Terör iklimi
Güvensiz, birbirine kusku ile bakan ve çatisan bir toplum terör karsisinda mukavim olabilir mi? Kanun ve nizam hakimiyeti sözünü artik unuttuk. Bas etmek için topyekûn bir seferberlige ihtiyacimiz var. Terörle yasamaya alismak, iktidarin uyusturucuya alismasi gibi bir sey; akil, muhakeme, tedbir ve refleks çöküyor.
Endise, panik, korku, öfke Hepsi tamam, peki yadirgadiniz mi? Avrupa baskentlerindeki, muhtemelen ayni örgütün eseri olan terör eylemleri ile büyük benzerlikler var. Hayatin en yogun yasandigi yerlerde, ayni bombalar, ayni kursunlar ve ayni kanli manzaralar. Katliam ayni, peki fark nerede? Brüksel’de, Paris’te soka girmis insan manzaralari bizde neden yok? Adamlar uzun süre kendilerini toparlayamiyor, soktan çikamiyor; biz ise ‘alçaklar, katiller’ sözleri arasinda, bir trafik kazasinin enkazini, yaralilarini, kayiplarini kaldirir gibi davraniyoruz ve isimize dönüyoruz. ‘Terörle yasamaya alisacaksiniz’ dediler, demek ki alistik, kaniksadik; dogru dürüst tepki vermiyoruz. Hemen yayin yasagi geliyor, internet yavasliyor, basbakanindan valisine her agizdan farkli bir detay ortaya çikiyor. Bu tablo normal mi?
Düsünün ve cevap verin: En son terör saldirisi ne zaman, nerede oldu? Önceki? Daha önceki? Kaç kisinin hayatini kaybettigine, nelerin söylendigine dair bir detay var mi aklinizda?
Eger maksat üzerimizdeki terör baskisinin hayatimizin bir parçasi haline gelmesini, aldirmayarak normallestirmek ise basari ortada. Ancak çok önemli bir sorun var: Teröre alistiginiz, normallestirdiginiz zaman artiyor mu, azaliyor mu? Terörle mücadeleye bu kaniksama hali bir katki sagliyor mu?
Elbette terör karsisinda hissizlesmeye degil, toplumsal seferberlige ihtiyacimiz var. Büyük sehirlere, karmasik hayatin içine yerlesmeye çalisan terörü durdurmak için toplumsal duyarliligin diri tutulmasi lâzim. Kendinizi Paris’te, Brüksel’de yasayan biriyle kiyaslayan: Çevrede dikkatinizi çeken bir tuhafliktan kusku duydugunuz zaman ‘aman sende’ demekle, hemen polisi aramak arasinda kim hangi tercihte bulunur? Yayin yasaklari, internet yavaslatmalari, ‘üzerine gitmeyin, hükümeti yipratmayin’ talimatlari hangisini tesvik eder?
Eli kanli terörle bas etmek için uygun olan iklimin en basit sartlari bunlar. Güvensiz, birbirine kusku ile bakan ve çatisan bir toplum terör karsisinda mukavim olabilir mi? Kanun ve nizam hakimiyeti sözünü artik unuttuk. Polisi, jandarmasi, istihbarati, mülkî amiri, savcisi, yargici hep birlikte terörü engelleyecek nizamin sorumlulari. Öyleyse bu iklimi belirleyenlere sorulacak çok fazla soru olmali.
Kumpas sorusturmalari ve davalari ile hallaç pamugu gibi atilan, ‘ben de cadi avina kurban gider miyim’ endisesi ile mesaiye baslayan, ‘Millî damarcilar’ ‘KÖZ’cüler’ diye devlet içinde birbirinin ayagini kaydirmaya çalisanlarin arasinda kalan emniyet teskilati, terörle nasil bas etsin? Paralel aviyla mesgulken, istihbaratin her türlüsü terör analizlerini ne ara yapsin?
Alin size dogrudan bir soru: Yüksek yargi, Meclis’te görüsülen tasfiye kanunu ile sifirlanirsa terörle mücadeleye ne etkisi olur? Bagimsiz yargi mi, yoksa toptan yürütmenin memurlarina dönüsen hakimler, savcilar mi terör karsisinda daha caydirici bir güç olusturur? Cevabi ‘terör’ basligi altinda görülen ‘örgütlü suç’ davalarina bakarak verebilirsiniz. Terör konusunda neden kimse yargiya güvenmiyor?
‘Terörün tanimini genisletmek’, eline çaki biçagi almamis insanlari terör suçlusu ilan etmek sebeplerden biri olabilir mi? ‘Silahsiz’ terör örgütü davalariyla terör tanimini genisletmek, Atatürk Havalimani’na saldiri planlayanlari muhtemelen mutlu etmistir. Elinde silahi, üzerinde bombasiyla, hayatinda karincayi incitmemis insanlarla ayni hizada muamele görmek az sey mi?
Islâmiyet’in asiri derecede siyasallasmasi, iktidarin güç ve kibir aracina dönüstürülmesi ISID’in köklesip serpildigi iklimi nasil etkiliyor? Devletin din üzerindeki tekelinin, iktidar eliyle içi bos basit bir hükmetme aracina dönüstürülmesi baska bir dünyada mi gerçeklesiyor? Fikihta yeri olmadigi halde civik bir popülizmin eseri, durup dururken gündeme gelen ‘Müftü nikâhi’ kimlerin degirmenine su tasiyacak?
Deve kusu gibi basinizi kuma gömdügünüz zaman dünya sadece size karanlik oluyor. Örgütlü terör basit bir eylem biçimi degil. Bas etmek için topyekûn bir seferberlige ihtiyacimiz var. Terörle yasamaya alismak, iktidarin uyusturucuya alismasi gibi bir sey; akil, muhakeme, tedbir ve refleks çöküyor. Havuz medyasi çildirmis: Ne Israil’i ne Rusya’si? Havalimani saldirisi iktidarin ayibini örtmek için mi yapildi? Terör her yerde ve her zaman öncelikle bir iktidar sorunudur.
————————————————
Yarina Bakis-30 Haziran
Mümtazer Türköne