Makale

Makul süpheliler el kaldirsin

Sizce ben ‘makul süpheli’ biri miyim?

Etnik kimligim, mezhebim, siyasi görüsüm, iktidara yazdigim yazilar, yazdigim gazete, katildigim eylemler, imzaladigim bildiriler, katildigim toplantilar, konuk oldugum televizyonlarda savundugum fikirler…

Nasil, durumumun pek parlak oldugu söylenemez degil mi?

Öyleyse sesli düsünelim. Yukarida saydigim icraatlarim sayesinde polis de benim ‘makul süpheli’ olduguma karar vermis olsun.

Hakkimda toplanmis bir delil, suçlu oldugumu kanitlayacak bir ispat, suçüstü yakalanmis bir eylemim olmasina gerek yok.

Süphelenmis bir kere ve kendine göre makul sebepleri var.

Yeni düzenlemeye göre:

• Beni yolda durdurup donuma kadar arayabilir.

• Sorgusuz sualsiz kapiya dayanip evimin altini üstüne getirebilir.

• Beni evde bulamazsa apartmandaki tüm dairelere de zirt diye girebilir, o evleri de arayabilir.

• Yetinmezse tüm sokagi, mahalleyi, ilçeyi, sehri elden geçirebilir.

• Arabami, yazligimi, isyerimi bulup istedigi aramayi yapabilir.

• ‘Süphelendim bir kere arkadas’ diyerek ev telefonumu, cep telefonumu, maillerimi, sosyal medya hesaplarimi incik cincik edebilir.

• Pesime ajan takabilir, her ânimi fotograflayabilir, çevremdeki herkesin kâbusu olabilir.

• Bir kis günü eyleme katildiysam ve yüzümde kaskol varsa, elimde kola sisesi varsa ‘bomba tasiyor’ diye düsünebilir, beni silahiyla vurabilir.

• Beni her eylemden önce tedbir amaçli gözaltina alabilir. Savciliga çikana kadar ne avukatim ne de ailem ile görüsmeme izin verebilir.

• Hakkimda açilan bir davada savci dosyamin tamamini avukatima göstermeyebilir, neyle suçlandigimi anlayana kadar mahkeme hükmünü vermis olabilir.

• ‘Bu heriften çok huylandik’ diyerek tedbir amaçli tüm mal varligima, tasinmazlarima, bankadaki parama el koyabilir.

• Delilden suçluya gitmekten vazgeçen polis, ‘makul süpheli’den yola çikarak bir suç tespit etmek için hayatimi zindana çevirebilir.

Diyelim ki bütün bunlari yapti ve ben masum bir vatandasim.

‘Çok pardon’ diyerek siradaki süphelilerin pesine takilabilir.

Iste Basbakan olur olmaz ‘ben demokrasiyle anilmak istiyorum’ diyen Davutoglu’nun savundugu yeni düzenlemenin ufak bir simülasyonu böyle oluyor.

Çok stratejik derinler vallahi ne diyeyim…

ESP BENI TEHDIT ETMIS

9 Eylül 2014 tarihli ‘Çarsi darbe yapacakmis’ baslikli yazimda Gezi eylemlerinin en civcivli zamanlarinda Erdogan’in eylemcilerle görüsme yapma kararini, iktidarin görüsmeye katilacak kesimleri belirleme sürecini ve benim o toplantiya çagrildigim hâlde katilmama sebebimi yazmistim.

Fakat dün gelen bir telefonda dinlediklerimden sonra saskinliktan küçük dilimi yutacaktim.

Eylemler esnasinda tutuklanan ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) üyesi Alp Altinörs’e (eylemler esnasinda basindan gaz fisegiyle vurularak yaralanmistir) yöneltilen suçlamalar arasinda benim de adim geçiyormus.

Hayatimda hiç görmedigim Alp, bir ortak arkadasimizi arayarak yapilmasi planlanan toplanti hakkinda fikirlerini söylüyor. Medyada görüsmeciler arasinda benim de adim çiktigi için katilmamin dogru olmayacagini ortak arkadasimiza belirtiyor.

‘Sen tanirsin, istersen bir konus’ diyor.

Savcinin iddianamesinde bu tapeler harfi harfine yer aliyor ve savci ekliyor:

‘ seklinde telefon görüsmesi yaptigi, …. süphelinin 28.05.2013- 15.06.2013 tarihleri arasinda gerçeklesen yasadisi Gezi Park eylemlerine katilarak eylemci grubu yönlendirdigi, uzlasma saglayan heyet içerisindeki sahislari tehdit ettigi, uzlasma saglanmasini engellemeye çalistigi tespit edilmistir. (Iddianame sf.394)’

Iddianamenin tamamini okuyamadim ama bu bölümle ilgili hemen cevabimi vereyim. Külliyen yalandir. Toplantiya katilmamamin Alp ile yakindan uzaktan ilgisi yoktur. Ilk durusmada sahitlik edecegim. Buradan da yazmis olayim.

Hayko Bagdat

Back to top button