asimilasyon çarki devam ediyor. Kürtler, bagimsiz veya federal biçimde kendilerini yönetmedikçe, Kürt dili resmi dil olmadikça, ilkokuldan üniversiteye kadar egitim dili haline gelmedikçe Kürt edebiyati geregi gibi özgür olmayacak ve topal kalacaktir.
· Pirtûk û Weje: Kürt edebiyatinda elestiri nasil olmali?
Bir mizah yazimda elestirmeni akrebe benzetmistim: ‘Rexnewan,yanê dûpisk!..’ Elestirmen objektif olmali, hele hele, suya sabuna dokunmaz türden olmasa bile bir dûpisk da olmamali, isini siyasi yargilarina alet etmemeli. Iyi edebi ürünlerin bilinmesinde, okurla tanismasinda onlarin rolü ve payi vardir. Ama iyi yazarlar gibi iyi elestirmenler de kolay yetismiyor.
· Pirtûk û Weje: Kürt yazarinin en büyük sorunu sizce nedir?
Yukarda da deginmistim, özgür bir üretme ortaminin olmamasi. Kürtçe hayatin her alaninda özgürce kullanilan bir dil olmadikça bu olumsuzluk asilamaz. Bu da egitim dili ve resmi dil olmasina bagli. Bu olmadikça yazarin destek görmesi ve okuruyla bulusmasi da kolay degil.
Örnegin Türkiye Kürdistani’nda eskiden Kürtçe eserler yasakti, basilip dagitilamiyordu. Simdi bu yasak yok. Ama basilanlar da okura ulasmiyor, ya da beklenen ilgiyi görmüyor. Çünkü okur dilini iyi bilmiyor. Kendi dilinde egitim görme olanagindan yoksun. Dilini kamu alaninda kullanamiyor. Kisacasi dilin önünde hala binbir engel var. Bu engeller asilmadikça Kürt edebiyati gelisip serpilemez.
· Pirtûk û Weje: Yazarlar arasinda nasil bir dayanisma olmali?
Bir meslek dayanismasi gerekli. Bu da her seyden önce etkin bir yazarlar birligi ‘dernek ya da sendika- olusturmaya bagli. Zaman zaman ortak edebi etkinlikler, tanitimlar, anmalar yapilmali, ödüller verilmeli. Ne yazik ki Kürt siyasetindeki parçalanmislik ya da dar yaklasimlar, yazarlar arasindaki iliskileri de olumsuz biçimde etkiliyor. Eger filan ya da falan siyasete mensup degilseniz, o kesimler sizi yok sayiyorlar.
· Pirtûk û Weje: Bu degerli ve kapsamli yanitlariniz için tesekkür ederiz.
————————————————————–
Kaynak: Pirtûk ve Wêje sitesi
10 Kasim 2016
Dengê Kurdistan