Makale

Kürtler demokratik degerler ve barisla nasil tanisacak?

Kürtler, sosyal-siyasal ve ekonomik çeliskiler içinde boguluyor iken, kendilerine as getireni faili meçhullere kurban vermis, varoslar sürülmüs mazlum, yoksul aile çocuklari, rasyonel olmayan bir savas provasinin içine sokulmak isteniyor. Bu da devletin, seferber ettigi imkanlarini AKP’ye sadakat için hareket edilmesine neden olmus. Hal böyle olunca, sandik 7 Hazirani aratmayacak sekilde sonuçlanmasi halinde, Kürtlere yönelik nasil bir senaryonun devreye sokulacagi endisesi yaratiyor.

Düsündürücü olan, 17-25 Aralik sendromunun AKP ve sarayda yarattigi endisenin hirçin bir karsi koyusla, hiç alakasi olmamasina ragmen ibrenin önce çözüm sürecine yönelip krize sokmasi ve Kürtlere yönelik bir cepheye dönüsmesidir. Günümüzde yasanan siddet döngüsü o kadar rahat, o kadar orantisiz ki bu durum, legal siyaset alanlarin demokrasi sorunlu oldugunun yanisira, Kürtlerde siyaset ve aydin döngüsünün sorgulanmasi gereken nasil bir iç sömürü agin içinden geldigi sorusunu da karsimiza çikarmaktadir.

Demokratik degerlerin paylasildigi toplumlarda aydin diye anilan sahsiyetler söyle tanimlaniyor. Kültürlü, görgülü, sorunlar üzerinde gerektigi kadar bilgi verebilen, demokrasiye açilan kapilari açan ve bilgelikleri güvenilir sahsiyetler diye tarif edilir. Bu baglamda ölçüleri Platon’un ‘Demokrasilerde temel ilkenin halkin egemenligi olabilmesi için ülke yönetiminde dogru tercihlerin yapilmasiyla mümkündür. Böyle degilse, demokrasi birey tercihli otokrasiye dönüsür, ‘öngörüsüdür.

1969’da BBC yaptigi arastirmada, dünyanin en istikrarsiz aydinlari Kürt aydinlardir tesbiti yaparken, aydin ölçer lüksmetre olarak Kürt aydinlarin geldikleri ve beslendikleri sosyal-sinifsal ve ekonomik yapi olmus.

Burjuva demokrasisinin nimetlerini sadece kendine sayan, degisim-dönüsüm yerine Asurlarin köleci toplum döneminden kalma anlayisla kadinin miras hakkini dahi alavere-dalavere ve kayitsiz-kuytsuz çalinmasiyla palazlanmis lafazanlara aydin degil, feodalizme kilitlenmis aydin bitis denilecektir. Kürt çogunluga acilar çektiren iç sömürgeci ve iktidar akli aydin diye çogunlugun hakkini kendilerine teslim eden bu kesimi görmüs. Kürt siyasetini de bu alavere dalavere akil biçimlendirdikçe, çogunlugun insanca yasama hakki despotik azinliga karsi elimine edilecek ve baris umutlari ütopik alanlara sikistirilarak iflasini kolaylastiracak. Çünkü gerçek anlamda baris, bu kesimin iflasi olacaktir.

Kendi içinde esitlige layik görülmemis, Kürt çogunlugun yasamsal hakki despotik azinliga karsi elimine edilmisken, Kürtlerle Türkler arasinda esit haklara dayali bir cumhuriyet projesinin nasil yasam bulacagi hiç sorgulanmiyor. Tarima dayali üretimin mutlak sahibi devlete karsi özerk ve ergenekon eksenli korucu çeteciligiyle desteklenen feodal kodlarin dayattigi siyaset mantiginda açilmis gedikler, bir yerlerin isaretiyle devrimci etiketli kemalist solcularla kamufle istençleri de her alanda siritmaktadir. Devrimcilikte ilk kosulun, toplumu kirli aglarla örmüs iç isgalcilere karsi örgütlenme oldugu düsünülmeden, faili meçhullerin kronik katilligini karanlikta birakmakla sosyolojik yapi ve psikolojik bozulmusluktan istifade belki algi operasyonu yapmakta ise yaramis. Ancak vicdani sorumluluk tasima zahmetine katlanmaya tenezzül bile etmeyen feodal kodlar adina siyasetin adi cumhuriyet projesinde halklarin kardesligi degil, iç sömürü güdümünde çürüme oldugu hiç düsünülmemis. .

17-25 Aralik sendromundan günümüze degin, AKP’nin artik görünür bir sekilde visyonundan uzaklasip radikal islam ve ülkücü karti piyasaya sürmesinden bu yana, yasamlari boyunca hak ettikleri gibi günes yüzü göremeyecekleri düsünülen radikallige atil ergenekonun saliverisini degil uluslar arasi ceza mahkemelerine tasimak, ne Kürt siyaseti ne truva atini oynayan IHD ve aktivistlerce elestirildigi hiç görülmemis bile. Ancak igneyi kendine batirmadan elde çuvaldiz AKP’yi sloganci söylemlerle tefe koyup ramazan davulu gibi çalmakla ilahi sevgi ve merhametin altini çizmis varsayilan muhafazakar müslümanlarin, Islamiyette ‘nefisle atilmis adimlar’in mundar ve harici sayildigi, bundan hareketle yolsuzlugu kendi içinden sorgulama firsati verilmemis. Ama yok. AKP’ye karsi cihad ilan etmek, kisiye güç malzemesi olarak yapilandirilan irki yönelimlerin, ergenekon ve cihatçi yapilarla birleserek karanlik bir plan dahilinde kuzey Kürtlerini de kanayan orta dogunun bir parçasi haline getirebilecegi düsünülmeden israrla sarilan jakobenlik, ancak mevsimlik siyaset mantigiyla açiklanabilir.

Oysa otuz yildir ergenekonun gazabini yasayan Kürtler, son aylarda yabanci akillarla üzerinde özenle çalisilmis projelerin figürani olmak zorunda degil.

Öze dönecek olursak, ne olursa olsun, günümüzde AKP’ye karsi vizyon gelistirecek bir siyasi güç yok. Bunu siyasi güce dönüstürebilecek bir olusum da yok. Arada bir iktidara parmak sallayip ‘hi hiii’ çekmeyi daha kazançli sayan , Cumhuriyet ekolünü yasam tarzi yapmis ve CHP’de toplanmis seküler kemalist elitlerle Kürt sorunu çözülemeyecegine, kimsenin de elinde bu sorunu çözecek sihirli degnek olmadigina göre, öncelikle Kürt siyasetinde yeniden yapilanmaya ihtiyaç var demektir.

Sürecin, zehir ve husumet zikredici anlayistan kurtarilip adim adim asilmasi gereken bir maratona dönüsme beklentisi, her vesileyle siddeti red eden negatif Kürt siyasetinin, öncelikle kendi içinde ve aralarinda empati kurarak geliskin bir diyalog kültürüyle küresellesmesi gerektigini hatirlatmakta. PSK genel sekreteri Sayin Mesut Tek’in genis katilimli Diyarbakir’daki ilk basin açiklamasinda, seçimde hakli ve dogru siyaseti benimsemis HAK-PAR’in desteklenmesi geregini hatirlatmasi, negatif alanlarin bencil hirslarla biribirini hirpalamayi degil, ortak bir paydada bulusarak insiyatif olabilecege yorumlanmakta. Böylece sürekli ‘Negatif alani acaba gizli bir el mi parçaliyor?’vesvesesi de uslardan uzaklasacaginin isaretlerini de veriyor.

Bu nedenle önümüzdeki seçimde HAK-PAR’a verilecek destek, negatif siyaset için bir samimiyet testi olarak degerlendirilecek ve insiyatif olabilirlik açisindan atilacak ilk adim olacaktir.

ALI KIZILAY
Emekli Ögretmen-YAZAR

Ali Kizilay

Balkêş e ?
Close
Back to top button