Makale

CAMICILERLE KISLACILAR ARASINDA NE FARK VAR

Ülke gündemi 27 Subat 2020 Tarihinde Suriye Idlip’te 36 Türk Askerinin Suriye savas uçaklarinin operasyonu sonucu hayatini kaybetmesiyle; ülke gündemi dogal olarak buna kilitlenirken biz de bir türlü demokrasiye yol vermeyen sistemin sahipleri olarak kendilerini gören, CamicilerleKislacilari masaya yatiralim dedik.

Iki kesimin nasil savas tamtamcilari olduklarini meclisteki teskere de anlastiklari ortaya, koymuyor mu?

Cami ve kisla üzerinden siyaset yapanlar Bati standardinda bir demokrasinin hayata geçmesine bu ülkede, yol vermiyorlar..

Camicilerlekislacilar arasinda aslinda pek fark yoktur.

Bunu çok yönlü kisa örneklerle tanimlamaya çalisacagiz.

Iki Kesimin kilik kiyafetler ve özel yasamlar üzerinden tartissalar da, ülkeyi yönetmede ve insana bakislarinda anlayislari hiç degismez.

Farkli görünürler gibi olsalar da ayni hedefte bulusurlar.

Siralayalim fark var mi, yok mu karari siz verin.

Iki kesimde vatandasi degil devleti kutsar.

Iki kesimin siyasetinde insan yoktur, din,irk,mezhep,vatan,bayrak ve toprak vardir.

Iki kesim de vatani çok severler ama vatandasi sevmezler.

Iki kesim de siyaset üzerinden zenginlesirken, vatandasin fakirlesmesini toplumun kaderi görürler.

Iki kesim de demokrasiyi yasam biçimi olarak degil de, hedeflerine varacaklari bir atlama tahtasi olarak kullanirlar.

Erdogan demedi mi, demokrasi gidecegin yere varmak için bindigini bir Tramvay diye.

Kislacilar da Türkiye Bati standardinda bir demokrasiye hazir degil dediklerini, hatirlatalim..

Iki kesimde Çogulculuk kavramina yabacidirlar,çogunluk üzerinden bakarlar.

Iki kesim de Temel hak ve özgürlükleri, evrensel degerleri kendilerine göre uyarlarlar.

Iki kesimde toplumu homojenlestirmek için vatandasa format atmaya çalisirlar.

Iki kesim de bireyin özgürlügünü savunmaz,azinlik haklarini tanimaz,esit vatandaslik hukukunu kabul etmezler.

Iki kesimde Demokrasiyi seçime indirgerler ama,milli iradeyi devletin bekasi ile bertaraf ederler.

Camiciler de Kislacilar da AB’ye karsidirlar.

Iki kesim de AB’ye Türkiye üye olursa bagimsizligin elden gidecegini savunarak milliyetçilige siginirlar.

Neden Camiciler ve Kislacilar AB’ye karsidirlar; Türkiye AB üyesi olursa egemenlik Bürüksele teslim edildigi gibi bütçeyi de Bürüksel onaylayacak; siyaset rant olmaktan çikacak, Kamu Ihaleleri üzerinden kendi zenginlerini ve medyasini yaratamayacaklar.

Iki kesim de AB standartlarinda bir demokrasiyi kabul etmezler, Kopenhag kriterlerini hayata geçirmezler.

Iki kesimde AB’yi emperyalist bir kurulus olarak tanimlarlar.

Iki kesimde uluslararasi hukuki anlasmalari ve sözlesmeleri islerine geldigi gibi uygularlar, konjonktüre göre davranirlar ,bunun somut örnegi AIHM kararlarinda görürüz.

Kislacilar da Camicilerde,ana dilde egitimi kabul etmezler.

Camiciler de kislacilar da Diyanet Isler Baskanliginin(DIB) kaldirilmasina karsidirlar.

Iki kesimde evrensel anlamda bir Laikligi savunmazlar.

Iki kesimde Laikligin zorunlu bir ders olarak müfredata girmesini istemezler.

Iki kesimde Laik bir devlette zorunlu din dersi olmaz demezler.

Iki kesim de DIB’liginin ve savunma bakanliginin bütçesini tartismazlar, tartisanlara da sicak bakmazlar.

Camiciler de kislacilar da devletin NÖTR olmasini istemezler.

Camiciler de Kislacilar da bu ülkede yasayan herkesin Türk, Müslüman ve Sünni olduklarini savunurlar.

Iki kesim de muhalefette iken Alevi vatandaslarimizin Cemevlerine yasal statüye kavusturulacagini, ana dilde egitim vereceklerini söylerler..

Kürtçe konusulmasinin bir sakincasi yok derler..

Ama iktidara gelince ayrimiz gayrimiz yok baslarlar bayragimiz tek,devletimiztek,dinimiztek,vatanimiz tek, bin yillik kardesligimiz var nakaratini yapip,ayni dagin yeliyiz, ayni bagin gülüyüz,kiz aldik kiz verdik,etle tirnak gibiyiz hamasetini iki kesim de sik kullanir,ardindan da Çanakkale’de birlikte savastik mezarlarimiz yan yana diyerek bitirirler.

Bu sorunlar baska bir seçim dönemine kadar buzdolabina kaldirilir.

Iki kesimde konjonktürel olarak din,irk,mezhep ve bölgecilik üzerinden siyasetleri farkli degildir.

Iki kesim de Cumhuriyeti savunurlar ama Cumhuriyetin demokrasi ile taçlandirilmasini gündemlerine almazlar.

Iki kesimde vergi mükellefinden söz etmezler.

Iki kesimde sik sik vergi affi çikartirlar.

Iki kesim de kayit disi ekonomiyi agizlarina almazlar.

Iki kesimde gelir dagilimi adaletsizligi üzerine ciddi bir proje ortaya koymazlar.

Iki kesimde siyasetin bir rant getirdigini kabul etmezler,siyasi parti kanunlarinin degismesini ve liderlik sultasinin kaldirilmasina istemezler.

Bu iki kesim siyaseten birbirlerine acimasiz saldirirlar ama,ortak paydalarini zedelemezler.

Iki kesimde saydamligi ve denetimi savunmazlar,savunsalarValilerin,Generallerin ve Hakimlerin maaslarini, gizlerler mi?

Iki kesim de iktidarlarinda yargiyi hep muhaliflerine karsi sopa olarak kullanirlar.

Kislacilarin Istiklal Mahkemeleri ile Camicilerin Istinaf Mahkemelerinin evrensel hukukla, bagdasir bir yani var mi?

Iki kesim de askeri darbelerin siyasi ayaginin çikartilmasi gündeme geldiginde,devleti ve kurumlarini yipratmayalim diye baslayip, sonra komisyonlara havale ederler.Komisyona havale demek kisacasi bu isin unutturulmasi demek..

Camiciler de Kislacilar da Ülke sorunlarini çözemediklerinde iktidar ömürlerini uzatmak için;dis güçlerin ülkemize karsi gizli bir planlari olduklarini, ülkenin beka sorunu metoforunu devreye sokarlar.

Iki kesimde siyaseten tikandiginda muhalefeti rejim karsiti ilan ederler,hedeflerine kendilerini desteklemeyen medya kuruluslarini gazetecileri ve aydin kesimi hedef alirlar.

Kendilerine biat etmeyen insanlari kamusal haklardan mahrum etmekle kalmaz, muhalif olanlarin ailelerini de kamusal haktan magdur ederler.

Camiciler ve kislacilarin ortak paydalari sürekli bir düsman türetmeleridir.

Camiciler ve kislacilara karsi bati standardinda bir demokrasi mücadelesi verenler,Türkiye’nin AB üyesi olmasini savunanlar bu iki kesim tarafindan da sevilmezler ve sürekli dis güçlerin içerideki düsmanlari olarak yaftalarlar.

Camicilere ve kislacilara karsi en çok bedel ödeyenler Marksistler ve liberallerdir.

Kislacilar da Camiciler de ülkeyi düsmansiz yönetemezler bir içeride bir de disarida düsman türetirler.

IkitdaraCamiciler de gelse Kislacilar da gelse hiç degismez, bu iki kesim plastik gibidir tek farklari söylemleridir.

Camiciler ve kislacilarin ortakliklarinin kisa bir özetini geçtik.

Sizce CamicilerleKislacilarin bir farki var mi?

Not: Cami-Kisla siyasetini siyasal literatürümüze kazandiran ve bes yil önce aramizdan ayrilan ünlü yazar Çetin Altan’i bir defa daha saygi ile aniyorum. M.T.

——————————————————————————

Marmara Yerel Haber-9 Mart 2020

Mehmet TIRAS

Back to top button