Makale

Yeni yila yeni umutlarla

Bir yili daha geride biraktik. Yeni bir yila girerken sevinçlerimizi ne yazik ki, çogaltamadik. Ülkemizde kan, gözyasi ve gerilimi azaltamadik, var olan sorunlarin demokratik ve barisçi yollarla çözme konusundaki çabalar ne yazik ki 2016 yilinda da sonuçlanmadi. Basta Kürt sorunu olmak üzere ülkenin diger basat sorunlari, hala çözüm bekliyor. Ne var ki, bu sorunlarin çözümü konusunda siddet ve gerilimden medet uman, güvenlikçi politikalari tek geçerli yol ilan eden anlayislar da hala devam ediyor ve bu nedenle geçtigimiz yil toplumsal gerilim de giderek tirmandi. Kan akti, masum vatandaslar ve siviller öldürüldü.

Ne yazik ki, PKK, 2015 yilindan baslayip hala sürdürdügü ve ama Kürt halkinin özgürlük istemine yarari olmayan fiilen kentlerde sokak çatismalarina ve bombali eylemlere yönelerek, ‘devrimci halk savasi’ adi altinda, birçok kentte hendekler ve barikatlar olusturarak sicak silahli çatismalara giristi.

Buna karsilik olarak devlet de, sözüm ona ‘terörle mücadele’ adi altinda bölgeye olaganüstü bir askeri yiginak yaparak karsilik verdi, birçok kent ve mahallede günlerce sürecek sokaga çikma yasaklari ilan ederek sivil halkin yasam alanini daraltarak halka adeta sikiyönetim uyguladi. Bölge, bombali tuzaklar, bombardimanlar, top ve tank atislari, askerlerin kisladan çikip sokaklara yayilmasi, adeta bir iç savasin esigine getirildi. Iki ates arasinda kalan bölge halki, malindan, mülkünden vazgeçerek canini kurtarmak amaci ile çatisma bölgelerinden çikarak göç etmek zorunda kaldi.

Geçen yilin ortalarinda 15 Temmuzda bas gösteren darbe girisimi basarisiz kaldi, ülke adeta uçurumun kenarindan döndü. Darbe Girisimi sonrasi ilan edilen ‘Olaganüstü Hal’ uygulamalari bölgede adeta bir savas senaryosu yasatti. Olaganüstü Hal döneminde çikarilan Kanun Hükmünde Kararnamelerle demokratik hak ve özgürlükler endise verici düzeyde kisitlandi. Bir kisim basin ve yayin organlari kapatildi, gazeteciler ve akademisyenler göz altina alindi. Olaganüstü Hal uygulamasi iki kez uzatilarak adeta ‘Olagan Hal’ durumuna getirildi.

Partimiz darbe girisimini ilk kinayan ve bu konuda ilk açiklamayi yapan kurumlardan biridir ki biz darbe aksami ‘kimden gelirse gelsin, kime karsi yapilirsa yapilsin her türlü darbeye karsiyiz. En kötü demokrasi darbe yönetiminden daha iyidir. ‘ Dedik.

Geçtigimiz yil kazanani belli olmayacak bir kirli savasin toplumu etkisi altina aldigi, inatlasmanin ve birbirine üstünlük kurmanin kiyasiya devam ettigi bir yil olarak geride kaldi. Kendi siddetini mesrulastirma konusundaki didisme 2016 yilinda daha açik ve net bir biçimde görüldü.

Bugün dönüp geriye bakildiginda, hendek ve barikat savasini Kürt halkinin ulusal demokratik haklari için bir mücadeleymis gibi göstermenin bir gafletten baska bir sey olmadigi ve inandiriciliktan uzak oldugu açikça görülmektedir. Kürt halki adina ‘özyönetim’ ilan etmek, bu yönde karar kilmak, bunu halkin özgürlük ve demokrasi konusundaki beklentilerine yanitmis gibi göstermek yanlistir. Bu anlayis, Kürt sorununun çözümüne hizmet edebilecek bir anlayis degildir. . ‘Özyönetim’ ya da ‘özerklik’ için, silaha, kana ve siddete gerek yoktu. Bunu defalarca söyledik ancak söz dinletemedik. Bu macera Kürdistan’da onlarca kentin yikilip viran olmasiyla ve binlerce Kürt gencinin öldürtülmesi ile son buldu. .

Devlet Kürt sorununun çözümüne yönelik, adil, demokratik ve kalici adimlar atacagi yerde, sorunu güvenlikçi politikalarla çözmeye havale ederek, sorunun çözümünü daha da zorlastirmaktadir. Bu güvenlikçi politikalarin sonucu halkimiza kan gözyasi, göç ve yoksulluk getirmektedir.

Biz israrla söylüyoruz: Kürt sorununun gerçek çözümü, esit, adil ve demokratik federal bir yapi ile ancak anlam bulabilir. Bunun için önce üniter yapinin degismesi, yeni ve demokratik-sivil bir anayasanin yapilmasi gerekir.

Diger yandan 2016 yili bölgemiz bakimindan da çok hareketli geçti. Orta dogudaki kutuplasmalar, birçok ülke için oldugu gibi Kürtleri de yakindan etkiledi. Güney Kürdistan hükümeti ve Irak merkezi hükümeti arasinda bas gösteren sikintilar, ISID’in bölgede yarattigi tehdit, Suriye krizine Rusya federasyonunun fiilen müdahalesi, bölgedeki dengeleri ciddi sekilde etkiledi. Rusya-Iran ve Irakli Siilerin Suriye’de Besar Esad yönetimi ile birlikte hareket etmeye baslamasi karsisinda, koalisyon güçleri ve Nato çevrelerinde de yeni bir hareketlenmeye yol açti. Bu süreç eski yilin son günlerinde TC-ABD ve AB arasinda gergin iliskilerinde yasansigi bir dönem oldu.

Tüm bu hareketlenmeler karsisinda Güney Kürdistan hükümetine bagli Pêsmergeler ISID’in isgalindeki Sengal kasabasini geri alarak ISID’e agir bir darbe indirdi. Pêsmerge Musul-Rakka karayolunu kontrol altina alarak ISID’in iki üssünün baglantisini kesti. Kürdistan Parlamentosu merkezi yönetimle yasanan krizden çikis yolu olarak Iraktan ayrilarak bagimsiz devlet kurmayi gündemine aldi. Elbet Güneyli Kürtlerin kendi geleceklerini özgürce kendilerinin belirleme hakki var ve bu hak bagimsiz bir devlet kurma biçiminde yasam buluyorsa herkesin buna saygili olmasi gerekir.

Türkiye bölgedeki çatismalarda ‘taraf’ olarak Ortadogu’daki batakliga sürüklendi. Suriye’de ‘Firat Kalkani Hareketi’ ile Kürdistan’i kusatma altina almaya çalisiyor. Uluslararasi toplum ile Türkiye iliskileri izlenen yanlis iç ve dis politikalardan dolayi giderek gerildi. AB ile olan iliskiler donma noktasina geldi. Türkiye ABD ve AB den hizla uzaklasarak ‘Sanghay Beslisi’ ve ‘Avrasya ‘ bilesenleri ile saf tutmaya basladi. Rusya, Iran ve Türkiye yakinlasmasi ve yilin son ayinda Haleb’e iliskin varilan ‘üçlü’mutabakat sonunda Halep’te tahliye islemleri basladi. Halep ateskesi simdilik devam ediyor.

Yilin son çeyreginde Musul operasyonu basladi. DAIS’ Musuldan temizlemek için kent disaridan pesmerge güçleri ve içerden ise Irak ordu güçleri ve Hasdi Saabi adindaki sii milisler tarafindan operasyonlar baslatildi. Kent içinde kanli çarpismalar hala da devam etmekte, agir kayiplar yasanmaktadir. Ne yazik ki Musul savasinda Kürt halki da onlarca pêsmergenin yansira önemli düzeyde bir askerini de kaybetti. Dr. Said ve bir arkadasi mayin temizleme esnasinda yasamlarini yitirdi.

Güney Kürdistan hükümetinin bagimsizlik yönündeki egilimleri de giderek su yüzüne çikmaya basladi. Öyle görünüyor ki Musul operasyonu basari ile sonuçlanirsa Kürdistan’in bagimsizlik talebi daha yogun olarak gündeme gelecek. Biz HAK-PAR olarak Güneydeki Kürtlerin kendi özgür geleceklerini ve kaderlerini belirleme yönünde alacagi her karari destekledik ve bu destegimizi bu gün de sürdürmekteyiz. Güney Kürdistan’in bagimsizlik yönündeki girisimleri engellemeye ve sabote etmeye yönelik tutum ve davranislari da her seferinde kinadik, kinamaya da devam edecegiz.

Bu yeni yilda umarim ve dilerim ki, geçen yillarda patlamalar, katliamlar, ve bombalarla sarsilan yasamlar yeni yil ile birlikte son bulsun. Basta Ankara, Istanbul, Diyarbakir ve Antep olmak üzere, son olarak da Rusya büyükelçisinin öldürülmesi ile devam eden, Türkiye ve Kürdistan cografyalarinda DAIS ve PKK/TAK tarafindan üstlenmis olan siddet ve terör eylemleri ile, FETÖ/PDY patentli kumpas ve kalkismalar nihayete ersin, Türkiye ve Kürdistan halklari baris içinde özgür bir yasama kavussun. Geçen yillarda yasadigimiz acilar bir daha yasanmasin. Bölgemizde ve özel olarak da Türkiye ve Kürdistan’daki çözüm bekleyen temel sorunlar barisçil zeminlerde, diyalogla çözüme kavusturulsun. Yeni yil kanla, gözyasiyla ve siddetle degil, özgürlük ve barisla taçlansin. Analar aglamasin, siddet yasamimizi teslim almasin.

Hatirlayalim ki, yilin son günü ayrica Kürdistan Sehitleri günü olarak da anilmaktadir. Bu vesile ile Kürdistan halkinin özgürlügü için yasamini yitirmis olan tüm sehitlerimizi aniyor, mücadeleleri ve anilari önünde saygi ile egiliyorum. Kürt halki özgürlügü için savasip yasamini yitiren evlatlarini unutmayacaktir.

HAK-PAR olarak, yeni yilda akan kanin durmasini, siddet, gerilim ve operasyonlarin son bulmasini, var olan sorunlarin barisçil yollarla çözülmesini umut ediyoruz. Çatismalarin durmasi ve hayatin normale dönmesi için silahlarin çözüm araci olarak görülmesinden vazgeçilmesini umuyoruz. 2017 yilinin Özgürlük ve Baris yili olmasini diliyoruz. Bu vesile ile tüm vatandaslarimizin yeni yilini kutluyor, özgür ve demokratik bir gelecekte, baris, huzur ve mutluluk dolu yarinlar geçirmelerini diliyoruz.

Latif Epözdemir

Back to top button