Makale

Kadinlar günü mü dediniz, Iste Türkiye’nin utanç haritasi

Yüzelli yili askin bir zamadir Dünya Kadinlar Günü kutlaniyor. Esitlik , bagimsizlik , haksizliklarin ortadan kalkmasi için, insan haklari, demokrasi, esitlik, daha iyi yasama ve çalisma kosullarina kavusmak için baslatilan kadin mücadelesi inatla sürdürülüyor.

Bu vesileyle hemcinslerimin, bu hakli ve onurlu mücadelesini kutluyorum. Bu mücadeleye emek verenleri, bu ugurda canini bile vermekten çekinmeyen, dünya kadinlarini ve Kürt kadinlarini bir kez saygiyla aniyorum.

Ülkemizin kuzey parçasinda halkimiz, özelde de kadinlarimiz üzerindeki yasak, baski, siddet ve vahset devam ediyor. Kadinlarin çigligini duymasi gereken kesimlerden ne ses var, ne de seda.

Kadina uygulanan akil almaz yasak, siddet, taciz ve teccavüzler ne bitti ne de bitecege benziyor. Bu vahsetin tadini çikaran egemen erk büyük bir istahla cosuyor, ezdikçe ezmeye çalisiyor. Kadinlar ezildikçe egemen erk, daha büyük bir hevesle hiddetleniyor ve saldiriyor.

Ülkemde çocuklar ve kadinlarimiz üzerindeki siddetin son örneklerinden bazilarini hatirlarsak:

* Pozanti Cezaevinde yasanan taciz ve teccavüzler namuslu ve vicdan sahibi insanlarin yüzünü kizartiyor, kanini donduruyor.

* „Tas atma’ eylem ve gösterilere katilan onlarca Kürt çocugu insanlik disi iskenceler ve uygulamalarla karsilasiyorlar.

* Insani, cinsi ve ulusal haklari için mücadele eden yüzlerce Kürt kadini, cezaevlerinde tutuluyorlar.

* Van’da deprem magduru olan kadinlar ve çocuklar hala, barinma, hastalik ve sogukla bogusuyorlar.

* Cinsel istismar suçundan yargilanan sözüm ona „dindar „ utanmazin biri hala , benimle yatan ‘fahise degildir. ‘ demeye devam ediyor.

* Aile kurumunun ve annelerin kutsalligina inanan Erdogan Hükümeti döneminde de yasli çocuk demeden, yüzlerce kadin çocuk sabahin köründe gözaltina alinmaya devam ediliyorlar.

* Hükümet, Roboski katliaminin hesabini verecegine, o katliamda çocuklarini yitiren annelerin gözlerini kan parasiyla boyamaya çalisiyorlar.

* Kürt analarindan özür dilemek yerine, onlari parayla susturma utanmazligini gösteriyorlar.

Emine Erdogan Hanimefendi, sirf gönlünü rahatlatmak amaçli, Roboski’deki anneleri tayfasiyla ziyarete gidiyor. Bu kürtlerle alay etmek degilde nedir?

* ‘Vatana millete zarar verme ihtimali olan çocuklar derhal yok edilmelidir” diyen egitimcilerin elini kolunu sallayarak geziyorlar.

* Cumartesi annelerinin sayisi her geçen gün artiyor.

* Türkiye’de her gün ortalama 5 kadin öldürülüyor.

* Tecüvüz ve siddete ugrayan çocuk annelerin sayisi her geçen dakika artiyor.

* Papatya ve benzeri tuzu kuru kadin dernekleri, gözyasi dökerek, ah vah ederek vicdanlarini susturmaya duygu sömürüsü yapmaya devam ediyorlar.

* “Fatma Tokmak bir tek kelime Türkçe bilmeyen bir Kürt kadiniydi. Okuma-yazmasi da olmadigindan. Polisler, içerigini bilmedigi bir ifadeye zorla parmak bastirdilar. Elektrik verme, askiya alma, çirilçiplak soyma, cinsel taciz ve diger yöntemlerle iskenceye ugratildi. Tüm yasadiklari yetmezmis gibi, oglu Azad’a uygulanan iskence oldu. Küçük oglu Azad çirilçiplak soyuldu, annesinin gözü önünde vücudunda sigara söndürüldüler ve cinsel tacizede bulundular.

Cinsel tacize ugrayan çocuk, töre cinayetlerine ugrayan kadin, parayla satilan genç kiz sayisinin giderek arttigi bir ülkede, 8 marti kutlamak ne kadar da anlamlidir?

Her gün basindan ve çevremizde duydugumuz veya bire bir tanik oldugumuz onca acimasiz olaylarin temel kaynagina inemedigimiz için, sorunu da çözemiyoruz.

Asil kadin mücadelesi, egemen güçlerin kendine ayna tutmasiyla çözüm yoluna girebilir. Kadin mücadelesi, ona sözde degil, özde inanan kisi, kurum ve partilerin el ele vermesiyle çözüm yoluna girebilir.

Encum Yamulki Hanim, Rewsen Bedirxan, Leyla Qasim, Fatma Tokmak, sahsinda tüm zorluklara karsin haksizlik ve zulme boyun egmeyen, haksiz düzeni egemen erki degistirmek için var güçleriyle çabalayan tüm saygin Kürt kadinlarini bir kez daha selamliyorum.

Necla Çamlibel

Back to top button