Kirgizistan niye baskanliktan parlamenter sisteme geçti
Kirgizistan’da yaklasik yirmi yil baskanlik sistemi uygulandi. 2010’da Devlet BaskaniBakiyev’in halk devrimiyle indirilmesinin ardindan parlamenter sisteme geçildi.
Peki, niye baskanlik sistemi terk edildi? Iste bu sorunun cevabini Kirgizistan eski Saglik Bakani bugünün milletvekili Damira Niyazaliyeva verdi; baskanlik sistemi tek bir kisiyi memnun eder, yani baskani. Onun, istedigini almasini saglar. Oysa parlamenter sistem herkesin kararlara katilmasini saglar. Herkesi memnun eder. Dolayisiyla baskanlik sistemi Kirgizistan’da otoriterlige yol açti. Basina müdahale edildi, ifade özgürlügü kisitlandi, bu nedenle baskanlik sistemini terk ettiklerini, söyledi. Bir de Kirgiz atasözü var ‘Bas kesilir söz kesilmez’. Iste bu nedenle Kirgizlarin ifade özgürlüklerine çok düskün olduklarini belirtelim.
Tabii bu arada dinledigimiz diger yetkililer ülkeden kaçarak Belarus’a yerlestigi söylenen Bakiyev’in yolsuzluklarinin ayyuka çiktigini ileri sürüyorlar. Söyle ki; Bakiyev, ülkedeki dogal tekellerin özellestirilmesi isini oglunun basinda bulundugu yatirim ajansina devrediyor. Kirgiz telefon, Kirgiz elektrik dagitim kuruluslari Cayman Adalari, Seysel Adalari türünden vergi cennetlerinde sahipleri belli olmayan fonlara satiliyor. Özellestirmelerin ardindan bir de ürün fiyatlarina yüksek oranli zamlar yapiliyor. Bunun üzerine halkin sokak protestolari basliyor. Tabii Bakiyev ve ailesi kaçiyor. Ardindan Kirgiz telefon ve Kirgiz elektrik dagitimin sahiplerinin ortaya çikmasi isteniyor. Ortaya kimse çikmayinca bu iki sirkete devlet el koyuyor.
Niye anlattik bütün bunlari? Sundan anlattik gelismekte olan ülkelerde demek ki baskanlik sistemi çalismiyor.
KIRGIZISTAN EKONOMISI
Gelelim Kirgizistan’in ekonomisine… Nüfusu 5,5 milyon olan Kirgizistan’da tam bir milyon kisi yurtdisinda çalisiyor. Bu nedenle ülkenin en önemli gelir kaynagini isçi dövizleri (remittance) olusturuyor. Fert basina gelir 2 bin 500 dolar düzeyinde bulunuyor. Ama satin alma gücü paritesinin yüksek oldugunu belirtelim. Örnegin benzinin litresi bir dolar. Etin kilosu dört dolar düzeyinde. Ülkenin maden kaynaklari zengin. Hayvancilik gelisiyor. Hemen unutmadan belirtelim, ülkede tam 50 üniversite var. Bu üniversitelerden bir tanesi YÖK’ün 1995’te açtigi Manas Üniversitesi oluyor.
HER KÖY OKULUNDA PIYANO VAR
Ülkede egitim seviyesi iyi. Sovyetler Birligi döneminde her köye okul insa edilirken, yanina muhakkak tiyatro ve sinema salonu yapilmis. Hatta köy okullarinda piyano ve piyano çalan ögretmenler var. Ve ögrenciler piyano esliginde sahne etkinliklerini rahatça yapabiliyorlar. Bu köylerdeki bir yetim okuluna, Kimse Yok Mu Dayanisma ve Yardimlasma Dernegi, ögrencilerin yetistirmesi ve ayni zamanda soguk kis aylarinda sebze tüketebilmeleri için bir sera insa etmis. Bu seranin ögrenciler tarafindan isletilmesini izledik. Ardindan Cumhurbaskani Almazbek Atambayev’in daveti üzerine gittigimiz yine Kimse Yok Mu Dayanisma ve Yardimlasma Dernegi tarafindan isletme masraflari dâhil üç milyon dolara insa edilen 570 ögrencilik yetimler okulunu ziyaret ettik. Yetimlere yatili olan okulda, on bir yillik zorunlu ögretimin sonunda çocuklar hem Kirgizca, Rusça, Türkçe ve Ingilizce ögreniyorlar hem de kuaförlük, terzilik, asçilik türünden meslek sahibi olabiliyorlar.
Bir de hemen dikkat çeken bir anket sonucunu açiklayalim. Ülkenin çesitli bölgelerinden okula toplanan yetim ve öksüz çocuklara ne olmak istedigi soruldugunda ilk geldiklerinde ‘firinci olmak istiyorum’ cevabi aliniyormus. Bunun nedeni yetim ve öksüz çocuklarin, aç kaldiklari, bu nedenle ilk mesleki tercihlerinin firincilik oldugu biçiminde yorumlaniyor. Fakat çocuk okula alinip karni doyup, çekingenligini üzerinden attiktan sonra mesleki tercihini ögretmenlik, mühendislik, ressamlik, yazarlik olarak degistirdigi görülüyormus. Anlayacaginiz sivil toplum örgütleri din, dil, irk farki gözetmeden artik Türkiye’nin sefkat elini tüm dünyaya uzatiyorlar.
***
Engin Ardiç fikralari
Namaz kilmaz, oruç tutmaz, yasi gelip geçtigi hâlde Hacca da gitmeyen hem ateist hem Islamci, Cem Uzan’in Star gazetesinin 9 Kasim 2002 tarihli nüshasinda dönemin siyasetçilerine orço Abdullah, pezo Vecdi, hibino Recep, beslik Bülent, tekerlek Abdüllatif gibi sifatlar takan paralel Engin Ardiç’in Ankara’ya ekonomi danismani olacagini duyanlar simdi fikra göndermeye basladilar.
Fikra söyle; ormanda tavsan pür telas kaçarken onu bu hâlde gören ormanin krali aslan seslenmis, tavsan kardes neden kaçiyorsun, bu korku niye?
Tavsan; Ankara, zürafalardan vergi almaya karar vermis iste bu nedenle kaçiyorum.
Aslan bu cevap üzerine sasirmis; sen zürafa degilsin sana ne, diyecek olmus.
Tavsan hemen cevaplamis; Ankara’ya demansli Engin danisman oldu. Gel de zürafa olmadigini ona anlat bakalim. Aklin varsa sen de hemen kaç. Iste böyle.
———————————————–
Taraf-6 Ekim
Süleyman Yasar