Makale

Daglica dersleri

Bir:
Barisi müjdelerken, ‘Savasin sonuna yaklastik’ havasi yayarken hiç acele etmemek, beklentiyi yükseltmemek lazim.
Nasil ki dizi senaristleri, finaldeki felaket öncesine en mutlu sahneleri yerlestiriyorsa, savasin senaristleri de barisin en yakinlastigini düsündügümüz anda vuruyor sanki…
Siddet, ‘Ben bitmedim’ diye kendini hatirlatiyor.
‘En basa döndük’ hissiyati, çözümü hepten geciktiriyor.
Barisin karinca evi gibi oldugunu unutmamak gerekiyor:
Kurmasi çok zor, yikmasi küçücük bir fiskeye bakiyor.
* * *
Iki:
PKK açisindan iki ihtimal var:
Ya örgüt içinde savasin bitmesini isteyen bir kanat ile savastan nemalanan ‘Derin PKK’ çekisiyor.
Ya da ayni adamlar, günlük ihtiyaca göre ‘melek/seytan

‘ kostümü giyiyor.
Ikisi de mümkün… Isin ilginci:
Her iki seçenek de, devlet için de geçerli.
35 yillik savasta, devlet, dagda kendi kopyasini üretti.
Saldiri karsisinda akilci çözüm arayisindan caymak, baskiyi artirmak, sadece PKK’nin isine yarar.
Tersine akil, asil böyle zamanda lazimdir.
* * *
Üç:
Tam çözümden söz edilirken Uludere’de öldürülen 34 kisinin hesabi nasil hükümetten soruluyorsa, ayni süreçte Daglica’ya saldirip 30’u askin canin yitmesine yol açan PKK da barisi torpilledigi için ayni sekilde lanetlenmeli, özellikle de BDP tarafindan elestirilmelidir.
Murat Karayilan, bir yandan Türk kamuoyuna sicak mesajlar verirken bir yandan da saldiri hazirlayarak ikili mi oynuyor, yoksa örgütüne hâkim olamayacak denli kifayetsiz mi?
O da bunun cevabini ve son saldiriyla baris sürecinde açtigi hasarin hesabini vermelidir.
Uludere’de bombalananlarin, Daglica’da sehit olanlarin acisini ayni anda hissetmeyen, insani nihai amaç ugruna harcanabilecek bir araç olarak gören her anlayisla mücadele edilmelidir.
* * *
Dört:
Çatisan/çatisilan örgüt PKK’dir. Dünyanin her çatismali cografyasinda ‘silah birakma’ görüsmesi, silahi birakmasi istenen örgütle yapilir.
‘Sizi muhatap almiyorum. Ben agababanizla görüsüyorum’ diyerek o örgütü yok saymaya kalktiniz mi örgüt, varligini ispat için olmadik eyleme kalkisir, ‘Agababa’ da sikisinca ‘Valla sözümü dinlemiyorlar’ deyip savusur.
Bu isler ‘kurnazlik’la degil, ‘dürüstlük’le yürür.
* * *
Bes:
Türkçenin güzel ögütlerinden biridir:
‘Evin camdansa komsunun camini taslama’ derler.
Komsuda rejim muhaliflerine göstere göstere silah, destek tasiyan, liderlerini agirlayan, köprüleri yakarak dis politika yapan hükümet, bunun bir misillemesinin olabilecegini hesaplamaliydi.
‘Sen topraklarinda benim rejim muhaliflerimi barindiriyorsun. Onlara silah destegi sagliyorsun, eylem kiskirtiyorsun’ diye yakindiginda ‘Ya senin yaptigin ne’ demezler mi adama?
* * *
Alti:
Çok önem atfedilen Heronlarin, Predetörlerin, insansiz hava araçlarinin ‘istenmedikçe’ islev görmedigi, bu çapta bir saldiriyi bile fark edemeyebildigi, ‘politik dengeler’e göre ayarlanabildigi anlasilmadi mi hâlâ?
Unutmayalim: Kürt sorununun özünde ‘insan’ var.
‘Insansiz’ hiçbir araç, yöntem, çözüm ise yaramiyor.
——————————————————

Milliyet-21 Haziran

Can Dündar

Balkêş e ?
Close
Back to top button