Makale

YOL AYRIMI

Artik yollari kesin çizgilerle ayirmaktan baska çare yok. Savas, silah ve siddet isteyenler ile savasa son verilmesini isteyenler yollarini ayirmalidirlar.

Savasin bu güne kadar Kürt halkina bir faydasi olmadi, çözüme bir katki sunmadi, aksine köstek oldu. Bir hayli gürültü koparsa da, sonuçta Kürt halkinin özgürlügüne köstek oldu.

Benimle tarihsel konuda ayni fikirde olmayanlar bile, bu günden sonra zerre kadar yarari olmayacagini görmek zorundadirlar.

Bu yüzden, silahlarin susmasini isteyenler, tam da simdi, birlikte harekete geçmeli ve her ne gerekçe ile olursa olsun, silah ve siddette israr edenlere karsi bir cephe olusturmalidirlar.

Ancak bu sekilde bu beladan kurtulunur ve Kürt sorununun çözümünün yolu açilmis olur.

Silahli mücaddele ve siddet kullanma konusunda Kürtler arasinda farkli görüsler hep oldu.

Bazilari silahli mücadeleyi benimsememekle birlikte, tümden reddetmedi.

Bazilari silahli mücadeleyi temel kabul etmekle birlikte, bu yola basvurmadi veya gücü yetmedi.

12 eylül darbesinden sonra da, legal çalisma imkanlari tümden yok olunca, PKK silahli mücadeleye basladi. Silahli mücadelenin nasil basladigi, kimlerin etkisiyle basladigi konusunda bir hayli tez var ama simdi önemli olan bu degil. Su anda önemli olan savas ve siddetin dudurulmasi ve Kürt halkinin bu cendereden kurtulmasidir.

Çünkü silaha sarilan Öcalan bile artik silahlarin susmasini istiyor.

Daha önce de firsatlar dogdu ama derin devlet/Ergenekon veya baska çevreler, bunu sabote etmeyi basardilar.

Simdi yine olumlu bir rüzgar esiyor.

Simdi, hem Kürt tarafinda hemde Türk tarafinda, silahlarin susmasini isteyenler, zaman geçirmeden birlikte bir cephe insa etmeli ve bu sürecin yeniden sabote edilmesinin önüne geçmelidir.

Henüz kesin olmamakla birlikte, Paris’te ki cinayet, bu sürece köstek olmak isteyenlerin harakete geçtiklerini gösteriyor.

Öcalan yeni yakalandiginda televizyonda açikça hizmete hazir oldugunu söylemis ve buna karsi büyük bir tepki olusmustu.

PKK’liler ve çevresindekiler, o zaman Öcalan’a ilaç verildigini söylediler ama daha sonra o laflarini unutup, iradelerinin Imrali’da oldugunu söylediler.

Bu irade son zamanlara kadar devam etti. PKK’nin ve DBP’nin basindakiler muhatabin Imrali oldugunu yillarca söylediler ama simdi bazilari, yalniz Imrali olmaz diyor. Acaba ne degisti de tek muhattab Imrali olmaktan çikti.

O zamandan bu zamana tek degisen sey, Imrali’nin kontrolunun Ergenekon’dan AKP’ye geçmis olmasidir. Silahlarin susmasi, Ergenekon ve bazi baska odaklarin isine gelmediginden, Imrali irade olmaktan çikti.

AKP’nin Imrali’yi kontroluna geçirmesi ve Öcalan’in silahlari birakmak istemesi, Kürt sorununu çözmez ama hiç olmazsa bu siddetin ve kör dögüsünün bitmesinin yolunu açabilir.

Bu silahli mücadele, kör dögüsü, derin devlet/Ergenekon ve onlarin uzantilarinin eliyle yürütüldü. Bunun gizlisi saklisi da kalmamis. Adamlar 1000 kisilik kadroyla hem kuruyor hem de yönetiyorlar.

Bu kisa tarihçeden sonra, yine basa dönmek istiyorum.

On binlerce insanimizin ölmesine, milyonlarin yerlerinden yurtlarindan olmasina sebep olan bu savas bitmeli.

Bir tarafinda derin devlet, Ergenekon, öbür tarafinda güya Kürtlerin oldugu ama yine ayni eller tarafindan yönetilen ve yürütülen bu savas, bu siddet bitmeli artik.

Ancak bundan sonra Kürt sorununun çözüm yolu açilabilir.

Ancak bundan sonra, Kürtler, Arap baharinda oldugu gibi dünyanin gündemine terörist degil, haklari verilmesi gereken bir halk olarak girebilir.

Ey Kürt halki!

Onbinlerce evladinizin katledildigi ve bu kadar yikima sebep olan bu siddeti bitirmenin zamani gelmedi mi?

Ey Türk halki! Onbinlerce evladinizin kadledilmesine sebeb olan ve bütçenizin büyük bir kismini yutan bu siddeti bitirmenin zamani gelmedi mi?

Bence bunun tam zamani!

Halk destegine sahip Hükümet bu yolda bir adim atti ve silahli mücadeleyi baslatan Öcalan’la görüsmeye basladi. Bu atilan adimdan geri gidilmemesi için, bu siddetin durmasini isteyen herkesin harekete geçmesi gerekiyor.

Simdi eskileri bir yana birakmanin zamanidir.

Kürt kesiminden simdiye kadar bu siddete destek verenler ama artik yeter diyenler!

Bu siddetten bikanlar! Sessiz kalmayin.

Öcalan irademiz diyenler, iste o da, her ne sebeple olursa olsun, bu siddetin bitmesini istiyor!

Onurlu PKK ve DBP’liler, artik bu buyunduruktan kurtulmanizin zamani geldi!

Hatta, isteyerek yada istemeyerek, derin devlet/Ergenekon veya baska odaklarin kontroluna girmis kimseler, cesaretle kimliginizi ve yaptiklarinizi, duyduklarinizi, gördüklerinizi açikliyarak, sürece destek verebilir ve onurunuzu kurtarabilirsiniz!

Ayni sekilde Türk kesiminden, bu siddetin bitmesini istiyenler! Sessiz kalmayin! Bu sefer bu kör dögüsünün bitmesi için, yeniden sabote edilmemesi için örgütlenin.

Su yada bu sekilde, simdiye kadar bu siddete destek verenler de yada içinde olanlar, cesaretle bildiklerini ve gördüklerini açiklayarak ve sürece destek vererek onurlarini kurtarabilirler.

Elbette en önemlisi, Bu kör dögüsünün bitmesini isteyen örgüt ve aydinlarin, kitlesel bir hareket yaratmak için vakit kaybetmeden hareket geçmeleridir.

Böylesine kitlesel bir hareket karsisinda kimse duramaz ve halklarimiz bu kör dögüsünden kurtularak, sorunu masa basinda, kimsenin burnu kanamadan tartisabilir ve çözebilirler.

Ancak büyük bir kitlesel hareket, geri adim atilmadan veya sabote edilmeden, bu kör dögüsünün bitmesinin garantisi olabilir.

Hüseyin Kizilocak

Back to top button