Derin devlet öldü mü
Erdogan çok uzun bir süre bizlere ‘derin devlet’in gerçeklestirdigi fenaliklari anlatti durdu. Kendisini millet adina savci ilan ettigi Ergenekon davalarinda hepimizin yakasina illet gibi yapismis ‘eski devlet’in suçlarindan örnekler verdi. O eski devlet tasfiye edilmedikçe hayatlarimiz tehlikedeydi. Alevi liderleri, Kürt siyasetçileri, Ermenileri hatta provokasyon için Kemalist hâkimleri dahi öldüren veya öldürme planlari yapan devlete sizmis bu suç sebekesi öylesine büyüktü ki… Her kuruma sizmislardi.
Siyasette, sporda, üniversitede, medyada, is dünyasinda, poliste, askerde, yargida, MIT’te, sendikada, sokakta, sivil toplumda, her yerde örgütlüydüler.
Bu devletin ‘tehlikeli çocuklar’ listesinde bulunan herkes bir vesileyle bunlarin varligindan zaten haberdardi.
Basbakan’la ayni fikirdeyim. Bu devlet görünen kisminin altinda bir bataklik üzerine insa edilmistir.
Peki, ne oldu onlara?
Nerede bu kötü adamlar simdi?
Yukarida saydigimiz kurumlarin hepsi temizlendi mi?
Koca koca davalarla önüne geleni Silivri’ye gönderip sonrasinda ‘Türk ordusuna kumpas kurmuslar’ diyerek iade-i itibar verdikleri kadro muydu bu kadim örgüt?
Nerede faili meçhul cinayetlerin zanlilari?
Alevilerin, Kürtlerin, Ermenilerin katilleri nerede?
Niye Erdogan onlardan hiç bahsetmiyor artik?
Niye onlari tasfiye etmekten, devleti bu ser odaklarindan temizlemekten yana bir cümle bile kurmuyor?
Yüzlesmeye, arinmaya, temiz eller operasyonlarina ne oldu?
Hadi diyelim ki Cemaat bu davalari sulandirdi ve arada kendi hesabini gördü. Peki, Cemaat’in sulandirmadigi kesimlerde o hepimizin tanidigi, gördügü, duydugu, bildigi katilleri niye hiç konusmuyoruz?
Bu kadar büyük bir sebeke faaliyetlerine kendi kendine yeterlilik mi verdi?
Gelip içimizden birilerini öldürmüyorlar diye içimiz rahat mi etmeli?
Artik derin devlet yok mu?
Öldü mü?
Ölmediyse nerede saklaniyor?
Sevgili Ali Bulaç, Bugün gazetesine verdigi röportajda bakin ne diyor:
‘2011 yilinda Ittihatçi bir ekip Türk dis politikasini ele geçirdi. Bunlar, görünürde Ergenekoncular’a karsi olan Ergenekoncular! Sistemli bir biçimde AK Parti’ye sizdilar. Partinin dis politikasini ele geçirdiler. Tipki Enver Pasa gibi, yeni bir Osmanli Imparatorlugu kurmanin sehvetine kapildilar! 2012 yilinin basinda Kayseri’de, Ahmet Davutoglu, ‘1911 öncesi sinirlara dönecegiz. Kaybettigimiz bütün topraklari alacagiz. Biz olmadan bölgede yaprak kimildayamaz’ dedi. Türkiye’deki Islamci ve ulusalci zihinler hasta! Akillarinda su var: ‘Bir Islam birligi ya da bölgesel birlik kurulacak. Bu, Türkiye’nin liderliginde olacak.’ Tayyip Bey’i de, ‘Sen, Islam âleminin lideri olacaksin. Balkanlardan Kafkaslara, Orta Afrika’ya kadar yeniden Osmanli’yi kuruyoruz. Ya Allah!’ diye ikna ettiler…
AK Parti’yi ikna ettiler. ‘1 milyon nüfuslu bir Türk ordusu var. Koca bir Türkiye var. Kürtlerle baris imzalayacagiz. Ortadogu’da bir güç olacagiz. Sakin partnerlerine güvenme. Onlar sana kazik atar.’ Cemaat’ten basladilar. Su anda Nurcular üzerinden operasyon yapiyorlar. Süleymancilar’in yurtlarini kapatmaya basladilar. Mahmut Efendi Cemaati’ni tehdit ediyorlar.
Sira diger cemaatlere de gelecek. Çünkü bu devletin projesi, devletin operasyonu. AK Parti’yi kullanip atacak! Nasil 28 Subat’çilari sonradan içeri attilarsa, AK Parti’ye de aynisini yapacaklar. Bu devlet bir ruhtur. Bedenden bedene geçiyor. Su anda AK Parti’nin bedeninde yasiyor.’
Ne dersiniz?
‘Derin devlet ölmedi yüregimizde yasiyor’ olabilir mi?
———————————————————–
Taraf-18 Haziran
Hayko Bagdat