Makale

Laik/sol çevre karikatürlesmek zorunda mi?

Cumhurbaskanligi seçimi yaklastikça laik kesim içinde hiperaktif bir ruh hali olustu. AKP’ye nötr yaklasan veya destekleyen kisilerle, bu partinin adini bile duymak istemeyenlerin bir arada olduklari ortamlarda ise söz konusu ruh hali ‘nörotik evreye’ geçiyor. AKP’nin yaninda yer alanlar genelde agizlarini pek açmamaya, siyasi konulara girmemeye çalisiyorlar. Buna karsilik AKP karsitlarinin büyük bir hevesle hemen konuya girip karsilarindakini ‘dövmek’, bosalmak, rahatlamak istedikleri gözlemleniyor. Birinci grubun sessizligini azinlikta kalmalariyla açiklamak mümkün… Ama bir neden daha var ve diger tarafi hirslandiran da bu: Sonucu belli olan bir seçim daha yasanacak. AKP’nin basarili olmasini isteyenler bir kez daha rahat bir ‘galibiyet’ alacaklar. Bu nedenle sessiz kalmalarinin arkasinda müstehzi bir durus varsayilabilir. Bunun AKP karsitlari için ne denli sinir bozucu olabilecegini hayal edebiliriz. Art arda önü alinamayan ‘yenilgiler’ yasamak, buna engel olabilecek hiçbir yol bulamamak, her seferinde daha utanç verici bir konuma sürüklenmek ve çaresizlikle yüzlesememek kolay tasinabilir bir yük degil. Bu nedenle Ihsanoglu’nda hasletler arama çabasi, seçim sonrasinda yasanacak depresyonu daha da katmerlestirmeye aday. Kendilerini laik/sol olarak gören birçok kisi bu birkaç ayi hatirlamak istemeyecek veya siyasetin ‘zaten’ son derece araçsal bir alan oldugu önermesine sarilmak zorunda kalacak.

Bu tablo laik/sol seçmenin niçin bu denli Erdogan öfkesi, hatta nefretiyle dolu oldugunu ve bu duygusunu her firsatta disa yansitmak ihtiyacinda oldugunu anlatiyor. Her seyden önce yasanan sikismanin bosalmasi için muglak olmayan, görünür, dokunulabilir, somut bir hedef lazim. Parti veya kesim bunu karsilamiyor çünkü hükümetin olumlu ve olumsuz birçok uygulamasi varken, Islami kesim de artik epeyce heterojen. Dolayisiyla bunlarin birer ‘nefret nesnesine’ dönüstürülmesi pek islevsel degil. Oysa tek bir kisi üzerinden yasanan yogunlasmalar duygusal bosalmayi saglayabiliyor. Ayrica kisiyi basite indirgemek çok daha kolay oldugu için, hedefteki insani sablonlastirmak, kliseler üzerinden okumak, böylece onunla ilgili bir dil üretmek, bu dili yayginlastirmak ve cemaat baglarini pekistirmek mümkün oluyor. Bu açidan bakildiginda Erdogan hem bütün karmasikligiyla kendine has bir kisilik, hem de laik/sol çevrelerin ihtiyaç duyduklari bir kaliba dökerek ‘üretmis’ olduklari bir prototip siyasetçi.

Dramatik olan husus, Erdogan’in sablonlastirildikça kazanan taraf olmaya devam etmesi. Çünkü muhafazakâr kesim onu, engellemelere ragmen cesaretle bir misyonu sürdürmeye çalisan ve karmasik yönleri olan biri olarak görüyor. Yani sahici bir insan… Bu bakis muhafazakârlarin diger siyasetçilere de sahici kisiler olarak bakmasina ve onlarin insani zaaflarini görmesine neden oluyor. Dolayisiyla bugün o kesimde bir Kiliçdaroglu veya Basbug nefretine tanik olmuyoruz. Oysa laik/sol kesim kendi nefret nesnesini kliselestirdigi ölçüde, bizzat desteklemeye çalistigi siyasetçileri de ‘insani’ vasiflarindan soyutlayip bir karikatüre indirgiyor. Psikolojik açidan bakildiginda bu kesim aslinda Erdogan’dan nefret etmenin yani sira, iç dünyalarinda muhtemelen Kiliçdaroglu, Basbug veya Ihsanoglu’ndan çok daha fazla ‘uzak’ kalmak istiyor. Laik/sol çevreler kendilerine siyasi bir sizofreni dünyasi yaratmis durumdalar. Belki de onlari bu noktaya kendi basarisizliklarina olan öfkeleri ile kendi basarilarinin dogalligina olan inançlari arasinda kalmislik sürükledi…

AKP iktidar döneminde vahim hatalar ve açik demokratik suiistimaller de yapti. Erdogan ise bunlari kategorik olarak sahiplendi ve savundu. Kullandigi dil ve üslup ise gerçekten de birçok zaman kabul edilebilir sinirlari zorladi ve laik/sol cenah açisindan tahkir edici olarak algilandi. Bu nedenle Erdogan nefretinin temelinde sadece laik/sol psikoloji yok… Buna cevaz veren, hatta davet eden bir siyasetçinin stratejisi de var.

Ama ruh sagligi baskalarinin ne oldugu ve ne yaptigindan hareketle üretilen tepkiler üzerinden insa edilemez. Erdogan nasil biri olursa olsun ve ne yaparsa yapsin, laik/sol kesimin psikolojik rahatsizliginin nedeni degil… Bu rahatsizligin sadece kullanim alani… AKP karsitlarinin artik esas sorunlarinin bu parti degil, kendileri oldugunu idrak etmeleri gerekiyor. Çünkü hayati siyaset üzerinden okumaya baslar ve siyaseti de sablonlarla tanimlarsaniz, bir süre sonra bizzat kendinizi kliselerden öte cümle kuramayan karikatürlere dönüstürürsünüz ve bu ruh sagligi açisindan hiç iyi bir durum degildir…

—————————————————————-

Aksam-20 Temmuz

Etyen Mahçupyan

Back to top button