Haber

Yazar Sevan Nisanyan’in Berlin KOMKAR’da ‘Ifade Özgürlügü Paneli’

BERLIN-Dilbilimci, Yazar Sevan Nisanyan Berlin’de,”Türkiye’de ifade özgürlügü nerede” adi altinda bir panel verdi. Berlin-KOMKAR Kültür evinde yapilan panele çok sayida dinleyici yanisira siyasi bazi akademisyenler, yazarlar, Alman entelektüelleri de katildi. KOMKAR yönetim kurulundan Ünal Yardimci’nin modaratörlügünü yaptigi panel Frei Üniversitesi ögretim üyesi Fars ve Ermeni dili uzmani Gerayr Koçeryan’in Almanca açilis konusmasiyla basladi.
Daha sonra söz alan,Türkçe’nin etimolojisi üzerine ilk kapsamli bilimsel çalisma olan “Sözlerin Soyagaci: Çagdas Türkçe’nin Etimolojik Sözlügü” adli çalismasiyla bilinenYazar Sevan Nisanyan Türkiye’de basin özgürlügünün kisitlanmasinin yeni bir sey olmadigini bu baskinin halk üzerinde de etkisi bulundugunu söyledi. Konusmasinin baslarinda,Türkiye’de baskiya maruz kalanlarin sadece Ermeniler olmadigini; Ermeni kökenli olmasina karsin hiçbir zaman Ermeni sorununu ön plana çikarmadigini belirterek,”Türkiye arenesinda her türlü kesim varolan baskiya maruz kalmistir. Bunun disinda sinif,din ve yasam bazinda hakaretler her zaman varolagelmistir. Kemalizmin egemenligi basladiktan sonra açik bir baski olayi yasanmistir. Bu baski bazen öyle gözle görülüyor ki basina örtü baglayanin da bundan muhaf olmamistir.” dedi.
21 Aralik 1956 yilinda Istanbul da dogan, Türkiye’nin ilk popüler bilgisayar dergisi olan Commodore’u kurup orada Baytan Bitirmez müstear ismiyle yazilar yazan ve bir dönem Agos,Taraf gazatelerinde de yazilari yayinlanan yazar, Türkiye’deki baski olgusunun 2002 yilinda baska bir kilifa bürünmek zorunda oldugunu anlatirken, yeni gelen hükümetin bunu bir tür politika araci yapip çok seyi degistirdigini söyledi. Konusmasinda,”Kemalizm ve arkasindaki güç kaybetmeye basladi. Generallerin yüzde onu cezaevlerine yollandi. Bu dünyada görülmüs bir sey degildi dogrusu. Genel kurmay iktidari sarsilinca haliye Atatürk figürü de sarsildi. Bu gelismelerden bes yil öncesine batigimizda o gün söylenmesi sakincali olan seyler söylenmeye bazi tabular tartisilmaya baslandi. Bu da iyimser bir hava yaratti.” dedi.
Islam peygamberi Muhammed’e hakaret ettigi gerekçesiyle Mayis 2013’te Istanbul 14. Sulh Ceza Mahkemesi tarafindan 13,5 ay hapis cezasina çarptirilan,daha önceden de sabikasi oldugundan dolayi cezasi para cezasina çevrilmeyen Nisanyan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulus dönemine iliskin elestirel görüslere yer verdigi “Yanlis Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru” adli kitabini anlatirken kitabi aslinda 1994 yilinda yayinlamak istedigini ancak kitabin sayet sözkonusu tarihte çikmasi halinde çoktan öldürülmüs olabilecegini söyledi. Kitabi Hrant Dink’in ölümünden sonra yayinlamaya karar verdiklerinde ise herhangi bir dava açilmadigini sözlerine ekledi. Ancak Islam’a hakaret etttigi gerekçesiyle kendisine basbakanliktan telefon edildigini,”Bu suç teskil eden sözler size mi ait? Kaygiliyiz,basiniza bir seyin gelemesinden kaygiliyiz.” dediklerini ardindan Bakan Bekir Bozdag’in da kendisini bir tür hedef gösterdigini,akli dengesini bozuk olmakla suçlayip haddini bildirmekle bir nevi sopanin ucunu gösterdigini söyledi. Bu dava ile ilgili dört ayri sehirde açilan davalardan sadece bir tanesi sonuçlanmisti.
Türkiye de iyi seylerin de yasandigini ama son neslin bilgi ile iç içe büyümesinin Türkiye’deki tüm halklarin gelecegi açisindan bir tür strateji oldugunu,bu bilgi generasyonunun iyi gelismelerin habercisi olmasini herkesin memnunlukla karsiladigini söyledi.Ancak 2002’den beri istedigini yapan ve yaptiran hükümetin müslümanlik ve modern demokrasiyi birlestirmeye çalisirken uyguladigi politikanin tehlikeli olduguna dikkati çekti.”Bu durum polerizasyoni,bir düsmanligi ve bir kutuplasmayi beraberinde getiriyor. Bir tür zafer sarhoslugu.” dedigi açiklamasinda kendisiyle birlikte Fazil Say gibi bir sanatçinin da ceza aldigini, bu cezalandirilmanin aslinda, bir güç gösterisini ve her seye egemen olduklarini göstermek anlamina geldigini belirtti. Bu güç ve frenleme çabalarinin her zaman görüldügünü bazen hükümet bakanlarinin bunu bizzat dile getirmesinin toplumu rahatsiz ettigi halde ayni seyleri tekrarlamanin herhangi bir gelismeye katkisi olamayacagini belirtti.
”Medeni toplumlarin en temel özgürlügü ifade özgürlügüdür.” diyen Sevan Nisanyan bugünkü egemen yapinin onca gücüne ragmen bir çok seyi kontrol edememenin verdigi bir öfkeyle politika yürüttügünü söyledi. Zarar veren seyin elbette kontrol altina alinmasinin dogal oldugunu ama bu günkü yapinin interneti de kontrol etmek istemesi bir tür zafer sarhosluguna esdeger oldugunu söyleyen Sevan Nisanyan daha sonra panel dinleyicilerinin sorularini yanitladi.

Dengê Kurdistan

Back to top button