Makale

Sey…Emir yüksek yerden

Cumhuriyet Gazetesi, 17 Aralik fezlekesinin ekinde yer alan bir usulsüzlük tapesi daha yayinladi. Konu, Ali Agaoglu’nun Bakirköy’deki insaatiyla ilgili. Agaoglu, 63 metre yüksekligi 70 metreye çikarma iznini dogrudan dönemin Basbakani Tayyip Erdogan’dan aldigini itiraf ediyor. Oysa Istanbul Büyüksehir Belediyesi (IBB), 63 metreye onay vermis. Ali Agaoglu, IBB Imar ve Sehircilik Daire Baskani Ahmet Erhan Gökal ile konusuyor. Gökal, Belediye Meclisi’nin kararini hatirlatarak itiraz ediyor.

Ahmet Erhan Gökal: ‘Simdi Meclis karariyla alinan yükseklik sinirlarinin, Bakanliga (Çevre ve Sehircilik Bakanligi) ve ilgili kurumlara dagitimini yaptik. Dolayisiyla bu karari bildirdikten sonra, bunun üzerinde bir onay gelirse, biz Meclis karariyla bunun belirlendigini, bu yüksekligin asilmamasi gerektigini yaziyla bildirmek durumundayiz. Yazismaya dökmek istemiyoruz ama bir taraftan da bizim Büyüksehir Meclis kararindaki sinira da uyulmasini istiyoruz.’

Ali Agaoglu pes etmiyor… ‘Seyler’le süslü cümleler kurarak, sonunda baklayi agzindan çikariyor ve izni dogrudan Basbakan’dan aldigini söylüyor: ‘Ben bir seyle de, Kortan ile de konustum. Muhsin’le de konustum. Sayin Baskan’dan (Kadir Topbas) randevu talep ettim. Bu hafta yogundu bir araya gelemedik. Seyle gelelim. Bir seye yatiralim onu. Yani Baskan, sey, Özel Kalem Müdürü Muhsin Bey’in de seyi var, Kortan’in da seyi var…’

Ahmet Erhan Gökal, tercüme ediyor: ‘Onun da haberi var diyorsunuz.’

Agaoglu devam ediyor: ‘…Bunu sayin bakan da yapmadi. Bu direkt bakana da talimat verildi. Bu konuda, yani vereni de söylemeye sey yok yani… Sayin Basbakanimiz verdi. Onu da açik söyleyeyim yani.’

Bu konusma, TBMM’deki 17 Aralik fezlekesinin eklerinde yer aliyor. Faaliyete geçebilirse, önce Yolsuzluk Komisyonu’nda görüsülecek sonra da Genel Kurul’a gelecek.

***

Ali Agaoglu’nun, Bodrum Güvercinlik’te, Ulusoy’a Orman Bakanligi’ndan kiralanan araziyi de devraldigi belirtiliyor. Daha önce, Güvercinlik’te Ankarali bir müteahhidin yaptigi otel çok tartisilmis, çevreciler tepki göstermisti. Bütün bu tepkilere ragmen o otel tamamlandi, hizmete açildi. MNG’nin beceremedigini, ondan haklari devralan Ankarali müteahhit basardi. Simdi sira Bodrum Güvercinlik ormaninda agaçlar kesilerek ikinci otelin yapimina geldi. Ulusoy’un herhalde özel baglantilari yok. Bu yüzden, araziyi Ali Agaoglu’na devrettigi belirtiliyor. Güvercinlik dedikodusu böyle… Simdiden faaliyet basladi. Gelecek sene herhalde bitmis bir otelle karsi karsiya kalacagiz.

2-3 sene önce Güvercinlik ormaninda yangin çikti. Ne tesadüf, tam da otel yapilmasi düsünülen yerler yandi. Kamuoyundan tepki gelecek diye insaata baslamaya pek cesaret edilmiyordu ama bu sene galiba is basi yapilacak. Simdiden makineler araziyi kaziyor, temel atilacak noktalari tespit ediyor. Bu yeni çevre katliami hayirli ugurlu olsun!!!

Kul hakki yemek

Inlerine degil ama hayatlarina girdiler; geleceklerini kararttilar. Sahur operasyonunda gözaltina alinip serbest birakilan eski Istihbarat Sube Müdür Yardimci Ahmet Öztürk, büyük bir dram yasadi. Esi Aysegül 4.5 aylik hamileydi. Aysegül, gözaltina alinan kocasinin sorgulanmasini Adalet Sarayi’nda beklerken, fenalasti, hastaneye kaldirildi. Karninda 4.5 ayini dolduran bebegini kaybetti. Bebek annenin zehirlenmesine sebebiyet verdi. Aysegül Öztürk, 16 gün yogun bakimda kaldi. Sonunda o da Hakk’in rahmetine kavustu. Öztürk çiftinin 6 yasinda Hikmet adinda bir ogullari var; o simdi öksüz.

30 gün Ramazan’da oruç tutuyoruz. Vakit namazini kaçirmiyoruz. Günah diye el sikmiyoruz. Hatta abdest alirken, hakkiyla olsun diye ojelerimizi bile siliyoruz.

Öte yandan, kul hakki yiyoruz. Yemesek bile seyirci kaliyoruz, sesimizi çikarmiyoruz. Bize dokunmayan yilan bin yasasin diyoruz.

Sözü ortaya attim, kul hakkini üzerine alan alsin.

Bakin Yunus Emre ne diyor: ‘Bir kez gönül yiktin ise/Bu kildigin namaz degil/…/Yol odur ki dogru vara/Göz odur ki Hakk’i göre/Er odur alçakta dura/Yüceden bakan göz degil.’

Haksizliga göz yuman, Hakk’i görebilir mi? Yüceden bakan, kibre kapilan, zulmü fark edebilir mi?

Ebabil ve Nil

‘Fil çogalsin. Ebabil’den umut kesilmez; Firavunlar azsa da, Nil’den umut kesilmez.’ (Abdurrahim Karakoç)

Kâbe’yi yikmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen Valisi Ebrehe’nin ordusuna saldiran kuslar (Ebabil), Arapça’da bölükler, sürü, sürüler demektir. Kur’an-i Kerim’de, Fil Suresi’nde olay söyle anlatilir: ‘Görmedin mi Rabbin, Fil sahiplerine ne yapti? Onlarin tuzaklarini bosa çikarmadi mi? Üstlerine sürü sürü kuslar gönderdi. Onlara çamurdan sertlesmis taslar atiyorlardi. Nihayet onlari yenilmis ekin yapragi gibi yapti.’

Hz. Musa da, Firavun’un serrinden, Nil sayesinde kurtulmadi mi?

Her gece iki gündüz arasindadir…

Biad kültürü

Asansör kazasinda Mustafa Genç, oglunu kaybetti. Basbakan Ahmet Davutoglu onu aradi: ‘Basin sag olsun. Yasanan bir kaza. Yapabilecek bir sey yok’ dedi.

Acili baba, her acili insandan beklenilen tepkiyi verdi: ‘Basimin sag olup olmadigi sizi ilgilendirmez. Siz cinayet islediniz’ dedi.

Ama etrafta kraldan fazla kralci olanlar var. Kimler mi bunlar? Meselâ, Soma faciasindan sonra vatandasi tekmeleyen Basbakan Danismani Yusuf Yerkel gibiler… Ya da Okmeydani’nda basina kursun isabet edip yasamini yitiren Ugur Kurt’un ölümüne tepki gösterenlere, ‘Eger arpaniz fazla geldiyse, o arpayi da önünüzden almayi biliriz. Arpa tasiyanlari da biliriz. Ya bu ülkede esek gibi sessizce yasayacaksiniz. Ya defolup gideceksiniz. Sizlere her kim destek oluyor, yüz veriyorsa, o da serefsizdir’ diyen Kizilay Istanbul Sube Müdürü Ilhami Yildirim gibiler…

Sabah muhabiri Nazif Karaman da, Hidir Ali’nin babasi Mustafa Genç’in tepkisini tweetinde söyle yorumluyor: ‘Basbakan adam yerine koymus, aramis. Su babanin lâfina bak!’

Herhalde demek istiyor ki: ‘Tekme tokat atmamis… Ya esek gibi sessizce yasa ya da defolup git, dememis… Daha ne istiyorsun.’

Vatandaslik anlayisi bu kadar sig. Biad kültürü böyle bir sey olsa gerek.

———————————————-

Bugün-10 Eylül

Nazli Ilicak

Back to top button