HAK-PAR: Kadinlar, esit ve özgür olmak için örgütlü mücadeleye katilmalidir

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
8 Mart 1857 tarihinde A.B.D.’nin Newyork kentinde dokuma isçilerinin daha iyi çalisma kosullari istemiyle baslattiklari mücadele günümüzde de sürüyor. Kadinlar, esit ve özgür oluncaya kadar da sürecek.
Türkiye’de ilk kez 1921 yilinda kutlanmaya baslayan 8 Mart, ancak 1975 yilinda sokak gösterilerine dönüsebildi. 1980 askeri fasist darbesinden sonraki dört yil boyunca da kutlanmadi.
Türkiye’de kadinlar hayatin her alaninda engellenmekte ve geri plana itilmektedir. Kadinlar parlamentoda %15, il genel meclislerinde %3,2 oraninda temsil edilirken, isgücüne katilim orani da %27’dir. Bu oranlar dünya ortalamalarinin çok altindadir.
Günümüzde kadinlara karsi siddet dünyada en yaygin ancak en az cezalandirilan suçtur. Fuhusa veya cinsel iliskiye zorlanan, siddet gören; kadin oldugu için esi, babasi ve ailedeki diger erkekler tarafindan küçük görülen kadinlarin bu durumu degistirebilmesi için örgütlenmesi gerekmektedir. Evde, sokakta, isyerinde esit ve özgür olabilmek, ancak baskilara boyun egmemekle, erkek egemen anlayisa itaat etmemekle mümkündür. Biat ettigi sürece haklarini kazanamayacak, egemenler iktidardan vazgeçip esitlige razi olmayacaktir.
Kürt kadinlarinin durumu daha da vahimdir. Kürt halki, ulusal hak ve özgürlüklerinden yoksun oldugundan, kürt kadinlari hem ulusal hem de cinsiyet ayrimciligi ile yüz yüzedir. Ayrica silahli çatisma ortamlarinda en büyük zorlugu kadinlar çekmekte, tacize ve tecavüze ugramakta, namus cinayetleri nedeniyle katledilmektedirler. Kürt kadinlarinin okuma yazma ve isgücüne katilim oranlari çok daha düsüktür.
Kadinlar, esit ve özgür olmak, hayatin her alaninda haklarini elde etmek için örgütlü mücadeleye katilmalidir.
Kadinlari özgürlestirecek olan yine kadinlardir.
Ayse Çelik
HAK-PAR Genel Baskan Yardimcisi
Dengê Kurdistan


