Makale

Baltayi kendi ayagina vurmak

Ege Üniversitesi’nde çikan bir kavgada Firat Yilmaz Çakiroglu adinda bir genç öldü, üç genç de agir yaralandi. Bu elbette üniversitelerde çikan ve ölümle sonuçlanan ilk olay degil, ama ülkede gerginligin arttigi bir dönemde cereyan etti.

Genel seçimler yaklasirken AK Parti’nin baskanlik sistemindeki israri zaten ortami germisti. Su günlerde yeni güvenlik paketi Parlamento’da görüsülüyor ve kiyasiya kavgalara yol açiyor. Muhalefet bunu bir diktatörlük girisimi diye niteleyip direnme hakkini kullanacagini söylüyor. Basbakan Davutoglu ise ‘halk gerekirse kendi mahallesini savunur’ diyerek bizzat kendisi kitleleri sokaga dökmekten söz ediyor.

Böylesi bir ortam provokasyonlara son derece açiktir ve üniversitelerde uç veren bu tür çatismalarin yayginlasmasi halinde sonunun nereye varacagi kestirilemez.

Ölen genç Ülkü Ocakli. Birileri bundan yararlanip hemen 20 Subat’ta, ölen genç adina Facebook’ta açtiklari sayfada, hem de ölen gencin agzindan, akil almaz biçimde irkçi kiskirtmalar yapiyorlar. Kürtleri, Ermenileri düsman gibi gösteriyor, onlara karsi savas çagrisi yapiyor, bu amaçla kitleleri sokaga çagiriyorlar. Hatta bu olay nedeniyle sükunet ve sagduyu telkin eden MHP Genel Baskani Bahçeli’ye ates püskürüyorlar.

Öyle anlasiliyor ki komplo uzmani ve kana susamis belli odaklar, 12 Mart ve 12 Eylül öncesinde yaptiklari gibi bir kez daha is basindalar.

Bahçeli daha önce benzer durumlarda yaptigi gibi bu kez de özellikle kendi yandasi gençlere sükunet telkin etmekle iyi etti ve böylece yangin çikaran ve onu yaymaya çalisan provokatör çevrelerin oyununa gelmedi. Ayni seyi HDP Es Baskani Demirtas da yapti. O da gençleri bu tür oyunlara karsi dikkatli olmaya, sükunete çagirdi. Kiliçdaroglu’nun bu olay nedeniyle yaptigi açiklama da benzer nitelikte idi. Bu sükunet ve sagduyu çagrilari olumlu ve gereklidir. Birilerinin bulanik suda balik avlamak için firsat kolladiklarini unutmamali.

Ama daha da önemlisi iktidara, Cumhurbaskani Erdogan’a ve hükümete düsen sorumluluktur. AK Parti, parlamentodaki parmak çogunluguna dayanarak ve hala sürmekte olan kitle destegine güvenerek her istedigini yapma hevesinden, meydan okuma üslubundan vazgeçmeli, gerginligi düsürmeli. Bunun için de muhalif çevrelerden, aydinlardan gelen elestirilere, hele hele bir önceki Cumhurbaskani Gül’ün tevsiyelerine kulak vermeli.

Gerginlik büyür de bugün bazi isaretleri görülen yangin ülke çapinda yayilirsa, Bülent Arinç’in deyisiyle, yüzde elli kitle destegi de bir ise yaramaz ve hükümet yönetemez duruma düsebilir. Bunun kime ve neye yarayacagini ise 1960’tan beri yasanan nice deneylerle, 12 Mart ve 12 Eylülle çok iyi biliyoruz.

AK Parti bakimindan gerginlik politikasi, baltayi kendi ayagina vurmak olur.

Halkin beklentisi terör ve zorbalik degil, insanca bir yasamdir, özgürlüktür, baris ve demokrasidir. Halktan yana oldugunu, halki düsündügünü söyleyenler rotalarini buna göre belirlemeli.

22 Subat 2015

C E M A L Î

Back to top button