Makale

Zurnanin zirt dedigi yere dogru

Soma’nin maden sahibi de Fethullah Gülen’in yeni bir cürmüyle karsimiza çikti ve madendeki felâkete FETÖ’nün yol açtigini açikladi. Hayret, onun bu aydinlatici açiklamasindan sonra tutukluluk haline son verilmemis. Neyse, belki bir dahaki durusmaya… Sadakati gerekli kulaklara ulasinca…

Hrant Dink cinayetinde degil de cinayetin örtülmesinde cemaatçi polislerin oynadigi rolü tahmin ediyorduk; geri kalan “milli erkân”la birlikte. Ama simdi cinayetin kendisinde rol oynadiklari noktasina geldik gibi. Bunu yaptilarsa Zirve neden olmasin? Roboski zaten süphe götürmez ya, Muhsin Yazicioglu da suç listesindeki maddelerden biri gibi görünmeye basladi.

Böyle böyle, “Dünya savasini da Fethullah çikardi”ya kadar yolu var. O maden sahibinin çikisi simgesel. Is bu raddeye vardiginda eldeki malzemenin çürüdügü ve kokmaya basladigi anlasilir.

Ama Tayyip Erdogan’in bu yöntemi kolay kolay elden birakmayacagi anlasiliyor. Ne demisti? “Ortaya çikan bunca ihanet belgesine ragmen bu yapinin içinde kalmakta israr edenler, hiç kusura bakmasinlar, baslarina gelecekleri kabul ediyor demektir. Terör örgütü içinde barinana terörist denir. ‘Illegal terör yapilanmasi’ veya ‘illegal terör örgütü’ diyerek üzerlerine gidecegiz.”

Buna benzer baska cümlelerle de kararini belirtti. Ama, örnegin tutuklanan gazetecilerin varligi da nasil bir strateji izlenecegi hakkinda fikir veriyor. Herhalde o insanlar oturup “Darbeyi 15 Temmuz’da yapalim, TRT’de ‘Yurtta Sulh Konseyi’ adina su bildiriyi okuyalim” diye plan kurmadilar. “Fethullahçi” diye bilinen kurum ve kisilerle iliskileri oldugu için tutuklandilar (Bu iliskilerini inkâr etmiyorlardi). O kurum ve kisilerle iliskisi olmak darbe girisiminde yeri olmak anlamina gelmiyor. Gelemez de. Buna ragmen tutuklanmis durumdalar.

Sorun “Fethullahçi” diye bilinenlerle iliskisi olmaksa, birbirlerine girinceye kadar AKP’liler ölçüsünde Fethullahçilarla asna fisne olmus kimse yoktu. “Bitsin bu hasret” sarkisini söyleyen de bizzat Tayyip Erdogan’di. Herhalde o zaman da bu iki grup birbirlerini ne zaman ve ne sekilde kündeye getireceginin hesabini yapiyordu. Herhalde Erdogan’in daveti gerçekten de Fethullah Hoca’nin “vatan hasreti”ni dindirme isteginden çok “Su adam elimin altinda bir yerlerde olursa içim daha rahat olacak” gibi kaygilardandi. Ama böyle olmasi yapilmis isbirligini ve onun sonuçlarini geçersiz kilmiyor. Ve su kadar yüz “FETÖ’cü general” varsa bunun sorumlusu herhalde Sahin Alpay ya da Nazli Ilicak ya da tutuklanmis gazetecilerden herhangi biri degil.

Geçenlerde su Sarikaya üstüne Ahmet Altan yazmisti: Tamam, “savci” kiligina girmis bu adamin onun bunun tesvikiyle söyle ya da böyle “iddianame” sisirmesi hem bir ahlâksizliktir, hem de fiilen suçtur. Ama orada söz konusu olan ve simdi unutturulan olay bir kitapçinin dükkâninda öldürülmesidir. Öldüren de Fethullah Hoca falan degildir.

Fethullah Gülen’in bu memlekette yapilmis darbeleri alkisladigi söyleniyor. Herhalde dogrudur. Her seyi öncelikle Silâhli Kuvvetler’e kadro sizdirmak üstüne kurmus bir adam elbette böyle yapacak. Ama, “yapilmis darbeleri alkislamak” o “darbeleri yapmak” demek degil. O darbeler yapildi, o darbelerin yapilmasi için de pek çok sey yapildi. Fethullah Gülen, yakin tarihin hemen hemen her sayfasini kirleten bütün bu lekeleri kendi üstüne alarak temizleyecek bir deterjan ya da çamasir suyu degil.

Bir gün Rus uçagi düsürülüyor, bunun haberiyle sarsiliyoruz. “Simdi bu iyi olmadi,” demeye kalksak, malûm çevreler malûm üslûplariyla “vatan haini” imalarinda bulunuyor – ya da imanin ötesine geçiyor.

Derken gün geçiyor ve anlasilan Türkiye’yi yönlendiren irade de “bunun iyi olmadigi” sonucuna variyor.

Varana kadar, “Düsürdük, gene düsürürüz! Var mi bana yan bakan?” havasinda gidiyoruz ve “Böyle yapmayin” diyenlere çok kiziyoruz. Sonra, bu afur tafur yürümeyince, is, uçagi düsüren pilotlarin Fethullahçi olmasina kadar uzanabiliyor. Buna “milli siyaset” geregi karar verilecek olsa, bu sefer de “O adamlari ne diye suçlu çikariyorsunuz?” diye sormak suç olacak.

Bunlar Orwell’in Hayvan Çiftligi’nde, 1984’te yazdigi davranislar. Her yeni durumda “Parti Tarihi”nin yeniden yazilmasi hikâyesi bugün burada tekrarlaniyor.

Bu dünyada Müslümanlar Amerika’yi kesfediyor. Kristof Kolomb, Küba daglarinda Müslümanlarin yaptigi camiyi görüyor, Soma’da madeni Fethullah göçertiyor ve “Fethullah bunlarin hepsini yapmis olamaz” diyenler -kusura bakmasinlar ama- “baslarina geleni kabul ediyor…”

Bunlarin hangisinin dogru, hangisinin yanlis olduguna da Tayyip Erdogan karar veriyor.

Oceania’ya hos geldiniz.

Ocenia “eski” gelirse “yeni Türkiye” de diyebilirsiniz. Öylesi daha “yerli ve milli” olur.

—————————————————-

T24-11 Agustos

Murat Belge

Back to top button