Makale

HAK-PAR 6. Kongresi

Degerli okuyucularim, bildiginiz üzere HAK-PAR 6. Kongresi 26.10.2014 tarihinde gerçeklesti. Söz konusu kongreye ben de partinin kurucu üyesi sifati ve dogal delege hakkimi kullanmak ayni zamanda, yurtdisina geldigimden bu güne sürekli kurcu üyesi oldugum partinin Almanya HAK-PAR Destekleme Dernegi yöneticiligi adina kongreye katilma karari aldik.

Söz konusu kongreye katilmak üzere yola çiktim. Kongreyle ilgili izlenimleri sizinle en kisa zamanda paylasacagim. Ancak, özet olarak sunu söylemek isterim. Kurucu üyesi oldugum partinin delegeler listesinde ismim yazilmadigi için oy kullanma hakkim da olmadi. Ve dernegim adina da baskanimiz mesaj yazinca ben de konusma ihtiyaci ve kongredeki ortama baktigimda bu konusmanin pek de faydali bir konusma olmayacagina karar verdim, bu konusmayi o salonda yapmadim ancak önemli belirlemeler oldugu için siz okuyucularimla paylasmak istedim.

Kongreye katildim, üç adayla ve tüm taraflarla, delegelerin birçogunun nabzini tutma imkanim oldu. Üç aday ve kongreyle ilgili izlenimlerimi detayli sekilde siz okuyucularimla yakinda paylasacagim.

Sayin Divan,

Sayin Delegeler,

Saygideger Misafirler

Sözlerime baslamadan önce, hepinizi saygiyla selamliyorum.

Ülke ve dünya olarak, tarihi bir süreçten geçiyoruz.

Sanayilesmis ülkelerle geri kalmis ülkeler arasinda, sömürenlerle- sömürülenler, ezenlerle- ezilenler, zalimlerle- mazlumlar arasinda yasanan onurlu mücadele tüm zorluklara ragmen devam ediyor.

Kürtler olarak, kutsal topraklarimiz üzerinde kimliksiz yasamaya mahkum edilisimiz de hala devam ediyor. Halkimiz, boynuna geçirilen kölelik zincirini kirmak için, asirlardan beridir sömürgecilere karsi, baskaldiriyor ve savasiyor. Buna ragmen hala kurtulmus degiliz. Acaba neden?

Düsmanlarimiz hem çok, hem de acimasizlar. Bilinç karartarak, hedef sasirtmasi vererek, önümüze tuzak projeler koyarak, bizi aldatiyor zaman zaman uç noktalara itmeye çalisiyorlar. Halkimizi umutsuzluga sürüklüyorlar. Bunlarin hepsi dogru. Peki bu konuda, bizim hiç mi suçumuz yok?

Var, hem de çok var.

Örnegin, Kürt sorununun ne olup ne olmadigi konusunda kafamiz hala netlesmis degil.

Klasik deyimle, eger hastaliga dogru teshis koyamazsak, dogru tedavi de yapamayiz.

Kürt sorunu, bazilarinin dedigi gibi feodalizm, geri kalmislik, sinif, cins, dil, din ve mezhep sorunu degildir. Bunlarin hepsini içinde barindiran ‘Ulusal kaderini belirleme’ sorunudur.

Bu nedenle, Kürt sorununu çözmek isteyenlerin, Kürt ulusal çikarini, her türlü çikarin önüne koymasi gerekir. Kalici bir ulusal birlik olusturmasi, var olan tüm ulusal degerlerini esgüdüm halinde mücadele alanina sürmesi gerekir.

Bunu yaparken, sinif, cins, dil, din ve mezhep kimliklerimizi, ulusal kimligimize kurban etmemeye özen göstermeliyiz.

Çünkü ulusal kurtulusla toplumsal kurtulus, birbirinden ayrilmaz bir bütündür. Bu iki mücadeleyi, iç içe götürmemiz gerekir. Yani ulusal kurtulusa ulastigimizda, sinif, cins, dil, kültür, din ve mezhep sorunlarimizin da çözüm yoluna girmis olmasi gerekir.

Sayin delegeler!

Degerli konuklar,

Bildiginiz gibi HAK-PAR, Sosyalist sistemin dagildigi, 12 Eylül rejiminin tahribatlarinin onarilmaya baslandigi ve Öcalan’in teslim alindigi süreçte kuruldu.

Bu üç konu, ülke gündeminin bas sirasina oturmustu. Bu konu, üyesi oldugumuz BDP içinde de, enine boyuna tartisildi ve bazi tesbitler yapildi. Bu tesbitlerin baslicalari sunlardi:

Devlet Kürt ulusal mücadelesini, kendine yakin kürtler ve onun lideri araciligiyla tam denetim altina alacaktir. Kurdugu tuzak projeler araciligiyla Kürt ulusal mücadelesini yanlis kanallara yönlendirecektir.

Yeni bir siyasi alternatif sunulmamasi, yeni bir çikis yolu gösterilmemesi halinde, Kürt ulusal kurtulus mücadelesi, ciddi bir dar bogaza gireciktir. Bu nedenlerle, sürece müdahale etmek gerekir.’

Ve sonuçta, Kürt ulusal mücadelesini merkezine alan, Kürt ulusal çikarini her türlü çikarin önüne koyan, toplumsal sorunlari siyasi yöntemlerle çözen, çok renkli, çok sesli, çogulcu, katilimci, paylasimci HAK-PAR kuruldu.

HAK-PAR’in bu tarihi misyonunu, yerine getirdigini söylemek mümkün degil. Bunun bizden, ve disimisdan kaynaklanan çesitli nedenleri var. Tüm eksiklik ve beceriksizliklere ragmen, HAK-PAR’a ihtiyacimizin oldugu bir gerçek.

O halde, ne yapmaliyiz?

Ulusal birlik, ulusal çözüm, kadin, çocuk ve azinlik haklari, demokrasi, hukuk, baris içinde bir arada yasama, sorunlari barisçi diyaloglarla çözme gibi stratejik konulardaki çalismalarimizi daha da güçlendirmeliyiz.

Parti üyelerini daha donanimli hale getirmek için, örgüt içi egitim çalismalari yapmaliyiz.

Halkimizla etkilesmek için, yeni iletisim kanallari açmaliyiz.

Partimizi ve çalismalarimizi tanitan bir yayin çikarmaliyiz.

Genel Merkez, her partiliye bir görev vermeli ve yapilan çalismalari takip etmelidir.

Her birim, çalisma ve etkinliklerini aylik raporlar halinde genel merkeze yollamalidir. Çalismayan birimler uyarilmalidir.

Önemli konularda partiye danismanlik yapacak, rapor düzenleyecek dost uzmanlardan komisyonlar olusturulmalidir.

Ve, her hangi bir mücadeleye fikri öncülük yapanlarin, zaman içinde kitlisellesip, sorun çözen konumuna geldigini asla unutmamaliyiz.

HAK-PAR çogulcu yapisina progamina uygun bir yapilanmanin hayat bulmasi konusunda daha zorlayici olmali.

Tekçi anlayis kendi içimiz de de olsa o anlayistan uzak kalmak, kürt ulusal mücadelesine ve Hak-par’in gelisimini hizlandiracaktir.

Tekçi kadin anlayistan, gençlik, ve örgütsel anlayistan uzak

Emir komuta zincirini kiran, birilerinin karakasi kara gözü degil, emege saygili, üreten yetene saygili anlayis örgütsel çalismalarda ön plana alinmali.

Kölelik zincirini agalik feodal degerleri sosyalist ve çagdas normlari önüne koyan örgütlenme anlayisi kisilerin ve yöneticilerin istemlerine göre degil, parti programina göre hareket edilme anlayisi gelistirilmeli.

Üretene emektera saygi, adalet esitlik duygusu anlayisi parti çalismalarinin her asamasinda kendi içinde yer edinmeli.

Her üye, emektar dinlenmeli, dedikodu, çok konusan ve bagiranin dogruluguna degil. Adelet ve çagdas normlarla disiplin islenmeli. Taraftarcilik anlayisi bu partide yok edilmeli. Ulusal degerlere katki anlayisi gelistirilmeli.

Partimiz, kadin çalismalari kadin üye ve emektarlarla yürütülmeli. Kadini yöneten kadin kilikli erkek anlayisli cinslerle degil. Kadin hak ve hukukunu önüne koyan. Kendi kisisel egolarini tatmin degil, kürt kadin özgürlügüne hizmet edecek anlayislar ve çalismalar önüne koymalidir.

Kadin mücadelesine ve partinin hedeflerine uygun çalismalar ve eylemlilikler gelistirilmelidir. Büyüktür dogrudur anlayisi yerine. Birbirini dinleyip kim hakli ve dogrudur anlayisina yer verilmeli.

Küfür hakareten uzaklasip, gerek kendi iç çalismalarinda gerekse de disimizdaki dost güçlere karsi yumusak yapici dil ve davranislar içinde olmak Hak-Par’in güçlenmesine gelisip büyümesine katki sunacaktir.

Yeni seçilecek yöneticilerimizi simdiden kutluyor ve basari dileklerimi sunuyorum.

Almanya-Hak-Par Destekleme Dernegi yönetimi adina
Necla Çamlibel

26.10.2014

Necla Çamlibel

Back to top button