‘Atatürkistler ve Islamistlerin müzeye kapatildigi bir Türkiye ’
Sevan Nisanyan kaçtigi hapishaneye girerken söyledikleri
Açik hapishaneden firariyla çok konusulan Sevan Nisanyan, sosyal medya hesabindan, Cumhuriyet gazetesine röportaj verdigini fakat yayinlamadigini belirterek röportaji paylasti. Sevan Nisanyan’in genel küstah tavrini ve genel olarak fikirlerini paylasmamamiza ragmen, yayinlanmamis röportajlari yayinlama gibi tuhaf bir egilimimiz oldugunu kesfettik.
Nisanyan’in sosyal medya hesabindan aynen aktariyoruz:
Üç hafta önce Cumhuriyet gazetesinden bir arkadasa verdim bu röportaji. Yayinlamayacaklarindan emindim. Nitekim yayinlamadilar.
Firariniz çok konusuldu Firar etmeye nasil karar verdiniz? Kaçis hikayenizi anlatir misiniz?
Hapisteki ikinci yilimin sonlarina dogru, 2015’te firar ihtimali agir basmaya baslamisti. 21 Aralik 2015’te izinli çiktigimda Istanbul’da büyük bir dogum günü partisi verdim. Niyetim ertesi günü yürümekti. Olmadi. Kisin olmaz dedik, arkadaslar ‘biraz daha disini sik hükümet bu isi çözecek’ diyerek avuttular, erteledik. Birkaç hafta sonra yukaridan gelen bir emirle kapali cezaevine gönderildim, 14 ay basimi zindandan disari çikaramadim. Disiplin cezam bitip yeniden açiga geçince hiç tereddütsüz dügmeye bastim.
Kaçis hikâyemi anlatmayayim isterseniz. Absürt bir süreçti, ne kadar beceriksiz ve sapsal oldugum ortaya çiksin istemem.
Firari özgürlük günleriniz nasil geçiyor? Neler yapiyorsunuz?
Samos yani Sisam adasindayim. Burasi sahane bir yer, sakin, huzurlu, medeni ve olaganüstü güzel. Etrafa bakiyorum, beseri ve mimari tek bir tane çirkinlik göremiyorum. TC sartlarina alisik biri için müthis bir lüks bu. Bir arkadasimin ufacik köy evine yerlestim, bütün gün haril haril kitaplarima çalisiyorum. Aksamlari mahallenin tavernasinda komsularla iki kadeh çipuro içiyorum. Dag yürüyüsü yapiyorum, göbegim çatlayincaya kadar bisiklet sürüyorum. Ufak ufak projeler de sekillenmeye basladi. Baharda bir dilbilim konferansimiz olacak, bir iki mimarla konustum ufaktan restorasyon islerine de girisecegim yakinda.
Türkiye’ye bir gün geri dönebilme umudunuz var mi?
Gönül zevzektir, umar.
Türkiye’de bir kesim, ‘basimiza ne geldiyse yetmez ama evetçiler yüzünden geldi’ diyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Idrak ve ahlak yoklugu diyorum. Türkiye’nin basina gelen felaketin asil yaraticisi ‘vatan-millet-bayrak’ kisvesine bürünmüs, asiri güçlü, çagdisi bir diktatoryal yapiydi. Simdiki rejim o yapiyi kirmaya çalisti, basaramadi, yüzüne gözüne bulastirdi, eskisinden beter bir kaosa yol açti. Bu olguyu bahane edip eski düzen savunuculugu yapmak ya da eski düzenin muhaliflerini hedef göstermek en hafif tabiriyle aymazliktir. Bir sonraki zorbalik dalgasina kilif hazirliyorlar simdiden.
Kaldi ki, ‘yetmez ama evet’çilerin siyasi agirligi neydi? Elli bin oylari var miydi sizce 2010 referandumunda?
Türkiye’deki akli basinda olan herkesin ya kaçtigini ya da kaçmaya yol aradigini yazmistiniz, bunun sonu nereye varacak ?
TC devleti Türk toplumunu yiyip bitiren bir kanserdir. Bugün gelinen noktada toplumu makul ölçüler içinde yönetebilme kabiliyetini kaybetmis görünüyor. Yakin gelecekte toparlanabilecegini sanmiyorum. Ameliyat lazimdir. Mesele bir sahis meselesi degil bence, çok daha derin ve büyük bir problemin o vesileyle yüze yansimasidir. Devlet çürümüstür. Sanirim bundan yüz yil önce oldugundan daha beter çürümüstür. Nasil gene ayaga kaldirilabilir hiçbir fikrim yok. Kaldirilmasi iyi midir, ondan da emin degilim.
Insan haklari aktivisti avukat Eren Keskin kesinlesen hapis cezalarina karsi kaçmayacagini söyledi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Üç buçuk yil yatsin sonra gene sorariz. (Yok, bu tabii saka. Umarim Eren Hanim bir gün bile o çirkin çukura düsmez, insan haklari mücadelesine her zamanki gibi özgürce devam eder. )
Nasil bir Türkiye’ye dönmek isterdiniz?
Atatürkistlerle Islamistlerin müzelerde sevimli bir tuhaflik olarak teshir edildigi bir Türkiye’ye.
Sevan Nisanyan

