Makale

Çillioglu ve 33 er dosyasini karanlikta birakan ayni savci

Yakin tarihimizdeki iki önemli olaydan ikisi de tesadüfe bakin yeniden gündemde. Birinci olay Tunceli Jandarma Alay Komutani Albay Kazim Çillioglu’nun 3 Subat 1994’teki süpheli ölümüyle ilgili. Ikincisi ise 24 Mayis 1993’teki Bingöl’de katledilen 33 er olayi. Hürriyet, dünkü sayisinda o katliamdan sag kurtulanlarin sikintilarini mansetine tasiyarak konuyu yeniden gündeme getirdi.

Bu iki dosyayi sorusturan isim ayni; dönemin 8. Kolordu Komutanligi Askerî Savcisi Binbasi Inayet Tas. Iki dosyanin ortak noktasi, bu olaylarin perde arkasinin aralanamamasi ve bugüne kadar karanlikta kalmasi.

Albay Çillioglu’nun kuskulu ölümü 17 yil sonra yeniden arastirilmaya baslaninca, kisa sürede olayin bir intihar vakasi degil, cinayet oldugu anlasildi. Bilirkisi raporlarina göre Çillioglu darbedildikten sonra öldürülmüs… Çillioglu’nun geride biraktigi intihar notundaki imzanin da sahte oldugu belirlendi. Sorusturmayi yürüten Malatya Özel Yetkili Savcisi’na göre mektubun Çillioglu’na ‘zorla’ yazdirilmis olmasi kuvvetle muhtemel.

Albay’in ölümünden 18 yil sonra yürütülen basit bir sorusturma neticesinde elde edilen bu sonuçlara dönemin Askerî Savcisi’nin ulasamamasi garip elbette. Zira bugün yürütülen sorusturma hiç de yeni teknolojik gelismelere dayanmiyor. Basit bir otopsi raporu ile bir notunun kriminal incelemesi üzerine varilan sonuçlar, bunlar.

Kazim Çillioglu’nun oglu Gökhan Çillioglu, babasinin ölümünün ardindan askeriyenin olayi gizlemek için gösterdigi aceleciligi dünkü Milliyet gazetesinde söyle anlatiyor: ‘Defin islemini durdurma talebimiz vardi. Ciddi bir otopsi istiyorduk. Oradaki insanlar gerekli islemlerin yapildigini, dosyanin aydinlanacagini söyledi. O dönemin Tunceli Valisi. Kendisi halka hitaben bir konusma yapti. Bu konu üzerinde çalisma yapacagina, aydinlatacagina söz verdi. Daha sonra büyüklerimiz ikna edildi ve defin islemi yapildi. Dönemin Jandarma Genel Komutani Aydin Isler’le de görüstük. Sorusturmanin devam ettigini, ciddi bir sorusturmanin yapildigini söylemisti kendileri. Cenaze sirasinda, cenaze sonrasinda bize söylenen bilgiler bu dogrultudaydi.’

Bu ifadelerden adi geçen askerî yetkililer ile Tunceli Valisi’nin elbirligiyle dosyayi kapatmaya çalistigi anlasiliyor. Ancak Çillioglu dosyasina son noktayi koyan karar Askerî Savci Inayet Tas’a ait: Kovusturmaya gerek yok!

Savci Inayet Tas, PKK’nin 1993’te Bingöl’de katlettigi 33 erle ilgili sorusturmayi da yürüten isim. Hazirladigi iddianameyi ayrintili olarak okudum. Erlerin silahsiz ve korumasiz bir sekilde yola çikarilmasini kayda geçiren savci, sorusturmayi birtakim ihmaller zinciriyle sinirli tutarak derinlestiremedi. Oysa PKK’nin o gün pusu kurma hazirliginda oldugunu dört gün önceden bildiren ‘A teyitli’ bir istihbarat raporu vardi. Savci da bunu biliyordu. Emniyet Genel Müdürlügü’ne, Il Jandarma Komutanligi’na ve Güvenlik Komutanligi’na 93/123 sayili istihbarat notu olarak dört gün önce gönderilmisti. Savci’nin üzerine gidemedigi diger bir konu Yesil kod adli JITEM elemani Mahmut Yildirim’in askerî konvoyun güzergâhi ve saatiyle ilgili bilgileri PKK’ya uçurdugu iddialari. Daha sonra gazeteci Saygi Öztürk’ün 33 Kursun kitabinda da yer verecegi gibi Yesil bölgeydi ve üst düzey komutanlari ‘ateskesi bozalim’ diye zorluyordu.

33 erin katledildigi olayda üzerinde durmayi gerektiren daha pek çok ayrinti var. Ancak o karanlik pusu bugün hâla aydinlanmadi. Burada baslica sorumluluk askerî yargida, özellikle de sorusturmayi yürüten savcida.

Albay Kazim Çillioglu sorusturmasinin 18 yil sonra aydinlatan Malatya Özel Yetkili Savciligi’na sanirim 33 er vakasini aydinlatma gibi yeni bir görev daha düsüyor.

————————————–

Taraf-10 Nisan

Kurtulus Tayiz

Balkêş e ?
Close
Back to top button