TERÖRÜN ARKASINDAKI DEVLETI AÇIKLIYORUM!
Türkiye, Ankara terör saldirisini YPG’nin yaptigini söylüyor. Basbakan Davutoglu’na göre saldiriyi gerçeklestiren kisi Suriyeli ve PKK’nin da yardimiyla YPG adina bu terör saldirisini gerçeklestirdi.
Bu cümleyi ilk duydugumda iddianin dünya nezdinde ikna edici olmayacagini söylemistim. Çünkü su günlerde bir terör saldirisi gerçeklestirmek, üstelik bunu Türkiye’nin baskentinde yapmak YPG için delice bir eylem olurdu.
Biliyorsunuz, birkaç haftadir Türkiye, YPG’nin terör örgütü oldugunu israrla tekrarliyor, ABD’yi YPG ile Türkiye arasinda seçim yapmaya davet ediyordu. ABD ise birkaç kez söyledi, ‘bizim için YPG terör örgütü degildir’ dedi. Hatta ABD, YPG’ye desteklerinin sürecegini de medya üzerinden Türkiye’ye aktardi.
PYD’nin silahli kolu olan YPG’ye destek bununla sinirli kalmadi: Rusya da, Avrupa’nin belli basli devletleri de YPG’yi terör örgütü saymadiklarini belli ettiler.
Türkiye, YPG mevzilerine top atisina baslayinca dünyadan destek bulamadi. Suudi Arabistan bile çikip YPG için ‘terör örgütüdür’ demedi.
Baska bir deyisle Türkiye, ‘terör örgütü’ dedigi YPG karsisinda bile yalniz kaldi.
Iste bu ortamda birden bire Ankara’da büyük bir terör saldirisi gerçeklesiyor, üstelik de bu saldiri YPG hatlarini top atisina tutan Türk Silahli Kuvvetleri’nin mensuplarina karsi yapiliyor ve Türkiye her haliyle terör saldirisi olan bu eylem için YPG’yi suçluyor. Bir anlamda suçlamalarinin nasil hakli çiktigini canli deliliyle dünyaya duyuruyor.
O güne kadar Suriye disinda, dünyanin bildigi bir terör eylemi olmayan YPG’nin bir anda çok büyük bir terör saldirisinin faili ilan edilmesi, üstelik bunun da Türkiye’nin israrli suçlamalarinin oldugu günlerde olmasi herkeste süphe uyandirirdi ve öyle de oldu. Ne ABD ne de AB ülkeleri, Ankara’daki saldirinin YPG tarafindan yapildigina inanmadilar.
Birakiniz inanmayi, ABD ‘YPG mi, Türkiye mi’ ikileminde bir adim daha ileri gitti ve Türkiye’yi degil, YPG’yi tercih ettigini daha kalin çizgilerle belli etti. Örnegin ABD Disisleri Bakanligi Sözcüsü Kirby, kendileri için saldiriyi yapanin henüz belli olmadigini söyledi ve ‘saldiriyi kimin yaptigi konusu hala ucu açik’ dedi.
Kirby, bununla da kalmayarak Türk Hükümeti’nden YPG’ye dönük top atislarini kesmesini istedi.
Amerikali sözcü ayrica bir soru üzerine ‘Biz Türkiye’nin Dais’e karsi olan koalisyondan ayrilmasini istemeyiz. Ama sonunda bu karar Ankara’nin’ dedi.
Bu cümle ABD’nin ISID’le (Dais) mücadele konusunda Türkiye’nin nazlanmalarini artik umursamadigini da gösteriyor. Türkiye, içine düstügü durumla Incirlik ve diger üsleri Bati’ya açmaya eli mahkûm ülke konumunda. YPG ise kara gücü olarak ABD’ye vazgeçilemez bir güç sunuyor. Yani ABD, Cumhurbaskani Erdogan’in ‘YPG mi biz mi’ sorusuna ‘YPG’ karsiligini vermis oldu.
SALDIRIYI KIM YAPTI?
Dedigim gibi, YPG böyle bir saldiriyi yapmak istese dahi bunu dogrudan yapacak kadar saf olamaz… Yetkililer bu konuda israrci ise daha güçlü kanitlar ortaya koymak zorundalar…
Saldiridan birkaç saat sonra benim aklima ilk gelen süpheli PKK oldu, bunu da televizyon ekranlarindan paylastim. Çünkü PKK, geçmiste de böyle eylem girisimlerinde bulunmustu. Genelkurmay, Hava Kuvvetleri ve çevresinde askeri servis araçlarina saldiri girisimi geçmiste önlemisti, bu kez olmadi. Bu nedenle aklima ilk PKK geldi ve söyledim.
Ancak baska bir örgüt de olabilirdi. Türkiye su anda saldirilara inanilmaz açik. Üstelik içeride güvenlik birimleri moral, insan gücü ve yapilanma açisindan en iyi durumlarinda degil.
Zanlinin Suriyeli olusu akillara Suriye Istihbarati’ni da getiriyor. Suriye agir bir iç savas geçiriyor olmasina ragmen Suriye Istihbarati, Türkiye’ye karsi birçok eyleme imza atti. Hafife aliniyor olmanin da avantajiyla Esad Rejimi hem muhaliflere karsi hem de ülke olarak Türkiye’ye karsi terör eylemleri yapiyor veya yaptiriyor. Ankara’daki saldiriyi onlarin yapmasi kimseyi sasirtmayacaktir, hatta bazi uzmanlar eylemi PKK’dan ziyade Muhaberat’in yaptiginda israr ediyorlar.
AZMETTIRICI MESELESI
Saldirinin oldugu aksam bir ‘terör uzmani’ diyor ki ‘önemli olan tetigi çeken degil, azmettiren. Bu saldirilarin arkasindaki devletleri bulup, bunu ilan etmemiz lazim’.
Benzeri açiklamalari baska uzmanlardan ve yetkililerden de dinledim.
Ben kendilerinin meraklarini gidereyim; Eylemi yapanin arkasindaki destekçi devletleri biliyorum. Isterseniz açiklayayim da, ne yapacaksaniz yapin!
PKK’nin arkasindaki devletleri açikliyorum: Iran, ABD, Rusya, Suriye, Israil, Ingiltere ve diger bazi Avrupa ülkeleri…
PKK, Iran sinirini kendi evi gibi kullaniyor…
Rusya, PKK’yi terör örgütü saymiyor bile…
Amerikalilar bir ara PJAK üzerinden, simdi ise YPG üzerinden PKK’ya gittigini bile bile silahlar gönderdi. Bundan 10 yil önce PKK’ya ABD’den geçen silah sayisinin 200 bine yakin oldugu tahmine diliyordu…
ABD ve Rus uçaklari açikça PYD/YPG’yi destekliyor. Amerikan istihbarati YPG ile birlikte çalisiyor. Amerika, Örgüt’ün silah ve lojistik ihtiyaçlarini da karsiliyor.
Iste açikladim!…
Terörün arkasinda kim var, artik biliyorsunuz.
Simdi ne yapacaksiniz Allah askina!…
Bu devletleri kinayacak misiniz, onlara karsi siz de terörü mü destekleyeceksiniz?
Mesele terörün arkasindakini bilmekten daha büyük.
Terörü en çok destekleyen ülke bizzat Türkiye’nin kendisi…
Içeride öyle vahim hatalar yapiliyor ki, terörü kimsenin desteklemesine gerek bile kalmiyor
Akil var, fikir var, ‘sehir sehir, mahalle mahalle, ev ev’ terörist aranir mi? Buna terörle mücadele denir mi?
Ülkenin ordusu kasabalarda halk ile karsi karsiya getirilir mi? Sokaga çikma yasagi ilan edip, kendi ilçelerine zirhli araçlarla girilir mi? Topla, tankla sivrisinek avlamaya çalisilir mi?
Biz geçmiste neyi elestirdiysek, birkaç aydir, sözde sivil idare altinda birkaç mislini yapiyoruz.
Ne demokratiklesmede yol alinabildik, ne de teknigine göre bir terörle mücadele siyaseti izleyebildik.
Birakiniz Kürtlere hak ve özgürlüklerini verip terörün oksijenini kesmeyi, ülkenin geri kalanini da terörize ettik.
Faili bilinmeyen saldirilar yeniden hortladi
Yine kahveler, barlar taraniyor
Yine ses bombalari atiliyor
Gazeteciler hapiste, nefret söylemi her köseye yayildi
Önüne geleni ‘hain, terörist veya paralel’ ilan etmek moda halini aldi
Ülkede cami cemaati bile kutuplasmis durumda
Her yer gergin, herkes endiseli bir bekleyis içinde. Bu duygusal kopuslar, bu toplumsal parçalanmislik içinde hangi toplum huzurlu olabilir, hangi toplum terör ve diger sorunlarla basedebilir.
Ya dis politikamiza ne demeli? Izlenen Suriye politikasi ile düsmana ne gerek?
Önce Israil’e hakaretler yagdiriyoruz, birkaç yil geçince ‘Israil’e ihtiyacimiz var Israil halki da devleti de dostumuz’ diyoruz
Önce PYD/YPG güçlerine en büyük yardimi biz yapiyoruz, ‘Kobani’deki kardeslerime selam olsun’ diyoruz, aradan 1 yil geçmeden bu sefer ayni PYD’yi ‘terörist’ ilan ediyoruz
Misir’in içislerine karisiyoruz, ülkenin Devlet Baskani’ni Sisi’yi devirmeye çalisiyoruz, aradan birkaç yil geçmeden bu kez Israil’in arabuluculugunda Sisi’yle nasil anlasiriz diye yollar ariyoruz
Önce ISID’e karsi hosgörülü, yumusak bir ülke izlenimi yaratiyoruz, ardindan sözde ISID’e hava saldirisi yapiyoruz
ISID’e karsi ABD ve müttefiklerinin taleplerine uzun süre ayak diretiyoruz, ardindan Incirlik ve diger hava üslerini neredeyse hiçbirsey talep etmeden sonuna kadar Amerikalilara, Almanlara, Fransizlara vs. açiyoruz.
Rusya’yi ‘stratejik ortak’ ilan ediyoruz, sonra 17 saniyeligine hava sahasina uçaklari girdi diye uçaklarini arkasindan vuruyoruz
Örnek çok. Ancak herkes durumun farkinda, fazla da örnege gerek yok.
Diyecegim o ki, terörün de, bugün karsilastigimiz yalnizligin da nedeni Türkiye’nin kendi hatalaridir.
Yukarida terörün arkasinda hangi devletlerin oldugunu saydim. Ancak bunlari bilmek neyi degistirir?
Varsa gücünüz gider siz de onlara hadlerini bildirirsiniz. Ama ondan önce aynaya bakmak, nerede hata yapiyorum demek gerekir.
Terörün arkasindaki devleti arayanlar önce kendi devletlerinin hatalarini kontrol etmelidirler
Sen güçlü olursan, usta ve yetenekli olursan dostun çok, düsmanin az olur.
Sen zayif olursan, iliskilerini içeride ve disarida iyi yönetemezsen, islerinde usta olamazsan tüm dünya düsmanin kesilir.
Bu nedenle, bir yerlerden baslayacak, kendimizden baslayalim.
————————-
Prof. Dr. Sedat LAÇINER: Toplumsal ve Siyasal Arastirmalar Kurumu (TARK) Baskani ve Haberdar yazari. Lisans (Ankara Üniversitesi SBF), Yüksek Lisans (University of Sheffield), Doktora (King’s College London, University of London)
—————————————————–
Haberdar-19 Subat
Sedat Laçiner