HOSGÖRÜ…
Hristiyan dünyasi din/mezhep savaslarini geride birakali yüzyillar geçti… Artik Hristiyan dünyasinda baris, karsilikli anlayis ve hosgörü hakim… Hatta o kadar ki, geçtigimiz yüzyilin göç hareketleriyle olusan Müslüman azinliklara karsi da hosgörü ve anlayis hakim… Elbette arada evlerde insanlari yakan ya da yüzlerce kisiyi kursuna dizen meczuplar oralarda da var, ama toplumun geneli hosgörü ve anlayis çizgisini koruyor…
Benim söz etmek istedigim de zaten Hristiyanlarin ülkelerindeki Müslüman azinliga karsi tavirlari degil… Oralarda da dindarlar, daha az dindarlar, degisik mezheptekiler ve ateistler var… Orada da gerek siyasi, gerekse sosyal hayatta kiliseye, kilisenin normlarina, Hristiyan inançlarina kuskuyla bakan, hatta bu inançlarin Maria’nin (Meryem’in) Allah tarafindan hamile birakilmasi ve Isa’nin bu yolla bakire Maria’dan dünyaya gelmesi olarak özetlenecek kismina oldukça alayci yaklasanlar var… Bu görüsler, takilmalar, hicivler oldukça yaygin… Hatta TV’lerde üst düzey din adamlarinin da oldugu tartisma/sohbet yayinlarinda bunun gibi hicivli atismalarin yasandigina çok sahit oldum… Ama hiçbir tartisma/sohbette “sen nasil benim inançlarimla dalga geçersin” diyerek muhatabina saldirana ya da kizip toplantiyi terk edenine sahit olmadim…
Bir hayli oluyor… Yine bir TV yayininda en yüksek kardinallerden (Bischof) birinin de oldugu tartismada, taninmis bir kilise muhalifi sahis, kardinale dönerek, “Isa’nin escinsel olmadigini ispat edebilir misiniz” diye sordu… Böyle bir sey Allah göstermesin, Türkiye’de olsa ne beklersiniz… Hiç de beklediginiz gibi olmadi… Kardinal gülümseyen bir edayla ve gayet sogukkanli, “neden bunu ispat etmemiz gereksin ki; siz Isa’nin escinsel oldugunu ispat edebilir misiniz” dedi ve devam etti, “varsayalim ki öyle olsun, bu neyi degistirir ki… Sadece çirkin bir yakistirma”…
Böyle tartismalar TV’lerde Isa’nin bakire Maria’dan dogdugu ve Allah’in çocugu oldugu, bu yüzden de Allah oldugu (Isa Hristiyan inancina göre Peygamber degil, Allahtir) inanci alabildigine tartisilir… Kimsenin de burnu kanamaz…
Neden mi yazdim bunlari… Biraz önce sosyal medyada listemde arkadasim olan bir kadinin Kuran hakkinda dile getirdigi kuskularina, “dinimizle alay ediliyor” gibi gerekçelerle, yine liste arkadasim olan ve Liberal olusumun toplantilarinin daimi katilimcisi bir liste arkadasimin protestosuna ve kadini listesinde engelledigine tanik oldum…
Bu liberal liste arkadasima söyle bir not yazdim: “Umarim bir kaç nesil sonra Islam dünyasi da, bugün Hristiyan dünyasinin eristigi “hosgörü ve espri” seviyesine ulasir… Sedef’le yaptiginiz tartisma gibisini ve hatta daha da seviyesizini Almanya’da TV’de kardinallerin bulundugu ortamda yapiyorlar… Kardinaller sadece gülüyor ve “salakça laflar bunlar” diyor… Bu olgunluk, Hristiyan dünyasinin tüm dünyadaki hakimiyetini sarsmiyor… Sadece aklima geldigi için söyledim… Bir de senden daha liberal tavir bekledigim için… Yoksa aliskinim Müslümanlarin tartisma hosgörüsüzlügüne… Sevgiyle…”
Bir kaç Yüzyil önceki din (mezhep) savaslarindan,”cadi avlari”ndan, engizisyon vahsetinden bugünlere gelen Hristiyan alemi gibi; umalim, Müslümanlar da mezhep ayriliklarindan dolayi savasmayi, hosgörüsüzlügü, anlayissizligi tarihin raflarinda kötü anilar olarak birakir ve degisik inançlarin birarada yasadigi esithakli toplumlarda inançlarini özgürce yasarlar…
————————————————-
Düzce Yerel Haber-6 Ekim
Ural Ataser