Makale

Kürt barisi, yeni Türkiye demek

‘Gündelik çatismalar’in hengamesine kapilmadan baktigimiz zaman, esas olan baristir.

Askeri vesayetin tasfiye edilmesi son on yilimizin temel meselesiydi. Bu noktada; AK Parti, Cemaat ve ‘seküler demokratlar’in önemli bir kesimi ortak hareket etti. Askeri vesayetin temizlenme sürecinde; ‘militan faaliyetin sürükleyici gücü’; Cemaat’in yargidaki, polisteki, bürokrasi içindeki agirligiydi. Hükümet, siyasi irade olarak, sürecin arkasinda durdu. Demokrat sekülerler de, medyadan, etkili bir psikolojik destek sagladilar.

‘Askeri vesayetin bitirilmesi’nde, dönüm noktasi, 12 Eylül 2010 Anayasa degisikligi referandumu oldu. Askeri vesayetin bir ölçüde halledilmesiyle birlikte, Türkiye’nin önüne, temel bir mesele olarak, ‘çözüm süreci’ geldi. Militarizmin etkisizlestirdigi kosullarda, ‘Kürtlerle yapilacak büyük baris projesi’; demokrasinin yerlesmesi ve derinlesmesi bakimindan, kaçinilmaz bir dönemeç olarak karsimizda duruyor.

‘Çözüm süreci’ basladiginda, iki bakis açisi vardi: Birinci bakis açisi, ‘AK Parti hükümeti ile baris projesi yapilamaz’ seklindeydi; Erdogan, dikatatördü bu nedenle çözümde bir rol oynamasi mümkün degildi. Ikinci bakis açisina göreyse; bugünkü siyasi tablo içinde, ‘Türklerin çözüme ikna edilmesi’ açisindan, Erdogan ve AK Parti bir olanak olarak görülebilirdi.

Bu noktadan itibaren, 12 Eylül 2010 tarihinde olusan blok, parçalandi. Cemaat, ‘Tayyip Erdogan’siz bir siyasi tablo’ için dügmeye basti. Seküler demokratlar, kendi aralarinda bölündüler. Bir kesim, ‘Bu Erdogan›la hiçbir sey olmaz’ diyerek, ‘çözüm süreci’ konusunda da süphe içine girdi. Kürtlerin Erdogan›la ‘çözüm noktasinda olan iliskileri’nden hoslanmadilar. Erdogan’a karsi tavirlari, bir süre sonra, Kürtlerle olan iliskilerine de yansidi: Öcalan’a yönelik, ‘kullanilan adam’, ‘Türkleri satiyor’, ‘demokrasiyi satiyor’ gibi agir suçlamalar basladi.

‘Askeri vesayet’in bir ölçüde çözüldügü kosullarda, demokratiklesmenin sürdürülebilmesi, ‘Kürt barisi’ ile orantili olarak mümkün. Peki, ‘baris’a, hangi siyasi güç ne kadar hazir?

Seçeneklere bakalim:

1.AK Parti hükümeti, Tayyip Erdogan… Onlari, elbette, Kürtlerin talepleri karsisinda ‘süründüren’ bir çizgi izledikleri için, elestirmek mümkün. Bazi ‘çözülmesi mümkün’ konularda, gereken adimlar, gerçekten atilmiyor. Örnegin, hasta tutuklular meselesi, sorunun çözümünden de öte, çok insani bir konu. Maalesef, bu noktada atilmis adimlardan söze edemiyoruz.

2.Diger seçenek ise, simdi olusan ‘yeni siyasi koalisyon’… Bu koalisyon, ‘Tayyip Erdogan karsitligi’ noktasinda, bir cepheye dönüsmüs durumda. CHP-MHP-Cemaat eksenine, bir kesim laik demokrati da ilave etmek mümkün. ‘Çözüm süreci’nin ‘buradan yürüyebilecegine’ dair bir imkandan söz edebilir miyiz? Örnegin, CHP, Kürtlerin haklarinin kabul edildigi bir çözümü yürütebilir mi? Cemaat ister mi? MHP ister mi? Bu cephe ne tek tek, ne de birlikte; ‘çözüm sürecini ileri götürecek’ bir potansiyel izlenimi verebiliyor. En azindan simdilik…

‘Kürtlerin hakkinin hukukun kabul edildigi’ bir Türkiye, bastan asagi degismis bir Türkiye olmak durumundadir. Milyonlarca Kürt’ün varligini, esit haklarini, dilini, kültürünü kabul eden, bunu yasal zemine oturtan, psikolojik olarak toplumun bu esitlik meselesini içsellesmesini saglayabilen Türkiye, ‘eski paradigmalara veda etmis’ bir Türkiye’dir.

Demokrasinin gerçek zeminine oturabilmesi, siyasi yelpazedeki güçlerin bu gerçege göre yeniden kendilerini tanimlayabilmesi, basta Kürt sorunu olmak üzere, Türkiye’nin renklerinin mesru görülmesiyle mümkün. Kürtlerle anlasabilen ve onlarin kimligini kabul edebilen bir Türkiye; Aleviyi de, Hiristiyani da, Yahudi’yi de daha derinlikli bir sekilde kabullenip, onlarin hakkina hukukuna daha gerçek bir sekilde saygi gösterebilir.

Iste bu nedenle, günümüzdeki çatisma ve ayrisma, ‘Kürt sorununun çözümü’ noktasinda yogunlasiyor, buraya odaklaniyor. Siyasi güçlerin bu noktadaki konuslanmalari, çokboyutlu anlamlar ifade ediyor. ‘Gündelik çatismalar’in hengamesine kapilmadan baktigimiz zaman, esas olan baristir, ‘çözüm süreci’dir. Bu noktada kimin nerede durdugudur. Kalici bir anlami olan, budur.

——————————————–

Radikal-17 Subat

Oral Çalislar

Back to top button