Makale

Yol ayriminda uygulanacak yol haritasi !

Türkiye deki 24 haziran seçimler öncesi kamplasmalar, propagandalar, vaatlar, belden asagi vurmalar, tehditler, tekler, birlikler, tahminler ve yorumlar bir tarafa, sonunda Erdogan baskan seçildi,

Meclis aritmetigine göre baskanligi istedigi gibi kolay olmasada, normativ degerlerin pekte geçerli olmayan diyarlarda el öpmelerle (öptürmelerle) de bazi isler yoluna girer.

Cumhuriyetin baskanlik sistemiyle yönetilmesinin, ya da cumhurriyetin yenide reorganize edilmesindeki rota veya viziyonu bir yol ayrimina gelmis bulunuyor.

21. yüz yilda küresellesmenin hiz kazandigi, dijital ve bilgi toplumuna dogru yol alindigi bir çagda, tekçiligi yerine çogulculugun, merkeziyeçiligin yerine federalizmin, bürokratik despotlugun yerine, tolumsal hizmet anlayisinin, kisilerin ve beli guruplarin yukaridan asagiya dogru emirvari uygulamalari yerine, toplumunda tartisilip sentezlenerek çaga uygun yasal düzenlemelerle ve toplanan vergilerin bir yerlere peskes çekerek veya belli bölgelere degil de, toplumun hizmetine ve itiyaçlarina göre adil dagitilmasi ile sistemler toplumlarinin refahini, iç ve dis barisini sagliyor.

Türkiye’yi baskanlik sistemi ile yönetmeye aday olanlarin bir yol ayrina geldiklerini, rotalarini belirlemeleri zorunlu hale gelmistir. Eski yöntemlerle Türkiye’nin artik yönetilemiyecegi ortada.

Yeni sistemin yönetici kadrolari, ya toplumsal barisin saglanmasi için siyasi af çikarirlar, Kürtleri PKK’dan, alevileri Türk solculardan ve islamcilari tahrikatlardan arindirirlar, çatistirma kültüründe tartisma kültürünün yolunu açarlar, savas ekonomisinde serbest sosyal pazar ekonomisine geçerek toplumun refah ve egitim düzeyini yükseltirler ya da Türkiye’yi önü alinamiyacak toplusal kaosa sürükliyecekler, ki bunun kimseye faydasi yoktur. Orta dogunun hali ortada!

Baskan Erdogan ve onun destekçileri isterlerse toplumsal barisi saglama imkanlari ve güçleri vardir.

Bu son tarihi firsati kaçirirlar mi bilemem ama kaçiracaklarina ihtimal veremiyorum, çünkü yeni sistemin yasam bulmasi, ancak katilimci, demokratik çogulculuk, azinliklarin ve asil unsurlarin haklarinin garantilenmesi ve korunmasi ile mümkün.

Daha dogrusu yeni sistemin fedaratif, laik ve evrensel insan normlarina uygun olmasi gerekiyor.

Seksen yillik imtiyazlarini kaybetmenin telasi insani demokrat yapmiyor, bu saatten sonrada eskisi gibi umut hirsizligida tutmuyor artik, ama yine de kandirabildikler beli bir kitle ne yazik ki vardir.

Türkiye partiler sahasinda Kürtlerin içinde olmadigi parti yok gibi, ne zaman akillanip kendisi olurlar bilinmez ama en azinda içinde bulunduklari alanlarda irkçiliga çanak tutmamalari g erekiyor.

Rotasini sasiran veya sasirtilan Kürtler de yol ayriminda, ya bilinçli, demokratik ve gönüllü beraberlik ya da umut hirsizlarin çizdigi çerçevede gelip giderler.

Degismiyen degisim yasasi, istemesekte hepimizi hem degistiriyor hem de degisime zorluyor.

Yetmezliklerini baskalarini karaliyarak örtmek, var olan toplusal sorunlarin çözümsüzlügünde beslenerek komplo teorilerle degisimin önünde durulamiyor. Olusuzluklara ragmen sistemin reorganize olmasi olumludur. Yöneticelerin islerini iyi yapmasi biraz da muhalafetin alternatif çalismasina baglidir.

Bu isin hilesinde olanlar hep olacaktir ama zamani geldiginden de hak yerini bulur ve dogrular kazanir, önemli olan rotayi sasirmadan hakkaniyetle ve sabirla çalismak.

Metin Can

Back to top button