Yeni Bir Baslangiç Sancisi
Bugün, Mecliste geçen Anayasa degisiklik paketi Cumhurbaskanina sunuldu. Cumhurbaskani kisa sürede degisiklik paketini onaylayip referanduma sunacaktir. Daha simdiden referandum için 9 Nisan günü söylentisi ortalikta dolasilir oldu. Kuskusuz Cumhurbaskaninin bu paketi yeniden görüsülmek üzere Meclise iade etme yetkisi de vardir. Fakat görünen o ki, iade söz konusu degildir.
Daha önceki yazimda da belirttigim gibi bu degisiklik teklifinde denetleme denge sistemi yok denecek kadar az. Yürütme yasama ve yargiya göre çok güçlenmis oluyor. Bizim sistemimiz zaten çok merkeziyetçi, bu degisiklik paketi referandumda evet oyu alirsa merkeziyetçi sistem daha da pekisecektir.
15 Temmuz Darbe girisimi olmasaydi, sanirim bu paket, bu haliyle meclisten geçemezdi. En basitinde artik Cumhurbaskanin atadigi Bakan ve Cumhurbaskani yardimcilari Parlamento onayina ihtiyaç duymayacaktir. Milletvekilleri Cumhurbaskanina ne yazili ne de sözlü soru sorabilecek, Bakanlara ve Cumhurbaskani yardimcilarina bile sözlü soru soramayacaklar. Hikmetine sual olunmaz darbeciler de Meclisi dogrudan bombardiman altina almislardi, bu güne kadar tüm darbelerde de Meclis kapatildi, Meclisin böyle bir Anayasa Paketini de kabul etmesi ayri bir paradoks
Bilindigi gibi Osmanli Devleti Monarsiyle yönetiliyordu. Imparatorlugun son yillarinda kisa bir Anayasa denemesi (1876 Anayasasi) disinda mutlak monarsi ile yönetiliyordu. Bu ülke tek adam yönetimlerine yabanci degildir. Cumhuriyet döneminin dörtten üçünden fazlasi tek adam yönetimleri ile geçmistir. Daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce Meclis Atatürk’e olaganüstü yetkiler vermisti. Bu yetkiler 1938 yilina kadar kullanildi. Daha sonra Milli Sef dönemi basladi. 1950’ye kadar Ismet Pasa ayni yetkileri kullandi. Demokrat Parti döneminden sonra 1960 askeri darbesi geldi. Bu sefer de Milli Birlik Komitesi dönemince Cemal GÜRSEL tek adam sayilirdi. Sonra 12 Mart Muhtira dönemi, daha sonrasi da okuyucunun malumu 12 Eylül Darbesi ve Kenan EVREN tek adamligi
Bu gün yine toplum asiri geriliyor. Iki Kampa bölünmüs durumda. Evet’ciler ve Hayir’cilar. Bu Anayasa Paketinin reforum niteligi tasimadigi gayet açik . Temel Hak ve Özgürlükler tahkim edilmiyor, siyasal iktidar sinirlandirilmiyor. Degim yerinde ise defacto durum de jure hale geliyor. Bunun için bu kadar toplumu germenin de manasi yoktur.
Bu Pakete Kürt siyaseti açisindan bakacak olursak, Pakette Kürtlerin siyasal durumunu etkileyen hiç bir sey yoktur. Bu ülkede simdiki Anayasada Kürtleri telaffuz eden tek sözcük olmadigi gibi, yeni pakette de tek kelime yoktur. Referandumda Kürtlerin kendi aralarinda kutuplasmasini gerektirir bir durum da söz konusu olmamalidir.
Kürtler, Hayir cephesinin öncülügüne soyunmus CHP ve Evet cephesinin liderligindeki AKP’nin hem söylemine hem de pratigine dikkat ederek tercih koymalidirlar. Kürtlerin bireysel ve kollektif haklarinin bu güne kadar Anayasa ve yasalarda yer almamasinin bas sorumlusu CHP’dir. Seyh Sait hareketini bastiran, Dersim Katliamini yapan, Çesitli iskan ve sürgün kanunlari ile Kürtleri anavatanlarindan sürgünlere gönderen CHP’dir. Bu güne kadar CHP’nin Kürtler lehine herhangi bir reform önerisini de duymadik. Biz Kürtler mevcut Parlamenter sistemde hep sikinti yasadik. Bunun hamiligini yapmak bize düsmez.
Türkiye’de Tanzimat’tan bu yana yapilan tüm reformlar dis dünyanin dayatmasiyla olmus. Türkiye’nin çok partili sisteme geçmesinin nedeni BM’lere üye olma kosulu oldugu içindir. Kürtçe Radyo Televizyon yayimi, Kürtçe seçimlik dil dersi ve özel kurslarin serbest birakilmasi da AB’ye tam üye olmak için yapilan reformlardir. Kopenhag Kriterleri olmasaydi bu açilimlar da yapilmazdi.
Yeni Anayasa Paketi geçtikten sonra Türkiye dis dünyaya kapanmayacaktir. AB süreci devam ederse, Sürekli Anayasa degisiklikleri gündeme gelecektir. Parlamenter sistem de devam etse yine Anayasa Degisiklikleri kaçinilmazdir. Biz Evet’cilere de Hayir’cilara da sunu sormaliyiz. Kürt Sorununun çözümüne iliskin programiniz ne?
Her degisimin sancisi vardir. Statükocu güçler ve degisim yanlilari arasindaki çekisme sancisiz geçemez. Referanduma kadar bu sanci devam edecektir. Seçmen elbette iki tercihten birini yapacaktir. Ama degisim ihtiyaci hiç bitmeyecektir. 03.02.2016
Av. Abdulmenaf KIRAN
Hak-Par Gnl.Bsk.Yrd.
Abdulmenaf Kiran