Makale

Yerel seçimler ve sonuçlari

Her türlü ayak oyunlarinin sergilendigi kuralsiz, hakaret ve tehditlerin havada uçustugu, anti-demokratik bir yerel seçimi geride biraktik. Siyasi parti sözcülerinin seçim hazirligi yerine adeta bir savas hazirligi düzeyinde görünen kamuoyuna verdikleri mesajlari, tüm halkta bikkinlik yaratti.

Sonuçta yerel seçimler yapildi. Bu sefer akla hayale gelmez yöntemlerle YSK’ ya yapilan itiraz süreçleri basladi. Yine baktik ki parlamentoda temsil edilen partiler basta olmak üzere seçimlere giren partilerin hepsi seçimlerde kazançli çiktiklarini ifade ediyorlar. Seçim döneminde asil konusulmasi gereken sorunlar bir kenara birakilmis, gereksiz tartismalarla bitirilen süre sonuna gelindikten sonra, bir kenara birakilan ülkenin çetin ve yakici sorunlarini tekrar karsimizda bulduk. Hayat pahaliligi, çift haneli rakamlara çikan enflasyon, Kürt sorunu, Ortadogu kaosu ve diger sorunlar gibi.
Bu antidemokratik ortamda yapilan seçimlerden sonra halkin verdigi bazi önemli mesajlarda ortaya çikti.

Bunlar:
1-Yeni dönem yönetim anlayisinin beraber getirdigi ittifak modeli ve de küçük partilerin buna mecbur birakilmasi, en çok milliyetçi irkçi cepheye yaradigini görüyoruz. MHP ve IYI parti ittifak yasasindan en çok karli çikan iki parti olarak görülüyor. AKP bu yaklasimi ile giderek MHP’ ye daha çok mahkum ve mecbur konumuna düstü. Iç ve dis siyasette MHP etkinligini daha belirgin görebiliyoruz. Bu arada MHP yeni birçok ilçe ve il Belediye baskanligini AKP’den alarak kazandi.

2- AKP’nin çok önem verdigi ve iktidarda kalmanin ön kosulu olarak gördügü basta Istanbul ve Ankara Belediye baskanliklarini kaybetti. Ayrica orta Anadolu’da birçok Belediye seçimlerini MHP’ ye kaptirdi.

3- Kürtler açisindan bu yerel seçimlerin önemli boyutlari ortaya çikti. Cumhur ittifakinin devletin geleneksel ” inkar-red-siddet ” seklinde ifade edilebilen Kürt sorununda tekrar basa dönmesi, her olayi beka olarak gösterme çabasi, Kürt halkinda hükümete karsi tepki yaratmis oldugu görüldü.

Diger taraftan barikat ve hendek siyasetine seyirci kalan bu yanlis siyasete tepki vermeyen HDP’ ye de Kürt halkinda bir tepkinin olustugu açik bir sekilde görülmektedir. Iste Kürt sorunu ile ilgili bu iki yanlis yaklasim ve uygulamalara karsi Kürt halki duyarsiz kalmadi. Metropol kentlerinde ve bati illerinde cumhur ittifakina tavir alarak hükümete anlamli bir mesaj verdi.

Diger taraftan Kürdistan illerinde HDP’ ye destegini azaltarak yanlis siyasetlerine sari kart gösterdi. HDP 2014 seçimlerinde 102 Belediye kazanmisti. Bu sayi 2019 seçimlerinde 53 Belediyeye düstü.

4- Kürdistan’in bazi illerinde AKP’nin oylarinda bir artisin olmasi, Kürt halkinin istekli bir tercihi sonucu degil, alternatifsizlikten kaynaklandi. HDP’ ye verilecek uyarinin geregi olarak AKP’ye oy verildi.Eger sahnede milli bir program ve esitlik temelinde demokratik bir çözüm ortaya koyan bir seçenek (parti) olsaydi bu halkimizin oylari AKP’ ye gitmezdi.

5- CHP’nin bu seçimden almasi gereken ciddi dersler var.1989 yilinda sadece dinleyici olarak Paris Kürt konferansina katilan 7 Kürt milletvekillini ihraç eden SHP (yasaklar sonrasi tekrar CHP’ ye dönüstü) o günden bugüne Kürt illerinde milletvekili çikaramiyor, Belediye baskanligi kazanamiyor. Kürt sorununa cesaretli yaklasim göstermedigi taktirde bu oylari bir daha alamayacagini bilmelidir.

6- Kürt aydin yurtsever ve siyasetçilerinin artik bir gerçegi görmesi ve buna uygun pozisyon almasi gerekir. Bu da Kürtlerin demokratik barisçi mücadelede soruna net çözüm öneren ve bu politikayi programlastiran bir seçenegin halkimizin hizmetine sunmasi meselesidir. Alternatif yaratma sorunudur. Iste bu gerçege uygun bir birlik projesi olarak kurulan HAK-PAR örgütlenmede önemli mesafe almis durumdadir.

HAK-PAR olarak, yasal engelleri asarak halkimiza bir seçenek sunmak üzere baslattigimiz örgütlenmede %70’ler seviyesine gelmis bulunmaktayiz. Yasal örgütlülük seviyesine bir an önce ulasmak, birazda yurtsever, barisçil demokrat kesimlerin HAK-PAR’a destek vermesiyle kolaylasacaktir.

Biz dünden bugüne hangi tarafta olursa olsun, herkesin bu konuda yaptigi hizmete saygi duyuyoruz. Gün ayrisma günü degil. Günümüz kaynaklarimizi israf günü degil. Günümüz ayni sosyolojiden beslenen Kürt halkinin temel hak ve özgürlükleri için benzer program ve çözüm önerilerine sahip olanlarin güçlerini birlestirme günüdür.

Artik Ortadogu cografyasinda birlesme, güçlü olma, bu gücü de akilci kullanmaktan baska Kürtlerin seçenegi yoktur. Bu nedenle genis bir yurtsever kesimin ciddi emek vererek bugünlere getirdigi HAK-PAR’a hep birlikte sahip çikalim, destek verelim.

Halkimizin özgürlesme mücadelesinde bir alternatif olalim diyoruz.
Tüm duyarli yurtsever kesimleri HAK-PAR’da ortak ve güçlü bir mücadeleye davet ediyoruz.

20.04.2019

Refik Karakoç
Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Baskani

Refik Karakoç

Back to top button