Suriye Kürdistani
Tepkiler, Irak’ta Kürt Özerk Yönetimi’nin kurulmasi sirasindaki tepkilere ne kadar da çok benziyor… Korkular, refleksler ne kadar benzer…
Dört parçali Kürt bölgesinin Irak’tan sonra, ikinci parçasinda da özerk ya da bagimsiz bir yapi kurulmasi ihtimalinin ortaya çikmasi, devletin ve siyaset sinifinin (tabii babalarinin korktugunu gören çocuklar ondan da fazla korkacagi için) ve halkin iliklerine islemis olan o mahut korkuyu; “Ya bizimkiler de ayrilirsa” korkusunu nasil da hortlativerdi.
Oysa, pekala görmüstük Kuzey Irak Kürt Yönetimi’nin hiç de öyle sandigimiz gibi domino etkisi yaratmadigini; Türkiyeli Kürtler arasinda ayrilma yönünde bir hareket dogurmadigini…
Ama iste yine de korkuyoruz. Devletiyle, milletiyle hep beraber bölünme fobisinin kiskacinda kivraniyoruz.
“Suriye’nin toprak bütünlügü”
Görünüste endiseye sebep olan durum PYD’nin bölgeyi PKK üssüne çevirmesi ve Türkiye’nin güvenligi için ciddi risk olusturmasi olarak ifade ediliyor
Eger mesele sadece bu olsaydi, Türkiye’nin olusturulacak bu “terör üssü”ne karsi sinirlarini korumak için alacagi önlemler, o bölgeden gelecek saldirilara karsi dogacak mesru haklarimiz konusunda fikir birligi saglamamiz zor olmazdi.
Ama endisenin sadece bu olmadigini biliyoruz.
Yalçin Akdogan Star’daki yazisinda asil endisenin ne oldugunu gayet net ifade ediyor.
Önce “PKK’nin uzantisi olan PYD’nin Türkiye sinirinda uzanan bölgede etkinlik kazanmasi panikle karsilanmamali, ama ciddi bir durum olarak ele alinmali” dedikten sonra söyle devam ediyor:
“Bizim sorun olarak algilamamiz gereken durum, Suriye’de haklari gasp edilen veya büyük zulümlere maruz kalan insanlarin belli haklara sahip olmasi degildir. O zaman sorun olarak görmemiz gereken nedir? Suriye’nin toprak bütünlügünün ve birliginin bozulmasi, iç karisiklik ve çatismanin yasanmasi.”
Görüldügü gibi burada vurgu, “Suriye’nin toprak bütünlügü” üzerine yapiliyor ve “Suriye’nin toprak bütünlügünü savunuyoruz” derken “Suriye Kürdistani’na izin vermeyiz” denmek isteniyor.
Ve böylece had asilmis oluyor…
Zira, Türkiye’nin Suriye’de bagimsiz bir Kürdistan kurulmasina izin verme ya da vermeme hakki olamaz. Elbette bu konuda endise, temenni, tercih belirtebilir, yumusak gücünü kullanarak aleyhinde gördügü bir gelismeyi engellemek için diplomatik alanda çesitli çalismalar yapabilir. Ama herhangi bir sey dikte edemez ve bunu bir müdahale sebebi olarak ortaya koyamaz. Ancak, sözü edilen “terör üssü” olusur ve PKK bu bölgeden sizar ve saldirilarda bulunursa, buna karsi mesru haklar kullanilir. Ama “testi kirilmadan” mantigiyla, o bölgedeki Kürt siyasi olusumunu bastan engellemek üzere herhangi tür bir siddete basvuramaz.
Ilelebet bu fobiyle mi yasayacagiz?
Aslinda bizim dün Irak’ta, bugün Suriye’de ortaya çikan durumla ilgili ne yapacagimizdan çok, meseleyi kökten ele alip iliklerimize isleyen bu “bölünme fobisi”nde kurtulmamiz gerekiyor.
Karsimizda dört parçaya bölünmüs dört ayri devletin sinirlari içinde yasayan bir Kürt milleti olgusu var. Ve bu dört parçada yasayan Kürt nüfus içinde degisen oranlarda “ayrilma” fikri, özlemi ya da hayali yasiyor. Bu hayal ülkelerdeki siyasi konjonktüre göre bazi zamanlarda “yaklasan” bazi zamanlarda ise “uzaklasip siliklesen” bir hayale dönüsüyor. Kimi ülkelerde çok küçük bir azinlik tarafindan paylasiliyor; kimi ülkelerde daha genis bir kitle zemini buluyor.
Peki durum böyle diye, biz ilelebet korku içinde mi yasayacagiz? Bugün Suriye’yi atlattik diyelim, yarin Iran’da benzer bir konjonktür ortaya çiktiginda ayni kalp çarpintilarina mi gark olacagiz?
Yoksa, yapmamiz gereken tek seyi; kendi Kürtlerimizle gönüllü birligimizi pekistirmek için atmamiz gereken adimlari mi atacagiz?
Besbelli ki, “Öbür parçalarda ne oluyor” diye korkup durmaktansa, Türkiye sinirlari içinde yasayan Kürtlerin daha özgür, daha mutlu ve daha müreffeh yasamasina odaklanmaktan baska yapacak bir seyimiz yok.
Biz bu konuda epeyce yol almis durumdayiz. Eksikliklerimizi acil olarak tamamlamali ve ondan sonra da, halklarin agirlikli çogunlugunun her zaman rasyonel davranacagina, çikarini dogru tespit edecegine güvenmeliyiz.
Korku hata yaptirir ve malum, korkunun ecele faydasi yoktur.
————————————————
Bugün-30 Temmuz
Gülay Göktürk