2019-01-17
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
 
HAK-PAR Diyarbakır: Roboski Katliamını Unutmayacağız!
2018-12-28 18:43


Roboski katliamı 7. yıldönümünde HAK-PAR Diyarbakır İl Örgütünde yapılan bir etkinlikle anıldı.

28.12.2018 tarihinde il örgütnde gerçekleşen etkinlikte HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı, Av.Sedat Çınar, HAK-PAR İl başkanı Berrin Eren ile Yazar ve siyasetçi İbrahim Güçlü birer sunum yaptılar.

İl Başkanı Berrin Eren, “HAK-PAR olarak bu tür katliamların aydınlatılmasının ve faillerinin tespit edilerek hesap sorulmasının devletin sorumluluğunda olduğunu hatırlatmak isteriz“ diyerek devletin Roboski katliamının aydınlatılmasından sorumlu olduğuna dikkat çekti.

Eren “HAK-PAR insanların yaşam hakkı başta olmak üzere; herkesin tüm demokratik haklarını kullanabilmesi için mücadele etmektedir.

Devlet Roboski katliamının aydınlatılmasından sorumludur.
HAK-PAR olarak bu katliamın hesabının sorulmasının takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

Anma etkinliğinde öldürülen 34 kişinin resimlerini taşıyan dinleyicilere ve basına HAK-PAR adına başkan Yardımcısı Av.Sedat Çınar bir sunum yaptı.

“ROBOSKİ KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ SORUMLULAR BULUNSUN FAİLLER YARGILANSIN “başlığıyla yapılan sunumda şu görüşler ifade edildi;

“28.12.2011 tarihinde, Şırnak’ın Uludere İlçesi Roboski Köyü’nde Türk Silahlı Kuvvetleri"ne ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 17’si çocuk olmak üzere toplam 34 Kürdistanlı yurttaşımız öldürülmüştü.
Bu bir katliamdı.

Kürtler ve demokrat kamuoyu da bu olaya katliam dedi ve Roboski Katliamı olarak anılıyor, anacağız. Olayın toplumsal hafızamızdaki fotoğrafı katırların sırtında taşınan parçalanmış gençlerin , çocukların bedenleriydi.

Üzerinden yedi yıl geçti.
Halen katliamı planlayanlar emir verenler, icra edenler hakkında tek bir dava açılmadı. Failler korundu, göstermelik olarak açılan soruşturma da kapatıldı.

Olay sonrasında dönemin Başbakanı olan Sayın Erdoğan buna başarılı bir operasyon demiş “Genelkurmay Başkanı’nı ve olayda görev alan TSK mensuplarını kutlamıştı. Dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ise, bombardımanın emrini, “Ankara’da Hava Kuvvetleri’nde görüntüleri analiz eden komutanların verdiği”ni açıklamıştı. Kimi yetkililer de buna iş kazası demişti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı gizlilik kararıyla yürüttüğü soruşturmada 1,5 yıl sonra görevsizlik kararı vererek Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na göndermişti.

Genelkurmay Askeri Savcılığı da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermişti.

TBMM’de tüm partilerin önerisiyle açılan araştırma komisyonunda ise “Harekâtın kim tarafından ve nasıl planlandığına ve vur emrini kimin verdiğine” cevap aramamış ; üyelerinin çoğunluğu AKP’den oluşan Komisyon, sınır kaçakçılığının önlenmesine yönelik önerilerle dolu bir rapor hazırlayarak, görevini sonlandırmıştı.

Kürt Kamuoyunun, sivil toplum örgütlerinin, ailelerin "" sorumlular bulunsun ve failler yargılansın’" talebi halen orta yerde duruyor.

Failleri bulması ve yargılaması gereken otoriteler daha çok Roboski’li ailelere uğraşmış, aileler hakkında defalarca soruşturma açılmış, cezalar verilmiştir.

OHAL döneminde çıkarılan KHK ile “Roboski için Adalet Yeryüzü için Barış Derneği(Roboski-Der) kapatılmış, Diyarbakır’ın Kayapınar Belediyesi’nin diktiği Roboski Anıtı, kayyumun emriyle yerinden sökülmüştür.

Ne yazık ki Roboskili mağdurların talihsizliği, davayı üstlenen hukukçuların ihmaliyle devam etti. Beş başvurucu yönündeki belge eksikliği iki gün gecikmeyle sunulmuş olması gerekçe gösterilerek Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruları süre yönünden reddedildi.

Ardından İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi de aynı gerekçeye dayanarak başvurularını reddeti.

Bu katliamın ilk olmadığını Koçgiri’den, Zilan’dan, Ağrı’dan, Dersim’den, Maraş"tan biliyoruz. Halepçe’den, Enfal’den biliyoruz.

Peki Kürtler niye katliama uğruyor?

Kürtler hak talebinde bulunduğu için, özgürlük talebinde bulunduğu için, direndiği için katliama uğruyor.

Kürtlerin hakları statüsü olmadığı için, Kürdistan’ın bir idari statüsü olmadığı için Kürtler katledilebiliyor.

Devletin Kürtlerle toplumsal bir barış yapmasının yolu; PKK’nin silah bırakması, ateşkes ilan etmesi; devletin de operasyonları durdurmasından geçmez.

Kürtlerle toplumsal bir barış yapmanın, bir arada barış içinde yaşamanın yolu, Kürtlerin inkarından vazgeçilmesi, Kürtlerin temel haklarının tanınması, ama öncelikle vicdanları yaralayan böylesi katliamlarla yüzleşmesi ve sorumluları ortaya çıkarılmasından geçiyor.

Roboski katliamı konusunda AKP Hükümetinin ortaya koyduğu tutum “Dersim özrü”nü anlamsızlaştırmıştır.

hükümeti “Dersim özrü”ne yeniden bir anlam ve geçerlilik kazandırmak istiyor ise, derhal bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına izin vermeli, Komisyon bütün bilgi ve belgelere ulaşabilmelidir.

Katliamın yedinci yıldönümünde ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor; Kürt kamuoyuna duyarlılığı için teşekkür ediyoruz".

Hak ve Özgürlükler Partisi
HAK-PAR Basın Bürosu


Print