Makale

Bu da benim sizlere son yaziym olsun

Aslinda son yazimi da artik bu kösede yazmayacaktim. Fakat nezaketen de olsa, siz okuyucularla vedalasmak en dogrusudur diye düsündüm. Çünkü geçen 5 yil içerisinde sizlerle birçok konulari bu sitede paylastim. Gerçi eskiden de ister Denge Komkar, Riya Azadi, isterse de Azadi, Ronahi gazatelerinde de dönem dönem baska adlarlada olsa kimi haber ve yazilar yazdim. Ben ne basin yayin ne de siyasal, politik mektepler okudum. Pratik ve tecrübelerimin sentezlestirilmeleri sonucu yazma aliskanligi edinerek bu günlere kadar, en az ayda bir defa bu kösede sizlerle birlikte olmaya çalistim. Deyim yerindeyse birçok okuyucunun bam teline basarak ayni düsünce ve görüsleri birlikte paylasarak, onlardan biri oldum. Özelliklede ülke ve Almaya’daki konulara agirlik vererek kimi konulari dilim döndükçe yazmaya çalistim. Yazarken birileri gibi hiç de bilgiçlik taslamadim, ne yalpaladim ne de iddiali, kindar, hirsli ve uçuk davrandim. Çogu zamanlar dogal, yalin, traji komik ve müstehcen takilarak, gerçeklere bagli kaldim. Konulari biraz mizansenslestirerek, sikiciliktan kaçindim. Tüm bunlari sentezlestirirken okuyucularin tebessüm ve hislerine ortak oldum. Kisacasi 30 küsür yillik çalismalarimda yogruldugum hamurdan hareketle bir seviye tutturdum ve tüm bu birikimlerimlerimi harmanlayarak sizlerle paylastim. Özelliklede sayin Burkayin 2009´ da’Anilarina’ atfen kimi seviyesiz kisilerin kaleme aldiklari yazilara karsi, kalemim ve sözümle dikildim, ardindan Sivan Perwer´e karsi gerçeklestirilen linç kampanyalarinda birazcikta olsa Sivan oldum, büyük Çinarlar Cigerxwun, M.Emin Bozarslan, Serefkendi, Mandella´ lardan, Barzani´ nin Diyarbakira gelisinden bahsedip, Kürdistandaki kimi aktuel gelismeleri, Dogu Perinçek ve Yalçin Küçük gibi provakatörlerin PKK içerisindeki rolleri, Roboski katliami, Kürdlerin Almanya’daki genel durumlari, KOMKAR´ dan beklentiler v.s gibi konulari sizlerle birlikte irdelemeye çalistim. Ayrica Apocu politikalarin özelliklede Kürd cografyasindaki derin tahribatbat ve iliskilerine dikkat çektim.

Aslinda yazimi sadece okuyuculardan vedalasmak için kaleme almak istemistim, fakat gel gör ki gelismeler karsisinda yine de insan, kalem oynatmak zorunda kaliyor. Bundan sonra kalem oynatmasam bile, dogru bildigim gerçekleri agzimla dilim döndügünce irdeleyip görüslerimi baska araç ve yöntemlerle savunacagim. Apocularin dün oldugu gibi bugün de Güney Kürdistan propagandalari düsmana parmak isirtan cinstedir. Buna en iyi örnek Ferda Çetin, Baki Gül, Ahmet Kahraman, Hüseyin Ali, Duran Kalkan ve Cemil Bayik´ tirlar. Apocularin Sengal çigirtkanligi ve bu konudaki hesaplari, yarin Güney Kurdistan halki ve hükümetine karsi paha biçilmez koca bir tuzaktir. Bu tuzak sirf Apocularin Sengal halkina asik oluslari ve onlari korumak istediklerinden kaynaklanmiyor, esas sorun bunun arka planinda bölge devletlerin bu isteki plan ve hesaplaridir. Apocular EFENDI´leriyle birlikte Sengal Koruma birlikleri yaratip Kürdistan topraklarinda yeni bölünmelerin yolunu KANTON denen tuzak ve TEL örgülerle hayata geçirmeye çalisacaklardir. Apocular Güney Kürdistanda’ Kandil Cumhuriyeti’ ve yandas partiler PÇKI kurarak yillarca beceremediklerini, Sengal Kürdleri üzerinde deneyerek taban edinmeye çalisacaklar. Bence bunda da Apocular ve efendileri basarilida olacaklardir. Bu durum Güney Kürdistan’da ayrica yeni sorun ve çeliskilerin derinlesmesinide beraberinde getirecektir. Apocular Sii ( Baas, Maliki, Iran) beraberligini yavas yavas sollandirdiktan sonra AKP politikalarina denk gelen yeni bir evlilik pesindedirler. Buda AKP´ nin politikalarina denk düsen ve sonuç itibariyla Kürdlere düsük yaptirack bir ‘Neo AKP’ politikasidir. Bu durumu görüp tahlil edip ve degerlendirecek kisiler kesinlikle olacaklardir. Alman Hükümeti ve basinin Kürdlere bakis açisi gittikçe degismektedir. Eskiden derdik ki ‘ Almanlarin Kürd politikasi yoktur’ . Bugün itibariyla Almanlarin da Kürd politikasi artik kendisini dayatmistir. Kabul etsek de, etmesek de Almanlar Kürd politikasina müdahil olmuslardir ve bu durum önümüzdeki süreçte daha da netlesecektir. Ilk kez NATO eksenli bir güç ister siyasi, ister askeri alanda Kürdlerin feryatlarina ortak oldular. Bu durum önümüzdeki süreçte Kürdlerin bagimsizlik taleplerini kamçilayacaktir. Bundan hareketle Kürdler tüm çalismalarini ve enerjilerini bagimsizlik yönünde yogunlastirmalilar. Aksi taktirde ISID gibi bir tehlike Kürdler için her zaman olacaktir. Kürdlerin selameti Sii ve Sunnisiz bir ayrismadadir. Ve bu durum Kürdlerin her alanda rahatlamalarini beraberinde getirecektir. Kürdistan’daki son gelismelere bakildignda ISID´in beli Pesmerge güçlerince kirilmis ve bir çok sitratejik öneme sahip yer, ISID çetelerinden kurtarilmistir. Bu da Kürdlere ister yurt içinde istersede yurt disinda olsun muazzam bir moral kaynagi olmustur. Bu yüzden de Kürdler bulunduklari her alanda Pesmergeyle dayanisma içerisinde olup Kürdistanin bagimsizligi yolunda MOBIL olmak zorundadirlar.

31 Augstos´ ta Almanya basbakani Sayin Merkel parlenentoda ‘Tag der offenen Tür ‘ resepsiyonu düzenlemisti. Bir grup arkadasla katilarak sayin Merkel´e hem KOMKAR bildirisini elden verdik, hem de ‘sayin Merkel Kürdler size tesekkür ediyorlar’ döviz ve Kürdistan bayragini binlerce insanin gözleri önünde kaldirarak dikkatleri çektik. Çünkü 1 Eylül günü Almanya Hükümeti kimi muhalif ve çatlak seslere ragmen Kürdistan’a silah gönderme konusunda Mecliste kesin karar çikaracaktir.

Evet bazen bir kaç kisinin kendi insiyatifleriyle gelistirdikleri her hangi bir is ve etkinlik bile çogu zaman hedefine ulasabiliyor. Yeter ki buna benzer konularda insiyetifler gelistirilip, firsatlar degerlendirilebilsin.

Degerli Okuyucular yukaridada degindiyim gibi bu yazimla birlikte sizlerle artik vedalasiyorum. Saglicakla kalin, en güzel yasam dileklerimle, hepinizi kucakliyor ve öpüyorum.

Hüseyin Sahin

Back to top button