HAK-PAR 12 Eylül darbe davasina müdahil oluyor

HAK-PAR 4 Nisan 2012 tarihinde Ankara 12. Agir Ceza Mahkemesinde baslayacak basliyacak olan davaya müdahil olacaklarini açikladi.
Genel Baskan Bayram Bozyel tarafindan yapilan açiklama söyle:
Karanlikla hesaplasman için 12 Eylül darbe davasina müdahil oluyoruz
12 Eylül 1980 yilinda bir askeri darbe ile iktidari ele geçiren darbeciler, islediklerin suçlarin hesabindan kurtulmak için 1982 anayasasi ile kendilerine dokunmazlik zirhi olusturdular. 12 Eylül darbesinden 31 yil sonra, 12 Eylül 2010 tarihinde yapilan kismi anayasa degisikligi/referandumu ile darbecileri koruyan anayasanin 15. Maddesi kaldirildi ve darbecilere yargilama yolu açildi. Referandumdan bir gün sonra 13 Eylül 2010 tarihinde biz HAK-PAR’lilar olmak üzere 12 Eylül magduru yüzlerce insan, darbe lideri Kenan Evren ve dönemin sorumlulari hakkinda dava açmak üzere basvuruda bulunduk. Bütün bu çabalardan sonra nihayet 12 Eylül darbesini gerçeklestiren generallerden hayatta kalan Kenan Evren ile Tahsin Sahinkaya hakkinda dava açildi. Bu dava 4 Nisan 2012 tarihinde Ankara 12. Agir Ceza Mahkemesinde baslayacak.
Ben ve arkadaslarim da bu davaya müdahil/taraf olcagiz.
Çünkü: 12 Eylül 1980 tarihinde askeri darbe ile iktidara gelen generaller, Milli Güvenlik Konseyi’nin basinda bulundugu fasist bir dikta rejimi kurdular. Anayasa yok sayildi, parlamento ve siyasi partiler kapatildi, sendikalarin, demokratik kitle kuruluslarinin kapisina kilit vuruldu, var olan kismi demokratik ortam ortadan kaldirildi. Demokratik muhalefetin, ilerici güçlerin, sol ve sosyalist hareketin üzerinden bir silindir gibi geçildi.
12 Eylül darbecileri arzuladiklari dikensiz gül bahçesini olusturmak için tarihte görülmemis bir terör çarkini harekete geçirdiler. Bir milyona yakin insan gözaltina alinarak iskenceden geçirildi. Bir o kadari fislendi. Açilan davalarda yüz binlerce insan düzmece iddialarla yargilandi. On binlerce insan yurttasliktan çikarildi. Yüzlerce insana idam cezasi istendi ve bunlardan 50 kisinin idami infaz edildi. Yüzlerce insan gözaltinda, iskence hanelerde, cezaevlerinde, operasyonlarda katledildi.
12 Eylül darbesinin en büyük hedefi ise barisçil demokratik çizgide gelisen Kürt ulusal demokratik muhalefetini yok etmek, Kürt halkinin demokrasi ve özgürlük yolunda elde ettigi kazanimlari ortadan kaldirmakti. Bu amaçla devletin bütün siddet aygitlari harekete geçirildi. Kürdistan bir sürek avina dönüstü. Hedef, sadece Kürt ulusal demokratik güçleri degildi. 12 Eylül fasist rejimi, bir bütün olarak Kürt halkini hedefine koymustu. 12 Eylül fasizmi, Kürt halkinin ulusal özgürlük davasini yok etmek, onun özgür gelecege olan inanç ve iradesini kirmak için her türlü barbarlik ve vahsete basvurdu. Bunun için köyler ve kasabalar basildi, on binlerce Kürt insanlik disi uygulamalara tabi tutuldu.
Kürt hareketini sindirmek ve kirmak için cezaevleri, özel olarak da Diyarbakir Cezaevi bir pilot alan olarak seçildi. Diyarbakir Cezaevi, nami diger 5 Nolu Cezaevi, fasizmin, irkçiligin, vahsetin, hoyratligin her türlüsünün uygulandigi bir deneme laboratuari haline getirildi. Iskence sistemli bir uygulamaya dönüstü. Insanlarimiz, yillar yili süren dayak, iskence, açlik ve diger sayisiz asagilayici uygulamalarla sindirilmek giderek yok edilmek istendi. 12 Eylül darbecileri Diyarbakir Cezaevinde Kürt yurtsever güçlerine karsi zamana yayilmis bir soykirim politikasini harekete geçirdiler. Bu vahsi uygulamalar sonucunda Diyarbakir 5 Nolu’da 50’den fazla insan yasamini yitirdi. Yüzlercesi sakat kaldi. Binlercesi fiziksel ve ruhsal açidan sagliklarini yitirdi. 12 Eylül darbesinin keyfi ve düzemece yargilamalari sonucunda on inlerce insan yasaminin en verimli yillarini cezaevinde geçirdi, magdur oldu, yasamlari karardi. Bu uygulamalar nedeniyle Kürt toplumu bir bütün olarak derin bir aci yasadi, büyük bir yikima ugradi.
12 Eylül darbesinin yol açtigi vahset ve insani dram sadece bunlarla da sinirli kalmadi.
12 Eylül darbesi, demokratik mücadele zeminini, barisçil demokratik Kürt hareketini yok etmekle, basvurdugu insanlik disi vahsi uygulamalarla 30 yildir süren bir savasa yol açti. Darbe rejimi hayatin her alanini terörize etti. Türkiye ve Kürdistan’i bir savas alanina dönüstürdü. Bu savas sonucunda Kürdistanin dogasi ve demografik yapisi altüst edildi. 4 bin dolayinda köy ve kasaba yakilip yikildi ve bosaltildi. 4-5 milyon dolayinda Kürt yerinden yurdundan zorla göçerttirildi, açliga ve yokluga mahkûm edildi. Son otuz yildir devam eden çatismalarda yasamini yitirenlerin sayisi elli binin üzerindedir. Olusturulan Köy Koruculugu Sistemi Kürt toplumunda derin bir yaraya dönüstü. Özetle 12 Eylül rejiminin yol açtigi savas, Kürt toplumunu ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik ve benzeri bütün alanlarda tam bir çöküntüye ugratmistir.
12 Eylül rejiminin uygulamalarindan Kürt halkinin yani sira, Türk toplumu da büyük acilar çekmis, travmalar yasamistir. Toplumda yasanan çetelesme, artan irkçilik, sosyal ve ahlaki alandaki çöküntü ve yozlasma, siddet egilimindeki artis ve ekonomik yoksulluk gibi toplumsal sorunlarin temelinde 12 Eylül rejiminin izledigi politikalar yatmaktadir.
12 Eylül darbesinin bir nolu sorumlusu elbette basta Kenan Evren ve o dönemin Milli Güvenlik Konseyi üyeleridir. Ancak onlarla birlikte o dönemde MGK kararlarinin hayata geçirilmesinde merkezi ve yerel düzeyde rol alan bütün askeri ve sivil yetkililer sorumludur. Bu çerçevede 12 Eylül darbe davasina dönemin 7. Kolordu Sikiyönetim Komutanlari ve öteki yetkilileri, Diyarbakir Cezaevi’nde yapilan iskence ve islenen bütün cinayetlerin sorumlulari da dahil edilmelidir. Bu dava, Kürt halkina karsi son otuz yilda islenmis bütün suçlarin sorumlularini kapsayacak biçimde genisletilmelidir.
12 Eylül darbesi davasi, Kürt ve Türk halklarina karsi islenmis bir insanlik suçu davasidir. Geçmisin karanliginin aydinlatilmasi, suçlulardan hesap sorulmasi ve cezalandirilmasi için bu davaya arkadaslarimla müdahil oluyoruz.
Bu davanin, 90 yildir Kürt halkina karsi izlenen inkâr, baski ve zulüm politikalari ile köklü bir yüzlesmeye dönüsmesi için bir firsat olarak degerlendirilmesini diliyorum. 02.04.2012/ Diyarbakir
Bayram BOZYEL
Hak ve Özgürlükler Partisi
Genel Baskani
Dengê Kurdistan


