‘Hezar Heyf!’
‘Hem Türkiye, hem PKK için ’95-96’larda MGK’de seslendirilen ve bize kadar da dolayli yoldan ulastirilan konsept, devletin yasadigi degisimi, PKK’nin de göz önüne getirmesi ve kendisinden beklenen degisime yanit vermesiydi. Erkenden ve olumlu yaklasmaya çalistigim bana göre ordunun denetiminde bati tipi bir demokratik gelisme dogrultusunda, ortak vatan ve bagimsiz devleti tartismaksizin çözüm arama perspektifiydi. Buna da yetersiz de olsa birkaç sefer tek tarafli ateskesle yanit vermeye çalistim.Yapiyi da yeni konsepte yavasta olsa bilgilendirerek hazirlamaya çalistim.Bu güne bu yaklasimla geldim.’
(Abdullah Öcalan-Kürt sorununa demokratik çözüm bildirgesi-1999 / Sayfa 118)’
‘Hezar Heyf!’
Kejé Bémal
Açilim, kapanim, savas, ateskes derken nur topu gibi bir de üzerinde konusmaya korktugumuz ”baris sürecimiz”oldu.
Aman arkadaslar sakin konusmayin, yazmayin, çizmeyin, herkes çok hassas olsun.
Ne de olsa savas süreci bizi canimizdan bezdirdi
30 yildir gözümüzü hep ölümlerle, katliamlarla, bosaltilmis köylerle, cenazelerle, gazla, copla, iskenceyle, mahpusla açtik!
Iyisi mi dilimizi bu sefer en derin yerimize sokup hiç ses çikarmayalim. Olur ya bu acilar biter? Savas durur? Ölümlerin, görülmemis vahsetin ardi arkasi kesilir…
Özellikle, Kürd yazarlari, aydinlari, siyasetçileri sizden hiç ses çikmasin! Aman ha! Birakin egemenlerin medyasi, yazar çizerleri bu konuda konussunun! Yarin bir gün baktiniz süreç sabote edildi boynunuza kalmasin!
Yuh size! Yuh en çok konusulmasi gereken, yazip çizilmesi gereken süreçte basini kumun altina gömenlere! Yuh bize zücaciye dükkanina girmis fil muamelesi yapanlara!
Eger vatanimizin özgürlügü için böylesi bir süreçte yazip, çizip, katilim yapip, konusmayacaksaniz ne zaman konusacaksiniz? Elinizdeki kalem yarin bir gün sizden tarih önünde hesap sormayacak mi? Kimdir size böylesine ölümü gösterip sitmaya razi eden?
Evet, bu topraklarda 30 yildir süren bir savas var! Evet, bu topraklarda elli bine yakin ölen kara çocuk var! Evet, bu topraklarda yakilmis ve bosaltilmis binlerce köy, her metrekaresinde bir dram, tecavüz, iskence, tutsaklik var! Iste tam da bunun için simdi konusma zamani!
Kurdistan’in dört parçasinin gelecegini sekillendirecek olan süreçte dut yemis bülbüle dönen arkadaslar ellerini vicdanlarina bu seferlik koysunlar! Böylesi bir süreç katilimsiz nasil sekillenir?
Bu ülke hepimizin, sekillenen bizim gelecegimiz! Sizler orada öylece seçilmis topraklar sözü verilmis Musa’nin pesine taktigi kavmiyle ayetsiz kalip çölde dolanmasinin aczi içerisinde otururken hiç düsündünüz mü halkinizin bir yüzyil daha köle ve sömürge kalmaya tahammülü var mi? Bunun sorumlulugu biraz da sizin sirtinizda degil mi?
Kapali kapilar ardinda dönen pazarliklara tabi olacaksaniz eger; aha ben size söyleyeyim pazarlik çoktan bitti! Ati alan Üsküdar’i geçti. Ortada beklenecek bir süreç yok. Bu gün sabah üç tane kadinin Paris’te yere serilmesi bunun en belirgin örnegi!
Bu saten sonra zaten üzerinde mutabakat saglanmis süreçten gelisen tasfiyelerin sonuçlarini izlemek düser size!
Aman silahlar sussun! Sussun da nasil susarsa sussun aczi içerisinde olacaginiza ”silahlarin, savasin, siddetin bu boyuta nasil ve neden gelip, sizi dahi bu tavri sergilemeye neden ittigini sorgulayin!”
Her sey çok iyi planlanmis kusursuz bir simülasyon gibi
Biz bir simülatöre bindirildik.Hepimiz.Bize savasi, dehseti,vahseti gösterdiler.Ardindan da bu gün geldigimiz noktaya gönüllü olarak onayci olmamiz saglandi! Plan eksiksiz ve kusursuz olarak isledi! Simdi kimsenin dönüp ‘peki bunca aci neden yasandi?’ diye sorasi yok!
Kurdistan, özgürlük, isgal, gelecek kimsenin umurunda degil artik! Tutturmusuz ”savas dursun!”
Savas duracak arkadaslar! Hiç bir savas sonsuza kadar sürmez! Önemli olan bu savasin sonucunda çekilen bunca vahset ve eziyete ragmen elinizde ne oldugu? Bir gün siz tipki dün ve bu gün oldugu gibi gözleriniz açtiginizda artik bir ülkeniz olmayacak! Bir davaniz, bir umudunuz, çocuklarinizin gelecegi, hiçbir sey
Iste egemenler bunu bildigi için sizi yakaladiklari her alanda, size egemen kibrini dayatiyorlar!Sizin anlamakta zorlandiginiz gerçegi onlar çok önceden fark etmeseydi, size ”ana dilde egitim”yerine ”anadilde savunma”hakki önermezlerdi! Ne güzel adamlar size açik açik söylüyor.Nasilsa daha çok yargilayan biz yargilanan siz olacaksiniz, ana dilinizde savunun kendiniz bari nasilsa bizim cezamiz sabit!
Ayiptir!Arkadaslar günahtir!..
Ortada yeryüzünde görülmeyecek kadar dirençli, cesur, gözünü budaktan sakinmayan, özgürlügü için, canini, malini, evlatlarini feda eden bir halk var! Ve siz bu halkin çocuklarisiniz! Kurdistan’dan baska gidecek yeriniz, çalacak kapiniz, ülkeniz yok! Eger bir pazarlik söz konusu olacaksa bu güne kadar yapilmis tüm katliamlarin, tüm direnislerin, tüm ölümlerin, idamlarin, sürgünlerin ve acilarin hatirina ilk maddesi ”Kurdistan’in özgürlügü”olmali. Ve bunun için tavizsiz olarak isgalcilerin topraklariniz bosaltmasini istemelisiniz!
Adamlar sizi nasil kale alsin bu halinizle? Hem bir savas çikardilar, hem bunu palazlandirdilar, hem simdi sizi kendi çikardiklari savasa karsilik suçluluk psikozuna sokup sartlarini dayatip kabul ettirdiler.
Bir halkin özgürlük mücadelesi, ancak bu kadar terörize edilebilir, ancak bu kadar düsük yaptirilabilirdi.
Nasilsa Türk’te oyun bitmez!
Adamlarin arkalarinda 600 yillik entrikaci devlet gelenegi var?
Sahi sizde ne var?
Daglara taslara beynini savurup, kurda kusa yem ettiginiz mezari dag olan kara çocuklar, zorunlu göçe tabi tutulmus ve metropollerde baslarina gelmeyen kalmayan bir halk, dünyanin dört bir yanina savrulmus sürgün kara çocuklar, cezaevlerini hinca hinç doldurmus mahkumlar, torunu yasindaki çocuklardan cop, gaz, dayak yiyen ana babalariniz!
Ve nihayet güçlendirilmis belediyeler! Hayirli olsun kardesim! Güle güle kullanin!
Ihsan Nuri Pasa pazarliga oturdugunda ”Savasan taraflarin, masaya oturmasi kadar dogal bir sey yoktur.Önemli olan nerde ve nasil masaya oturdugunuz degil o masadan nasil kalktiginizdir!”demisti.
Tabi ortada bir masa ve oturan iki taraf varsa
.
Hasili
Heyf! Hezar Heyf!
Kejê Bêmal