Makale

Yeni anayasa mi? Çocuk olmayin!

Iktidarin yeni anayasa gündemi, muhalefet için bir fare kapani. Peynir büyük, mesafe kisa.

Aylarca, hatta yillarca komisyonlarda anayasa maddeleri tartisilacak. Yüzbinlerce beyanat verilecek, yüzlerce tartismanin kapagi açilacak ve gide gide bir arpa boyu mesafe alinacak. 2011’den sonra ciltler dolusu tutanaktan sonra böyle olmadi mi? Hatirlarsaniz pismis asa soguk su katar gibi baskanlik önerisi komisyona indiginde her sey sona ermisti. Bugün, en nihayetinde bir metin üzerinde mutabik kalindigini, referanduma gidildigini ve yeni bir anayasaya sahip oldugumuzu hayal edin. Ne degisecek? Kuvvetler ayriligi prensibi bu sefer isleyecek ve yarginin bagimsizligi saglanacak mi? Adil yargilanma hakkimiz geri dönecek mi? Cezaevlerindeki basin mensuplari ve siyaset magdurlari serbest kalacak mi? Mülkiyet hakkimiz güvenceye kavusacak mi? Ne degisecek gerçekten? Hukuk devletine kavusma ihtimalimiz var mi? Cevabi en kestirme yoldan verelim. Türkiye’de seri katliam gibi süren anayasal hak ihlallerinin bir teki bile mevcut anayasadan kaynaklanmiyor. Tersine her seyi hiçe sayan anayasa ihlalleri ile karsi karsiyayiz. Mevcut anayasanin 30. maddesi dururken Bugün Gazetesi ve Kanaltürk’e el koyan, devlet gücünü kullanarak Samanyolu grubuna ait 7 kanali Türksat uydusundan indirerek basin özgürlügünü yok eden bir iktidari, hangi deha ürünü yeni anayasa ile durduracaksiniz? Büyü mü yapacaksiniz? Adil yargilanma hakkini teminat altina alan uluslararasi sözlesmeleri, Anayasa’nin 90. maddesinden daha ileri hangi yeni anayasa hükmü garanti altina alacak ki, kararini bir üst mahkemeye sikâyet edemediginiz sulh ceza hakimliklerine mecbur olmaktan kurtulmaniz mümkün olsun. Yargi bagimsizligi, dogal yargiç kurali gibi birçok anayasa hükmünü tek elde yok eden ve tutuklamayi iktidarin muhaliflerini cezalandirma aracina dönüstüren, adalet sistemi üzerine karabasan gibi çöken sulh ceza hakimligi kurumu bir anayasa sorunu mu?

Anayasanin delik desik edildigi, en temel haklarin rafa kalktigi bu hengamede yapacaginiz yeni anayasa mutlaka ve mutlaka mevcudundan daha geri olacaktir. Insan Haklari Evrensel Beyannamesi’nde vurgulandigi sekilde, haklarin güvence altina alinmadigi ve güçler ayriliginin islemedigi bir toplumun anayasasi zaten yoktur. Uyulmadigi ve uygulanmadigi için yok muamelesi gören anayasanin yerine “yeni” yaftasiyla anayasa yapamazsiniz. Darbe dönemi anayasasi diye küçümsenen anayasanin bile kefil oldugu haklar ihlal edilirken yeni anayasanin çitasini nasil belirleyeceksiniz.

Hükümetimiz güya basin özgürlügü için direniste. Cumhurbaskani, Basbakan ve Hükümet sözcüleri A Haber’e YSK-RTÜK’ün kestigi cezalari protesto ediyor ve kanun degisikligi ile durumu degistireceklerini ilan ediyorlar. Alin size demokrasinin en temel vazgeçilmezlerine yönelik davul zurna ile duyurulan anayasa ilani. A Haber’e yayin durdurma cezalari, seçimin adil ve esit sartlarda yapilmasi prensibine karsi isledigi seri suçlardan dolayi veriliyor. Kümese dalmis özgür tilki, bogazladigi tavuklarin basin özgürlügüne sayilmasini istiyor. Üstelik geri kalan basinin baski altina alinip susturuldugu sartlarda. Buyrun bu özgür tilkileri tavuk kümeslerine bekçi yapacak anayasa hükümleri ihdas edin. Basin özgürlügünden degil, diger partilerin hukukundan ve esit parti rekabeti sartlarindan bahsettiginizi taslar baglanmis halde, tilkiler özgürce cirit atarken kime anlatacaksiniz? Iktidar himaye ve finanse ettigi -üstelik seçim zamani- televizyonda propaganda ve kendi halkla iliskilerini, medyanin susturuldugu ülkede basin özgürlügü diye yutturup kanunla korumaya alirken demokrasiye kefil olacak hangi anayasa maddesini tartismaya mecaliniz kalacak? Cumhuriyet’in genel yayin yönetmeni cezaevinde romantik yazilar yazsin, siz de iktidarin propaganda tekelini basin özgürlügü adina anayasa hükmüne dönüstürecek tartismalarla vakit geçirin. Ne güzel demokrasi, ne güzel özgürlük degil mi?

CHP’den gelen isaretler, muhalefetin bu tuzaga düsmek için sabirsizlandigini gösteriyor. Iktidar ile uzun soluklu bir anayasa müzakeresine girismek mevcut anayasa ihlallerini normallestirmek demek. Hemen yaninda, isitilan baskanlik sistemini, Partili Cumhurbaskani’nin tam da istedigi kivamda servis etmek ise kaçinilmaz.

Ne anayasasi, çocuk olmayin!

————————————————-

Zaman-18 Aralik

Mümtazer Türköne

Back to top button