Haber

AK Parti Hükümeti Katilleri Korumaktan Vazgeçmeli

Roboski Katliamanin üstünden 5 ay geçti.
TC Cumhurbaskani, basbakan, hükümet ve AK Parti sözcüleri yaptiklari açiklamalarda olayin, ‘Ankara dehlizlerinde kaybolmasina müsaade etmeyeceklerini’ defalarca dile getirdiler.
Ama bu güne kadar bu dogrultuda kayda deger bir adim atmadiklari gibi, bombalama emrini veren katilleri korumak amaciyla katliamin üstünü örtmeye çalistilar.
Katillerin açiga çikartilmasinda israrli olan kurbanlarin aileleri, bölgedeki askeri yetkililer tarafindan tehdit edildiler. ‘Kaçakcilik’ ve ‘devlet görevlisini darp etme’ ile suçlanan bazilari hakkinda da sorusturma baslatildi.
Roboski katliamina iliskin olarak Kürdleri rencide eden açiklamalarda bulunan Basbakan ve Içisler Bakani, son olarak, vahsice katledilen Kürd gençlerinin, ‘kaçakçi’, PKK’nin figüranlari ve militanlari’ olduklarini, bu nedenle ‘terör bölgesi’nde bu tür olaylarin yasanmasinin dogal karsilanmasi gerektigini söylediler, katliam emrini veren yetkilileri koruma altina aldilar.
Roboski katliamina yönelik tavri, ‘Ustalik dönemi’ AK Parti hükümetinin niteligini ortaya koymaktadir.
Son söylem ve tavirlari, Ustalik dönemi AK Parti hükümetinin, yapilan dostca uyari ve çagrilari dikkate almadigini, degistirme sözünü verdigi sistemin Kürd politikasini yürütmeye kararli oldugunu gösteriyor.
Iktidarda kaldikça devletlulasan, degistirme sözü verdigi devletin dilini ve söylemini giderek kabullenen Basbakan, Kürd sorununda, sorunu daha da karmasik hale getiren güvenlikçi politikalara sarilmaktadir. Oysa bugüne kadar yasananlar, bu politikanin çikar yol olmadigini defalarca ortaya koydu.
Ustalik dönemi Erdogan’i ayni zamanda kibirli, sivri ve hakaretamiz bir dile sahip. ‘Terörle mücadele, siyasetle müzakere’ diyen, daha bir kaç gün önce BDP ile siyasi müzakere yapilabilecegini ifade eden, MIT’in PKK ile görüsebilecegini dile getiren Usta Erdogan, son konusmasinda, siyasi ahlaki ayaklar altina alip BDP’yi ‘kalleslikle’ suçladi. Amansiz devlet siddetini gizlemeyi amaçlayan, güvenlik güçlerinin baski ve zülmünü hakli göstermek isteyen bu dil, müzakerenin dili degil, siddetin dilidir.
Türkiye’de baris, demokrasi, degisim ve Kürd sorununun diyalog yolu ile çözümü çabalarinin önüne büyük engeller çikaran siddet sarmali giderek güçleniyor. Oysa siddet sorunlari çözemedigi gibi içinden çikilmaz hale getiriyor.
Siddet sarmalindan kurtulmak için asil görev hükümete düsüyor.
AK Parti hükümeti, siddetin dili ve güvenlikçi politikari bir yana birakmali, askeri operesyonlari durdurma basta olmak üzere sorunun diyalog yolu ile çözümü kolaylastiracak adimlar atmalidir.
AK Parti hükümeti, ‘tazminatsa fazlasiyla ödedik’ gibi Kürdleri rencide eden söylemlerden vazgeçmeli, bombalama emrini veren katilleri korumayip onlari kamuoyuna deklere etmeli, kurbanlarin ailelerinden özür dilemelidir.
AK Parti hükümeti legal Kürd hareketine hakaret etmeyi bir kenara birakmali, sorunun çözümü için taraflarla samimi diyalog kurmalidir.
PKK, silahli eylemlerinin ayni zamanda Güney Kürdistan’daki yapiya da zarar verdigini görmeli, baris çagrilarini dikkate alarak ateskes ilan etmeli, silahli mücadele stratejisini gözden geçirmelidir.
Degisimden, esitlik ve adaletten yana tüm kesimlerin katilimi olmadan Kürd sorunu gibi önemli bir sorunun çözülemeyecegine inanan Kürdistan Sosyalist Partisi, bu kesimleri el ele vererek AK Parti hükümeti üzerinde demokratik baski uygulamaya, PKK’nin sivillere zarar veren eylemlerine karsi çikmaya, ateskes talebinde kararli davranmaya çagirir.
30 Mayis 2012
Kürdistan Sosyalist Partisi

Dengê Kurdistan

Back to top button