HAK-PAR: Halepçe katliami bir insanlik suçudur!

Halepçe katliaminda yasamini yitirenlerin çigligi
Zulüm rejimlerine sonlarini hatirlatiyor.
Halepçe katliami Saddam rejiminin Irak’ta Kürt halkina yönelik olarak gerçeklestirdigi insanlik suçlarindan biridir.
Kan ve gözyasi üzerine insa edilen diktatörlügünü korumak için, kitlesel katliamlar gerçeklestirmekten çekinmeyen Saddam Hüseyin baskanligindaki BAAS Rejimi, komsusu Iran’la da 8 yil süren ve bir milyonu askin insanin yasamini yitirdigi kanli bir savasa tutusmustu.
Halkina kan kusturan Saddam Rejimi, Kürtlerin hakli ve mesru taleplerini bastirmak, özgürlük mücadelesini yok etmek için de sayisiz kanli operasyon düzenlemis, bu operasyonlar 1986 yilinda tam anlamiyla jenoside dönüsmüstü. Enfal adi verilen ve Kürtlerin kökünü kazimayi hedefleyen bu operasyonlarin bir devami olarak, 16 Mart 1988 tarihinde Halepçe kenti kimyasal gazlarla bombalanmis, 3 saat içinde çogunlugu çocuk ve kadin 7000 kisi toplu olarak öldürülmüs, binlerce insan da sakat kalmisti. Etkileri daha sonra da devam eden ve günümüze dek on binlerce kürdün yasamini yitirmesine neden olan bu katliami dünya kamuoyu sessizce izlemekle yetinmisti.
Kürt halkinin haklarini tanimak yerine siddeti hatta soykirim politikalarini seçen BAAS rejimi, bir bütün olarak Irak’i kana bogmus, demokratiklesmeye olanak tanimamisti.
Siddet politikalari militarist çarki güçlendirmis ve zorba rejim hem kendi halkinin hem de tüm bölge haklarinin basina bela olmus, sadece Güney Kürdistan’i degil bir bütün olarak Irak’i felakete, yikima sürüklemisti.
Nihayet her kanli diktatörlük gibi BAAS rejimi de son buldu. Saddam Hüseyin ve Kimyasal Ali basta olmak üzere, eli kanli katiller yargilanip idam edildi.
Bugün Irak’ta nefretle anilan zorba BAAS rejimi yok.
Soykirima tabi tutulan Kürt halki ise yaralarini sariyor, özgürlük mücadelesinin ürünlerini topluyor, kendi kendisini yönetiyor, Güney Kürdistan’i yeniden insa ediyor.
Halepçe katliaminda yasamini yitirenlerin çigligi bugün de Ortadogu’da yankilaniyor.
Zulüm rejimlerine korku saliyor, sonlarini hatirlatiyor. Kürdistan daglarinda ise özgürlük meltemleri olarak dolasiyor, ulusal bilinci ve dayanismayi güçlendiriyor.
Öte yandan, Kürt sorunu sadece Irak’ta degil Iran’da, Suriye’de, Türkiye’de de en temel sorunlardan biridir. Kürt sorununu uygarca, barisçi ve demokratik yollarla çözüme kavusturmak yerine, red- inkar ve imha politikalariyla bastirmayi tercih eden rejimler de mutlaka çökecektir.
Türkiye’de cumhuriyetin kurulusunun hemen ardindan çözülmeyen Kürt sorunu, izlenen inkar ve asimilasyon politikalari, Zilan, Dersim katliamlari gibi pek çok toplu imha olaylari ile büyüyerek günümüze ulasti. Ama bununla ne Kürt halki hak ve özgürlük taleplerinden vazgeçti, ne de çok uluslu bir cografyada zorla tek ulus yaratmaya çalisan zihniyet basariya ulasabildi.
Son 35 yildir inkara ve siddete dayali politikalarin yarattigi agir bilanço da göstermistir ki, Kürt sorunu ancak barisçil demokratik yollarla, Kürt halkinin hakli ve mesru haklari taninarak çözümlenebilir.
Bizce adil çözüm Türkiye’nin federal tarzda yeniden yapilanmasiyla mümkündür.
Hak ve Özgürlükler Partisi olarak zalimleri bir kez daha lanetliyor, enfallerde, Halepçe Katliami’nda yasamini yitirenleri rahmetle aniyoruz.15.03.2013
Arif Sevinç
HAK-PAR Genel Baskan Yardimcisi
Dengê Kurdistan


