Makale

Kirmizi fularli kiz’i daga çikarabilmek

Gençlerimizle barisamadik. Gençler de, bu düzenle, bu sistemle barismadilar. Bu gerilim Türkiye’yi mutsuz ediyor. Halbuki onlarin enerji dolu öfkeleri, gelecegin habercisi.

Annesine bir not birakmis ve daglara vurmus kendisini. Not birakmadan gidenleri de vardir. Hiç haber alinamayani da. Yasli zihniyetlere inat, bir genç tepkisidir bu.

O yaslarda kizdigin zaman, daglara vurabilirsin. Kizarsin ve herseyi silip atarsin. Korkusuzsundur. Ne gelecegini, ne ikbalini, ne çevrendeki insanlarin kaygilarini dikkate alirsin. Isyan edersin ve yürür gidersin.

Gençlik saftir, asidir ve hayallerinin pesinden kosar. Yillar geçtikçe onlari anlamak zorlasir.

Postadan zaman zaman gazetedeki adresime mektuplar gelir. Posta mektubu nereden gelir, tabii ki cezaevinden. Disaridaki gençlik maillesir, içeridekiler yalnizca mektup yazabilir. Üstelik onu da çogu zaman sinirlandirirlar. Yolladiklari mektuplarda, ugradiklari haksizliklari anlatirlar. Cezaevinin acimasiz kosullarina dikkat çekerler. Açlik grevi yaparlar. Yargida karsilastiklari haksizliklari duyurmaya çalisirlar.

CEZAEVI

‘Kirmizi fularli kiz’i Gezi olaylari sirasinda tanimistik. Adi, Ayse Deniz Karacagil’di. Bir veda mektubu biraktiktan sonra, PKK’ya katildigini gazetelerden okuduk. ‘Ben oraya enternasyonalizmi savunan bir insan olarak gidiyorum. Ayni Deniz Gezmisler gibi’ diyen Karacagil, en büyük dileginin ise ailesine geri dönmek oldugunun altini çiziyor.

Antalya’daki Gezi eylemleri nedeniyle gözaltina alinan ve taktigi kirmizi fulariyla, sosyalizm propagandasi yapmakla suçlanan Ayse Deniz Karacagil, yaklasik 4 ay, Alanya Cezaevi’nde tutuklu kaldiktan sonra geçen subat ayinda tahliye oldu. Temmuz ayinda Gürcistan’a gitti; üniversiteye kayit evrakini tamamlarken Karacagil, sürpriz bir kararla, 22 Mayis’ta PKK’ya katildi.

ONLARI DÜSMAN GÖREN ZIHNIYET

Cezaevindeki gençlerden gelen mektuplardan mahkemelerin acimasizligini yeniden ögreniriz. Bir bildiri dagitmistir, ya da bir mitinge katilmistir. Evinde bir takim kagitlar bulunmustur. ‘Terör örgütü’ suçlamasi, o olmadiysa ‘suç örgütü’ maddesi devreye girmistir.

Polis alisiktir, gençleri yakalayip ‘örgüt üyeligi’nden savciya teslim etmeye. Savci alisiktir, polisin tutup getirdigi genci, ‘terörle mücadele kanunu’ndan sorgulamaya. Yillardir bu böyle devam edip gider. Birçok kanun degisikligine ragmen zihniyet hep ayni kalir.

Hâlâ yüzlerce gencimiz, polislerin, savcilarin, hakimlerin ve de kanunlarin hükmüyle, çok eften püften gerekçelerle, agir kosullarda cezaevlerinde yatiyorlar. Onlarin mektuplarini bazen bu kösede okuyorsunuz. Ugradiklari haksizliklari anlatiyorlar. Içlerinde hastalar var. Agir hastalar, ölümcül hastalar. Tahliye edilmeleri gerekirken, bürokrasinin maharetli engellemeleri sirasinda, ölüp gidiyorlar.

1960’larda da bu böyleydi. Eskiden de böyleymis. Bir bildiri yüzünden kaç genç okulundan egitiminden olmustur, bilinmez. Ne çok genç, öfke ve çaresizlikten, yattigi cezalara tepki olarak ‘örgüt’lere katilmistir. Daglara çikmistir.

Yaptiklarinin dogrulugunu, yanlisligini tartismak, makul olani konusabilmek o kadar da kolay degildir.

Türkiye’de kanunlar, hâlâ gençlerin eylemlerini ayirt etmeksizin ‘terör’ sayacak hükümlerle doludur. Terörle Mücadele Kununu, onca verilmis söze ragmen halen yürürlüktedir. Türkiye, gençlere agir cezalar vermeyi, ‘devleti korumak’ olarak gören ve öyle uygulayan hakimlerle, bu durumu dogal kabul eden, destekleyen siyasilerle doludur.

BARISAMADIK

Gençlerimizle barisamadik. Gençler de, bu düzenle, bu sistemle barismadilar. Bu gerilim Türkiye’yi mutsuz ediyor. Halbuki onlarin enerji dolu öfkeleri, gelecegin habercisi. Bunu anlayabildigimiz zaman, zaten sorunu da çözmüs olacagiz.

‘Kirmizi fularli kiz’ ilk örnek degildir. Bu gidisle son örnek de olmayacaktir.

Umariz, ailesine sag salim döner.

En büyük mutluluk, gençlerin daglara çikmadigi, dagdakilerin indigi, barisin gerçeklestigi, gençlerin düsman görülmekten çiktigi bir Türkiye’yi kurabilmek.

Ancak gençlerini seven bir ülke, demokrasiyi insa edebilir…

————————————————

Radikal-23 Haziran

Oral Çalislar

Back to top button