Bu yolun sonu karanlik
Dostlar
Sizler ki, yillardir özgürlük için, saga sola sapmadan, dogru bir politika ile yoluna devam eden PSK içinde politika yaptiniz ya da onu disardan desteklediniz.
PSK, sagdan ve soldan gelen saldirilara aldirmadan, halkimizin özgürlügü için mücadeleye devam etti.
Tarihsel gelismelerde ileriyi gördü ve ona göre politikasini belirledi.
Önemli olan gelecegi görmek ve ona göre politikalar belirlemektir. Iste Burkay önderliginde PSK bunu yapti. Herkes geçmisi görebilir, okuyabilir ama asil politika gelecegi görmektir.
Politikada, su sunu yapti, bu ayagini oynatti, sen su toplantida bunu dedin, öteki öbür toplantida bunu dedi, degildir. Asil politika, geçmisi iyi degerlendirip, gelecek için politikalar belirleyebilmek yetenegidir.
Elbette diger partilerin bütün söyledikleri yanlistir demek istemiyorum ama Kuzey Kürdistan’da saga sola sapmadan, yoluna devam eden sadece PSK oldu diyebilirim.
Ama ne yazik ki geldigimiz son durumda, bazilari bu dogru politik yoldan sapma noktasina gelmis durumdalar ve partiyi böldüler.
Burkay parti liderliginden ayrildiktan sonra, PSK politikalarina degisiklikler olmaya basladi.
Önce diger Kürt örgütleri ile birlikte çalisma azaltildi. Simdi de tersi yapiliyor ama amaç baska.
Sonra çalismayanlari temizleyecegiz, çalismayanlari atacagiz safsatasi (üyelik sifirlama safsatasi) ile kendileri gibi düsünmeyenleri, partinin en iyi çalisanlarinin bir kismini partiden temizlediler. Ne yazik ki kimse de bu saçmaliga dur demedi.
Daha sonra PSK’nin önemli çalismalarindan biri olan diplomatik çalismalar yavas yavas eritildi.
Kürtlerin birligi, seçim isbirligi veya baska seçenek yok diye PSK, PKK’nin kuyrugunda sürüklenmeye çalisildi.
Simdi, çogunluk bizde, kongre karari bahaneleri ile yine PSK, PKK’nin kuyruguna takinilmaya çalisiliyor.
Hayir öyle öyle bir sey yok diyebilirsiniz ama bir gelismelerin seyrine bakin.
Kongre kararini dayanak yapilmasina ragmen ve kongre kararinda, bu isin HAKPAR’a zarar verilmeden yapilmasi gerektigi, karari varken, örgütü bölerek legale çikma çabasi.
Tam da seçim öncesi gelip, örgütü bölerek, oylarin HAKPAR’a gitmesinin engellenmesi.
Bir yandan, Kemal Abi’ya saygimiz var deyip, öte yandan sayin Burkay’i dedikodularla yipratma çabasi.
Alelacele bazi Kürt örgütleri ile birlik çalismasi baslatip, Kandil ziyareti karari alinmasi. Dikkat edin, bu birlik çalismalarina katilan kimi örgütler PKK ile içli disli ve onlarin türevlerinde milletvekili.
Düzenledikleri toplantilara açik ya da utangaç (belki gizli demek daha dogru) PKK’lilarin çagrilmasi.
Kürt örgütleri ile birlik çalismasi iyi bir sey de, bunun ilkeleri önemli. Hele bunun PKK’nin kuyruguna takilma tehlikesi varsa.
Kuzey Kürdistan’da birlik temeli su ilkelerde olmalidir.
PKK ve türevleri Kürt örgütü degildir ve bunun için Kürtlerin birligi PKK disinda olmalidir. Geçmisteki PKK ile birlik deneyimlerinden ders çikarmayanlar, Bati Kürdistan’in durumuna baksinlar. Burada, aynen sömürgeciler gibi, Kürt örgütlerinin çalismalarini yasakliyorlar. Burada Kürtlerin örgütlenmesini yasaklayan, Kuzey Kürdistan’da, ‘ben Türk, Türkiye örgütüyüm’, diyen, Kürtlerle birlik yerine, Türklerle birligi seçen bir örgütü Kürt örgütü olarak görmek mümkün mü? Kürtlerden oy almak, onu Kürt örgütü yapmaz. Ne yaptigina, kime hizmet ettigine bakmak lazim.
Bati Kürdistan’da, dogmus bu firsat, bu baylar tarafindan heder edilme ile karsi karsiya. Dikkat edin, kurtarilan bölgelerde özgür Kürdistan yerine, kanton kuruyorlar. Kürdistan’in bir ülke, ortak bölge, ortak devlet olmasinin yolunu kapatmaya çalisiyorlar. Kantonlar Isviçre’de var ve her kanton bir ulusun bölgesidir. Kurdugunuz kantonlarda Kürtler çogunlukta degil mi? O zaman niye bölüyorsunuz? Niye Bati Kürdistan ya da Kurdistana Rojava’yi ilan etmiyorsunuz da, kantonlara bölüyorsunuz.
Açikça ve alenen bir Kürt devletinin kurulmasina karsi olduklarini söylüyorlar. Bir Filistinli örgütün, Filistin devletinin kurulmasina karsi oldugunu, söyledigini isittiniz mi? Ya da bir Türk’ün, Fars’in veya Arap’in kendi devletinin olmasina karsi çiktigini isittiniz mi?
Birligin diger temel sarti, silahli mücadeleyi reddetmek ve buna karsi çikmak olmalidir. Kuzeyde, silahli mücadelenin Kürtlerin özgürlük mücadelesine zarar verdigini görmek ve siddet içermeyen yollarla mücadeleyi kabul etmek gerekir. Ben bunu 30 yil önce söyledim ama bazilarinin anlamasi için 30 yil geçmesi gerekiyormus. Bazilarinin anlamasi için se bir 30 yil daha geçmesi gerekiyor.
Günümüzde uluslararasi destegin önemini kabul etmek ve diplomasiye önem vermek, ilkelerden biri olabilir.
Uzun uzun programlar yerine, önüne net hedefler koymak gerekir. Bunlar, savasa son, özellikle de PKK’nin savasi olabilir. Silahli mücadele olmayinca, devlet kimle savasacak. Devlet barisçil mücadele veren milyonlarin hepsini katledemez, hapse dolduramaz.
Demokratik sartlarda yapilacak referandumla Kürtlerin ne istedigini belirlemek, her alanda özgürce düsünce belirleme ve örgütleme, gibi maddeler olabilir.
Kazanimlar bazen adim adim olur, bazen de Güney Kürdistan’da oldugu gibi ani olur. Her iki yola da hazirlikli olmak gerekir.
Kazanimlara sahip çikmak gerekir. Kürtçe televizyon istemek ve TRT 6, benim kontrolümde degil diye karsi çikmak yanlistir. Ya da Kürtçe egitim isteyeceksin, seçmeli de olsa, yeterli olmasa da, bunun için dogmus imkani kullanmayacaksin. Olmaz böyle sey. Sen çocugunu seçmeli de olsa, Kürtçeye kaydetmezsen, anadilde egitim istegine kimi inandiracaksin?
Böylesine bir birlik, Kürt halkini özgürlüge tasiyabilir. Bu ilkelerle yola çikmayan birlikler yada örgütler, her ne kadar PKK’yi elestirseler de, daha önce de gördügümüz gibi, bazilari Kürtlerin birligi, bazilari milletvekili, belediye baskani sevdasi ile PKK’nin pesine takilmaktan kurtulamaz.
Dostlar!
Baskasinin emegine acimiyorsaniz, bunca yil harcadiginiz kendi emeginize aciyin. Bu da umurunda degilse, Kürt halkina aciyin, PSK’nin legallesiyoruz diye bölünmesine alet olmayin. Onun su ya da bu sekilde PKK’nin kuyruguna takilmasina karsi çikin.
Bu yol çikmaz bir yol. PKK’nin kimlerin güdümünde oldugunu bir daha belirtmek gerekmez. Onun için, bu yol karanlik bir yol. Bunu engelle, engelleyemezsen, hiç olmazsa destek verme.
Hüseyin Kizilocak