Makale

ISID sadece canimizi yaktiginda mi hatirlanacak?

ISID son 5 yildir kamuoyu tarafindan adi sik duyulmasina ragmen hakkinda ciddi önlemler alinmayan bir örgüt oldu. ISID sadece canimizi yakan eylemler yaptiginda hatirlanip lanetlenecek bir örgüt olarak kalirsa ne engellenebilir, ne de büyümesinin önüne geçilir.

ISID toplumsallasmis durumda, dünyanin dört bir tarafindan katilimcisi oluyor. Bati ülkelerinde yasayan siradan bir Hristiyan da Müslüman olup katiliyor, Türkiye’den dinden uzak bir hayati yasayan ama aniden bir degisim yasayan bir astrofizikçi de, Arap ülkelerinden bir baska genç de katiliyor. Toplumsal tabani var ve on binleri asmis militan sayisi var. Yapilan arastirmalar en az 10.000 militan sayisi olan ve toplumsal tabani olan örgütlerin silahli yöntemlerle yok edilemeyecegini gösteriyor. O halde ne yapmali?

ISID’e katilim dini nedenlerle oluyorsa dini camiada çözümü bulmaktan baska çare yoktur. Görünen o ki ISID yüzeysel ve net bir propaganda metoduyla siyasi anlamda çok çifte standardin oldugu dünyada daha çok militan bulabilecektir. Çizgilerin daha da netlestigi, ayriliklarin keskinlestigi bir dünyada tüm dünya ISID’in üstüne çullansa onun büyümesini engelleyemeyecektir. Bunun için dini düsüncede köklü bir degisim gerekli ve her farkli kesimde yükselen fanatizmin geriletilmesi gerekiyor.

Türkiye’de bu konuda etkin is yapacak iki kurum bulunuyor, bunlar Diyanet isleri baskanligi ve Milli Egitim Bakanligi’dir. Peki bu kurumlar etkin bir mücadele yürütüyor mu? Bu soruya cevap maalesef “hayir”dir. Sadece ISID’in bir vahset örgütü oldugunu Cuma hutbelerinde söyleyerek bu konuyu çözemezsiniz. Yine Milli egitim bakanligi tüm müfredatiyla nitelikli, düsünen, akleden ögrenciler yetistiremedikçe de önlemede yeterli olamaz. Din derslerinde ISID’lesme egilimini önleyecek egitimi saglayamayan bir anlayis, gidisati engelleyemeyecektir. Hem Diyanet hem de Milli egitim Bakanligi bir zihniyet sorgulamasi yapmali, her kesimi ve konuyu etkileyecek bir yol haritasi üzerinde çalismalidir.

En basta özelestiri gelenegi olmalidir. Her olayda sarildigimiz “dis güçler “paranoyasindan kurtulmadikça dogru bir yere varmamiz mümkün degildir. Insanlik disi asker yakma vahsetini kinamakla bir sey degismiyor, ISID sorununun önemine defalarca deginip, `bu konu dindarin din anlayisinin bozulmasi sonucudur, çaresi silahla degil dini anlayisin sorgulanmasiyladir` dedigimizde çogunlukla hassaten dindar kesimin soguk tepkisiyle karsilasmistik. Dindari elestirince bana kiziyorlar ama dünyanin dört bir tarafinda din adina islenen cinayetlerden sonra kinama yayinliyorlar, garip!.. Özelestiri kötü degildir, unutmayin. Berlin’deki Noel pazarina saldiriyi Müslümanlar tel’in etmislerdi iyi yapmislar, ama keske bir de özelestiri yapsalar. ISID’i kinayan diller, içlerindeki ISID’lesme egilimini sorgulamadikça, siddet, savas konusunda çifte standartsiz bir tutumu benimsemedikçe yol alamayacaktir. Komplo teorisi ürete ürete yorgun düsmüs arkadaslara biraz da çiplak gerçeklere bakin desek nasil olur?

Dini yüzeysel anlayan, tekfir edip, dislamaktan baska bir sey bilmeyen nefret dolu zihniyetlerden, sorgulanmazsa daha çok zararlar çikacak. ISID konusunda özelestiri yapmaksizin Müslümanlarin bir yere varamayacagini yillardir söylüyorum ama nafile, “dis güçler” kolayciligi var ya, Allah’a sükür!.. ISID’lesmeyi önlemek için karmasik komplo teorilerinde kaybolmaya gerek yok, ayin on dördü gibi net olan gerçekleri görmek yeterlidir.

ISID’lesme egilimi nedir? ISID gibi olmasaniz bile ISID’vari eylemlere mazeret bulmanizdir. 2012 yiliydi. Facebook’ta bir konuyu gündeme getirmistim. Konu Suriye’de ki muhalif örgütlerin bir tanitim, sov videosuydu. Militanlar ana yolu kesmis, kamyon soförlerini indirip hizaya diziyordu. Onlarin Alevi kesiminden geldiginden süphelenip namazin nasil kilinacagi, Islam’in sartlari gibi konularda sorular soruyorlardi. “kem, küm” edip yarim yurum cevap veren soförler korku içindeydi. Cevaplardan tatmin olmayan militanlar “Allahu ekber” diyerek soförleri kursuna diziyordu. Sonrasinda askeri birliklerini gösteriyordu video. Bu görüntüleri izledigimde dona kalmistim. “Hangi vicdan sahibi bu görüntüleri cihadimizin videosu diyerek yayinlayabilirdi?” Aksine utanç verici görüntüyü gururla sunuyorlardi. “Bu vicdansizliktir, bu savas cihad degildir, vicdanin olmadigi yerde Islam yoktur” diye yazmistim. Birçok arkadastan yemedigim hakaret kalmamisti. Ne “Esedçiligim”, kalmisti ne “Iranciligim”, ne de cihadi baltaladigim, hemen komplo teorilerine siginmislardi. Halbuki görüntüler bu vicdansiz adamlarin sonrasinda daha neler yapacaklarini anlatiyordu. Ve bugün..Simdi bu arkadaslarin sesi çikmiyor. Velhasili kelam, daha ne diyeyim?

Yöneticilerin hiç mi vebali yok. ISID’i politik araç olarak kullanan yöneticilerin oldugu bir yerde ISID’lesme afetinden kim korunabilir? 10 Ekim katliamindan sonra uydurulan “kokteyl terör” yalanini hala unutmadik, o zaman katliami bir masada birlikte planlayanlarin ISID, PKK, DHKP-C oldugunu Davutoglu söylüyordu, halbuki ISID’in tek basina yaptigi ortaya çikmisti ama israrla seçime kadar bu gerçek disi iddiayi sürdürdüler, çünkü iyi oy getiriyordu bu iddia, ne zamanki seçim oldu, sadece ISID tarafindan yapildigi açiklandi. Ahh..ç Türkiyem, ne balik hafizalisin!.. Simdi de Rus Büyükelçi cinayeti için ne dolaplar çevrildigini sanki anlamiyoruz. Cinayeti siyasi açidan kazanç saglayan yerlere havale edebilirsiniz ama bu anlayisla daha çok kötülügün devamina bir sey yapamazsiniz.

Dindarlarimizin çogu hangi dünyada yasiyor, bilemiyorum, maalesef çoguyla ayni dünyada yasamiyoruz herhalde, olaylari o kadar farkli açikliyorlar ki!..

Mustafa Islamoglu’nu ISID ile ilgili sorunun dini müfredatta aranmasi yönündeki sözlerinden dolayi taslayanlarin ISID’in dini ve sosyolojik kökenine dair tek sözünün olmamasi ne aci.!

ISID Türkiye temsilcisi Ebu Hanzala “insan yakmak eger düsmani korkutmak amaciyla ise caizdir” demis video kaydinda. Hala “ISID dis güçlerin oyunu” diyor musunuz?

Tartismali fikhi konularda ISID’lesme egilimi olusturacak çok soruya “evet” diyenler kendilerini ISID’lesme afetinden korumak için biraz daha arastirma, tefekkür ve tezekkür içinde bulunmazlarsa bir müddet sonra ISID’i savunur duruma düseceklerdir.

Sürekli çiplak kral gördügü halde “kral çiplak “diyeni cezalandiran, yalanci dünyasinin farkina varir mi sizce?

Yurtta savas, cihanda savas pesinde kostugumuz bir dünyada ISID’lesme egilimini önleyebilir miyiz sizce? Savas siddet, vahseti mesrulastirir. Bunun dini bir kilifla yapilmasi ise keskin ve kalici bir mesruiyeti saglar. Su anda anormal gibi görünen vahsetler bir müddet sonra normallestirilir.

Vakit halen çok geç degil. Ya büyük dertler yasayacagiz ve elimiz kolumuz bagli seyredecegiz, ya da simdiden uzun ve etkili bir yola basvuracagiz.

—————————————————

Marmara Yerel Haber-30 Aralik

Ömer F. Gergerlioglu

Balkêş e ?
Close
Back to top button