Koruyuculuk mu yoksa koruculuk mu?
Son günlerde kimi baylarimiz iyice zivanadan çikarak, sözde birileri için kalem oynatiyor ve bu yazdiklarina kendileri bile inanmiyorlar. Megerse ‘Günes balçikla sivanmiyormus’. Nasil ki TC yaptiklari kimi katliam ve zulümlere (Ermeni ve Kürd katliamlarina) ‘Sözde’ deyip geçistiriyorsa ve buna kendileri de inanmiyorlarsa, PKK camiasi da, benzer seyleri tekrar ediyorlar Örnegin;
– Bekaa ve Kürdistan’in bir çok alaninda binlerce yurtsever ajan ilan edilerek katledilmedi mi?
– Güneyde KDP ve YNK’ ye yönelik kanli saldirilar;
– Dersim ve Diyarbakir’da degisik örgütlere mensup ögretmenlerin katledilmesi;
– 80 öncesi devrimcilik adina, ister asiret, ister baska Kürd örgütlerine saldirilar;
– 1987 yillarinda, yurtdisinda, basta KOMKAR olmak üzere, degisik yurtsever örgütlerin üyelerine yönelik saldirilar, Newroz geceleri sabote etme ve dernek lokallerini kundaklanmasi;
– Yine ayni yillarda, yurt disinda PKK’dan ayrilan Enver Ata, Zülfü Gök, Çetin Güngör ve Hollanda’da Avukat Mahmut Bilgin’in likide edilmesi;
– Ismarlamali 2004 PKK kongre kararlarinda zorla yeniden savas karari aldirtmalarina itiraz eden Kani Yilmaz, H. Fidan, Kemala Sor’lerin basina gelenler;
– Polis-Apo iliskisini ilk kez desifre eden Mehmet Uzun’un 1978’de Ankara Tuzluçayir’da sabah ise giderken dolmus duraginda katledilmesi;
– Koruculuk ve ihbarcilik sisteminin yayginlasmasi için yürütülen çalismalar;
– Dogu Perinçek, Yalçin Küçük, Mahir Kaynak sürekasinin PKK üzerindeki etkileri;
– Sonra bu iliskiyi bizat Apo kendisi de (nezaman ki Ugur Mumcu bunu kurcalamaya baslayinca) 1994’te Aydin Zafer imzasiyla Özgür Politika gazetesinde kaleme aldigi makalesinde tescil etmistir. Bu yetmemis olacak ki, daha sonralari da ‘Devrimin Dili ve Eylemi’ ve ‘Erkegi Öldürmek’ adli kitaplardaki yazilarla konuyu detayli açiklamistir.
– En son ‘Nasname’ internet sitesindeki bir habere göre de, 15 Ocak 2012 tarihinde Qamislo kentinde A. Berdro’nun evine yönelik saldiri gerçeklestiriliyor ve saldiri sonucu A. Berdro yaralanirken 3 çocugu da katlediliyor, hem de büyük bir komutan sayesinde;
– Yine ayni kaynak ve ‘Kurdistan Aktuel’ sitesinde yer alan bir haberde ise, Kalender Sahin adli Pazarcikli bir yurtsever, bundan 10 sene önce ‘Organ nakli sebekelerince’ kaybettirilen Aydin Sahin ismindeki kardesini hala aramakta ve adresi de PKK olarak göstermekte.
– Ha bir de sahi Apo’nun simdiki ‘esaret’ kosullarini kim hazirladi? Su çok saldirdiginiz Sayin Burkay, Apo Roma’da iken, kendisiyle yaptigi telefon konusmalarinda, Italya’da kalmasi ve gerekirse orada mahkemeye çikmasi ve Türk devletini yargilamasi’ için öneride bulunarak mi onu Imral’ya mahkum etti!?..
Yukarida kimi örneklerle siralamaya çalistigim konulara, SÖZDE diye baslarsak o zaman TC’nin yaptiklari da SÖZDELIGINI korur. Devede kulak bile sayilamayacak derecede küçük görünen yukaridaki hususlar BELGE gerektirmeyecek kadar yalin ve tazedir. Bunlari görmek için kafalari korkmadan kumdan çikarmak ve yeterince de cesaret sahibi olmak gerek.
Kral bir kere çiplak olmaya baslayinca, ser cephesi de hizini alamiyor; saga-sola yalpaliyor. Simdiye kadar kendilerini dev aynasinda gören kiravatli cüceler, sapka düsmeye baslayinca daha da bir telasa kapiliyorlar. Sizlerden önceki kimi cüceler boylarinin ölçülerini alarak bu lanetli sahayi çoktan terk ettiler; hem de büyük yaralar alarak ve bu yüzden de bir türlü bellerini hala düzeltemiyorlar.
Adam gibi aydin olmak megerse ne kadar da zormus; basi dik, bir omurgali gibi dolasmak. Bu, Kürdlerin en büyük handikaplarindan biri olarak karsimizda duruyor ve bu yüzden de Kürdlerin belirli bir kesimi her kiravatli cüceyi aydin olarak görmeye devam ederse, vay hallerine. Ha onlarin bu telasini biraz da, issiz kalacak olmalarina yorumlamak gerek.
Gelelim konunun basligina.
Sayin Burkay durusu ve görüsleriyle 70’li yillarda ne idiyse bugün de bunu koruyor. Bu yüzden de Burkay, Kürdler için KORUYUCU, aydinlatici ve kurulan tuzaklara karsi uyarici özelliklere sahip bir kisiliktir.
Kim ki, PKK kuruldugundan bu yana sadece zik-zak politikalarin pesine takilip gidiyorsa ve bundan da bir medet umuyorsa, o kendisine bir isim bulsun.
Ha sahi, gerçekten hangi sartlarda ve kimin sayesinde KORUCULUK bir sisteme dönüstü? Mardin’de, 86-87 yillarinda 30’un üzerinde sivil insanimizi katlederlerken, ‘Bu bir savastir, çocuklarda ölür’ demis ve daha sonra da ‘malum KORUCULUK!’ tezine sarilmislardi.
Geçenlerde sayin Burkay’in TV konusmalarini bir arkadasla degerlendirirken söyle dedi; ‘bu kadar çok sehit vermis bir harekete iliskin böyle ithamlarda bulunmak dogru degil’. Ben de; ‘gerçek mücadelede sehit düsmüs herkese saygimiz var, fakat Bekaa ve Kürdistan’in bir çok bölgesinde, faili açikça belli olan, yani PKK tarafindan infaz edilen yurtseverler nedir? Sehit mi degil mi? Sehitse kimin sehidi? Bunu da unutmamak gerek!’ dedim.
Simdiki hükümet Kürd sorununa az da olsa katki sunmak istiyorsa, biran önce devlet arsivlerindeki SIR perdesini aramalidir. Bu yüzden de BDP’ nin yüregi varsa, TBMM’sine bir önerge vererek bu islemleri baslatmalidir.
Hüseyin Sahin