Makale

‘Isteriz ki Kürtler etkili olsun’

Kürt meselesi açisindan tarihi açiklamalarin yapildigi ilginç bir dönemden geçiyoruz. Kürt meselesinin hem iç, hem de dis boyutuyla ilgili hükümet üyeleri, deyim yerindeyse “ezber bozan” çikislar yapiyor.

Tabii Kürt siyasi hareketlerinde de benzer bir egilim var, ona da deginecegiz. Ama önce su satirlari dikkatle okuyalim:
“Biz Ortadogu’da Kürtleri karsi taraf olarak görmeyiz. Irak’taki federalizm döneminde Kuzey Irak’la iliskimiz daha da gelisti. Isteriz ki Kürtler Suriye’de de etkili rol oynasin. Federalizm mi, adem-i merkeziyetçilik mi buna siz karar vereceksiniz. Burada tek dogru görmedigimiz, daha seçilmis bir Suriye parlamentosu yokken bu tarz kararlarin alinmasi ya da ‘de facto’ bölgeler olusturulmasi. Ama parlamento olusur Suriyeliler özgür iradeleriyle karar verirse, buna saygi duyariz.”
Bu sözlerin sahibi Türkiye’nin Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu… Bundan daha demokratik bir yaklasim örnegi var mi?
Birkaç ay öncesini hatirlayin, Suriye’de diktatör Besar Esat’in Türkiye’yi tuzaga çekmek için terk ettigi Suriye Kürdistani bölgesini PKK’ya yakinligiyla bilinen PYD’ye birakmasi bir anda ortaligi karistirmisti.
“Türkiye, Suriye’ye girip Kürtlerle savasacak” iddiasindan tutun da akla hayale gelmeyen onlarca spekülatif bilgi ortaya atilmis ve tam bir kirlilik yaratilmisti.
Bu iddialarla Disisleri Bakani Davutoglu’nun söylediklerini kiyaslayin. Hiç alakasi yok.
Bu yaklasima ulusalci- milliyetçi bazi kesimler kizip, öfkelenecek ama ilginç olan sorunun çözülmesini savunan “sol demokrat ve liberal” kesimlerin bunu görmezden gelmesi.
Birkaç kez Google’a girip, Disisleri Bakani Davutoglu’nun o sözlerini aradim, bir iki yazi disinda birakin merkez medyayi muhafazakâr medya da ilgilenmemis. Ilginç degil mi? Sanki herkes gerilimin sürmesini istiyor.
Ayni sey Suriye’deki gelismeler için de geçerli. Suriye Muhalifi ve Devrimci Ulusal Güçler Koalisyonu’yla Kürtler arasinda yeni bir iliski doguyor. Suriye’deki Kürt muhalefeti de artik dünyanin tanidigi Suriye muhalefetine katiliyor.
Sadece disarida degil, içeride de güçlü adimlarin atilacagina iliskin çaba var. Basbakan Yardimcisi Besir Atalay, Star gazetesine verdigi röportajda üç önemli adimdan söz ediyor:
Türkiye vatandasligi kavrami, resmi dil Türkçe olmak kaydiyla Kürtçe hakki ve 4. Yargi Paketi’yle gelecek düsünce özgürlügü konusunda siddet kriteri… Bir de Bakan Atalay, dokunulmazlik konusunda yeni bir sürecin baslatilmasi arzusunu dile getiriyor: “BDP, ‘pisman olduk’ derse atmosfer degisir.”
Aslinda dün Prof. Dr. Erol Katircioglu Aksam gazetesine verdigi söyleside hükümetin görmesi için bunun ipucunu veriyor: “BDP Genel Baskani Selahattin Demirtas’la görüstük ve bu görüntüleri de sorduk. Bize, ‘Yanlis oldu’ dedi kendisi. Fakat sanki bu hiç söylenmemis bir cümle gibi, hiç konusulmadi.”
Türkiye ve Suriye’de rüzgâr degisimden yana esiyor. Zamanin ruhunu yakalamakta geç kalan muhalefet gibi ne yazik ki medya ve aydinlarin bir kesimi de bu gelismeleri görmeyerek negatif enerji yayiyor. Yazik oluyor.

————————————————–

Sabah-18 Aralik

Mahmut Övür

Back to top button