Makale

Benim canim Türkiyem sarin gazi vermez

Bana 9 yil önce söyledigi ve mesela Ebu Garib haberi yayimlandiginda oldugu gibi Beyaz Saray, Hersh’ü hemen yalanladi.

Söyle soruyorum: ‘Önce Ebu Garib Hapishanesi’ndeki iskenceleri açiga çikardiniz, simdi de Pentagon’un yabanci ülkelerdeki gizli operasyonlarini. Rumsfeld ekibinin tepkisi nasil size karsi?’

Cevap veriyor: Siz de biliyorsunuz ki hiç hoslarina gitmiyor yazdiklarim.

‘Peki’ diyorum, ‘Baski altinda hissediyor musunuz kendinizi?’

Cevabi: ‘Hayir çünkü bu ilk defa basima gelmiyor. Vietnam’daki My Lai skandalini ortaya çikardigimda en zoruydu ama artik alistim diyebilirim. Ama benim hakkimda sürekli çikip açiklama yapmalari beni çok rahatsiz ediyor. Basindan daha çok arkadasimin bunlara tepki göstermesini isterdim ama olmuyor. Benimle ve gazeteciligimle ilgili kötü seyler söyleyen insanlarin cahilligine veriyorum.’

* * *

Yaklasik 9 yil önce ABD’nin saygin arastirmaci gazetecilerinden Pulitzer ödüllü Seymour Hersh ile Hürriyet için yaptigim röportajda geçiyordu bu soru-cevap. Yeniden gündeme getirmemin sebebi Hersh’ün London Review of Books’ta yayimlanan makalesi. Hersh, geçen araliktan beri Suriye’deki (Guta bölgesi) kimyasal katliami Esad’in degil muhaliflerin yaptigini öne sürüyor. Bu son makalede ise özetle sunu söylüyor: Türkiye’nin (MIT’in) sagladigi kimyasal silahi alan Nusra Cephesi onca insana kiydi ve bunu Esad’a yikti. Böylece kirmizi çizgisi kimyasal saldiri olan ABD’yi Suriye’ye girmek zorunda birakacakti. Bu da en çok Suriye politikasi çökmüs olan Türkiye’nin isine geliyordu.

Bu iddialarin mesneti nedir derseniz… Bir; Hersh’ün Amerikan istihbaratindaki kaynaklari. Iki; geçen yil bu zamanlar Adana’da sarin gaziyla yakalanan Nusracilar. Üç; Türkiye istihbaratinin tiyneti… Disisleri Bakani, Müstesari, Orgeneral ve MIT Müstesari’nin Suriye ile ilgili toplantisinin dinleme kayitlarinda ne vardi? “Suriye’ye girmek için sebep mi ariyorsun, atariz roketi bizim oradaki Süleyman Sah Türbemize, Esad topragimiza saldirmis olur, biz de gireriz” seklinde anlatilabilecek dâhiyane fikri ortaya atan bir istihbarat sefi! Yani Hersh diyor ki, bunlarin kafasi o biçim çalisiyor.

Elbette bu mantik haberin dogruluguna kanit olarak yetersizdir. Hersh’ün kaynaklarinin isim vermemesi de bir sorun. Lakin Hersh’ün dogrulugu dünyaca malum olan yüzlerce haberinde de isim vermekten kaçinan kaynaklar söz konusudur. Hersh’ün bu (Nusra’ya kimyasal silahi Türkiye verdi) iddiasini somut sekilde kanitlayamamasina deginen Hürriyet Washington Temsilcisi Tolga Tanis’in da dedigi gibi ‘Yaziyi yazanin ABD’lilerin My Lai’de yaptigi katliami ve Ebu Garib Cezaevi’ndeki iskenceleri ortaya çikaran gazeteci oldugunu unutmayalim.’

Tipki bana 9 yil önce söyledigi ve mesela Ebu Garib ile ilgili haberi yayimlandiginda oldugu gibi Beyaz Saray, Hersh’ün bu son makalesini de hemen yalanladi. (Yalanlamayip ne yapacakti zaten?) Hersh ise dün BBC’ye konustu ve iddiasinin arkasinda durdu. Elinde Nusracilarin MIT ve jandarma tarafindan egitildigine dair baska bir belge oldugunu söyledi.

* * *

Hersh, Suriye’deki katliamin orkestra sefligini Türkiye’nin yaptigini, sarin gazini Türkiye’nin tedarik ettigini somut belgelerle ortaya koyana dek iddiasinin dogrulugundan süphe duyarim. Fakat yürüttügü aklin uçuk oldugunu da söylemem. Maalesef.

Bir yanda inatla aydinlatilmamis Uludere katliami dururken…

Beri yanda THY uçagiyla Nijerya’ya ölümcül malzeme tasindigi, MIT’in Suriye’ye girme bahanesi olsun diye kendi askerine roket atmayi önerdigi malumumuzken…

Bugün iç ferahligiyla sunu diyebilir misiniz: Benim canim Türkiyem sarin gazi vermez, veremez.

eymour Hersh, 26 Ocak 2005’te yaptigi bir konusmada söyle demisti: ‘Baskan Bush’a göre ceset torbalarinin içinde kim oldugu hiç önemli degil. Çünkü çogalan ceset torbalarinin, Amerika’nin olmasi gerektigi yere gelmesi için ödenmesi gereken bir bedel oldugunu düsünüyor.’

Bugün iç ferahligiyla sunu diyebilir misiniz: Bizimkiler bi Bush degildir.

——————————————-

9 Nisan- Radikal

Ezgi Basaran

Back to top button