2024-06-24
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Latif Epözdemir
 
ULUSLARARASI SÖMÜRGECİLİKLE MÜCADELE VE ANADİL GÜNÜ
2023-02-22 15:57
Latif Epözdemir
21 Şubat Birleşmiş Milletler Örgütü kararıyla “Sömürgecilikle Mücadele Günü” olarak kutlanmaktadır. Aynı gün UNESCO’nun 1999’da aldığı bir kararla “Anadil Hareketi Günü” olarak da kutlanmaya başlandı. Bunun nedeni, Bengal dilinin özgürlüğü için yürütülen direnişin 21 Şubat’ta kanlı olaylara yol açmasıydı.

Bu anlamlı iki uluslararası gün çakışsa da, bu ikisinin bir arada ve aynı gün kutlanmasının elbet önemli bir anlamı var. Özellikle de Kürt halkı ve dili yasak dünyanın varsa diğer halkları bakımından bu günün önemi büyüktür.

Bilindiği gibi son paylaşım savaşından bu yana Emperyalist ve sömürgeci güçler tarafından Kürt ülkesi bölündü. Bu bölünme sonucunda Türkiye kısmında kalan Kürtlerin ana dili cumhuriyet hükümeti ile birlikte yasaklandı. Bu kabul edilemez bir durumdur.

Türkiye’de Kürtler yüz yıldır anadilleri ile eğitim alamıyor. Oysaki Anadil etnik ve ulusal varlığın en önemli göstergelerinden biridir. Her insanın, her halkın Ana Dili, ana sütü kadar doğaldır. Doğal olarak da Kürtler yılardır gasp edilmiş bu doğal haklarını elde etmek için mücadele ediyor. Kürt demokratik güçleri Kürt dili ve kültürünü yaşatmak için tüm olanaklarıyla çabalıyor..

Dünyamızda farklı diller ve kültürler insanlığın değerli zenginlikleri arasındadır ve yaşatılmaları insanlık mirasını korumanın bir gereğidir.

UNESCO’nun yaptığı araştırmalara göre bugün dünyamızda 2500 dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Ne yazık ki tehlike altındaki bu anadillerin 18’i Türkiye’de.

Çok dilli bir ülke olan Türkiye’de yüzyıla yakın bir süredir izlenen asimilasyon ve baskı politikaları sonucunda Türkçeden başka dillere yaşam ve eğitim dili olma hakkı verilmedi. Türkçe resmi dil ve temel eğitim dili olarak benimsetilerek anayasal güvence altına alındığı halde Kürtçe yasaklandı, engellendi.

Gerek Uluslararası hukuk ve gerekse de Türkiye’nin altına imza attığı çeşitli uluslararası anlaşmalar gereğince Kürtlerin Türkiye’de kendi anadillerini özgürce ve hayatın her alanında kullanma hakkı vardır. Buna karşın Türk siyaset kurumu Kürtlerin anadilde eğitim hakkını bir “beka” sorunu gibi algılamaya devam ediyor. Türk diline tanınan hak ve ayrıcalıklar ne yazık ki Türkçe dışında kalan anadillere tanınmıyor.

Kürt dili bölgenin en eski dillerinden biridir. Eğitim dili olması engellendiği halde Kürtçe yazılmış önemli edebiyat eserleri mevcuttur. Bunların başında Ehmedê Xani’nin Mem u Zin’i ve Melayê Ciziri’nin Diwan’ı gelmektedir. Kürt dili ve edebiyatı güçlü tarihsel temellere sahiptir.

Günümüzde anadillerin ve kültürlerin eğitimde kullanılmasının yasaklanması Unesco ölçütlerine göre bir “soykırım” hareketidir. Her anadilin bağlı bulunduğu halk bakımından eğitim dili olma hakkı vardır. Bu nedenle de Kürt dilinin Türkçenin yansıra eğitim dili olarak yaşamını sürdürme hakkı vardır. Kürtçenin de Türkiye’de eğitim dil olması ve resmi dil olarak tanınması zorunludur.

Kürdçe eğitim Kürtler bakımından gerekli ve zorunludur. Yıllardır yasaklı bulunan Kürd dilinin özgürleşerek gelişmesi için eğitimin zorunlu dili olması gerekmektedir. İdari ve sosyal bakımdan da Kürt dili Türkiye’de resmi dil olmalı ve kamusal alanda yaygın halde kullanılmalıdır. Bu durumun bugüne dek sağlanamamış olması Türk demokrasisinin bir ayıbıdır.

Dünyanın kahır ekseriyeti bakımından anadili yasağı sona erdiği halde Türkiye’de Kürt dilinin eğitim dili olma hakkının yasaklı olması kuşkusuz ki tekçi sistemin varlığı ile ilgilidir. Çok dilli eğitim Türkiye’nin Tekçi/ Türkçü sistemi içinde mümkün görünmemektedir. Tekçi sistem sadece anadiller alanında değil ama hayatın her alanında toplumsal gelişme karşısında ciddi engeller çıkarmaktadır.

Türkiye’de müşterek hayat alanlarında eşitlik sağlanmadan ortak özgür ve gönüllü bir gelecek inşa edilemez. Müşterek alanlardaki eşitliklerin başında anadiller gelmektedir. Hukuk, adalet ve özgürlük her dil ve ulus için gereklidir ve egemenlik sistemleri bunu sağlanmakla yükümlüdür. Bu nedenle Türkiye’de Kürt dili de eşit dil statüsüne kavuşturulmalı ve bu durum anayasal güvence altına alınmalıdır.

Özel yasa ve kararnamelerle yasaklanarak engellenmiş olan Kürtçenin yine özel yasalarla Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde zorunlu eğitim dili olması için gerekli anayasal/yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Keza Kürtçe’nin, Kürtlerin azınlıkta olduğu yörelerde de, Türkçenin yansıra tüm okullarda yardımcı ders olarak okutulması ve yaşatılması gerekmektedir.

Türkiye’de ortak geleceğin birlikte kurulabilmesi için Kürtçenin Türkçe gibi tüm hak ve ayrıcalıklara sahip olması ve tüm ülke düzleminde çok dilli bir yaşamın ikame edilmesi gerekmektedir.



Print