Türk usulü baskanlik bu mu?
Soru su: Gitgide belirginlesen Bestepe merkezli hükümet etme tarzi yeni anayasada nasil karsilik bulacak?
Bugün itibariyle Cumhurbaskani Tayyip Erdogan gerek AK Parti’nin gerek Türk siyasetinin asli belirleyici unsuru. AK Parti’nin baskanlik sistemi önerisi getirmesi önemli ölçüde bu durumla ilgili. Ancak bununla sinirli degil. Önerilecek baskanlik modelinin içerigi de bu unsura bagli.
Nitekim, referans arandiginda, AK Parti’nin önünde ABD’deki zayif baskanlik modelinden, Afrika ve Latin Amerika tipi baskanliga kadar uzanan pek çok seçenek var.
Ancak malum, pratik olarak alti çizilen, Türk tipi baskanlik…
Bu, nasil bir sistem olacaktir? Türk tipi nedir? Henüz bilmiyoruz.
Bu konuda AK Parti içinde farkli egilimler ve bakislarin oldugu muhakkak.
Erdogan çevresinde ‘liderlik’ esasina oturan bir model arayisinin öne çiktigi görülüyor. Liderin halkin mütemmim cüzü oldugunu varsayan, liderin mesruiyetini halkla ayniligindan, halkin onun sahsinda öznelesmesinden aldigini varsayan, bir bakima yeni bir ‘seflik’tanimini akla getiren, ‘organik lider’ fikri(!) bu arayisin bir sonucu.
Baskanlik rejiminin Erdogan’in konumuna degil, ülkenin yapisal ihtiyaçlarina baglanmasini isteyen, muhalefeti böyle hareket etmemekle elestiren bu çevrelerin, bugün söylediklerinin tam tersini yapiyor olmalari ironik bir durum, Ne var ki, Erdogan’dan dolayi, Erdogan’a göre ve Erdogan için dolayisiyla, organik lider tabirinden de anlasilacagi gibi ‘esasen buraya has, dolayisiyla, yeni’ (seflik söz konusu olunca o da süpheli) bir baskanlik modeli arayisinda olmalari ayni zamanda gerçek bir durum.
Ancak bu noktada su uyariyi yapmak gerek.
Evrensel deger, norm ve doktrinleri veri almayan, dahasi yeterli bulmayan, kendisine has hukuk ve siyaset düzeni üretme iddiasini tasiyan tüm tarihi adimlar, tam kisisellesmis iktidarlar üretmis ve tam otoriter nitelik tasimistir. Keyfi güç kullanimi ve güç temerküzüyle iç içe giren, ‘toplumsal mesruiyetin yeganeligi’* iddiasi, bu durumun tasiyicisi olmustur. Bunun istisnasi neredeyse yoktur.
Isin diger bir yönü daha var.
Türk siyaseti su anda fiili bir baskanlik uygulamasi içinde seyrediyor. Bu fiili uygulama anayasa metnine nasil yansiyacak sorusu da Erdogan’in siyasi agirligi dikkate alinirsa kendi basina bir önem içerir.
Fiili baskanlik uygulamasindan kastettigimiz, cumhurbaskanin ‘perspektif verme ve yönlendirme’ islevinin çok ötesinde, ‘yöneten ve direktif veren icraci bir çerçeve’de hareket etmesidir.
Peki bunu nasil yapiyor?
Görünür üç yöntemi var.
Bunu bir ölçüde, bildik araçlarla, kurumsal düzeyde hükümet, kisisel düzeyde bakanlar ve milletvekilleri üzerinden gerçeklestiriyor.
Kullandigi diger ve daha yeni bir yöntem ‘kürsü ve söylev siyaseti’dir. Televizyonlarca naklen verilen, basin tarafindan ana haber haline getirilen, çesitli vesilelerle yaptigi düzenli ve seffaf toplantilarda cumhurbaskani, hemen tüm siyasi konularla ilgili karar çerçevelerini açikliyor. Alinmasi gereken ve alinacak tavirlari, kararlari bir bakima ilan ederek, bunlari hükümetin önüne kamuoyunun üzerinden ve kamuoyu gözetiminde koyuyor. Hükümete kimi sürtüsmeli atama konulari gibi mevzular disinda bunlari uygulamak kaliyor.
Erdogan’in kullandigi üçüncü kritik yöntem ise bürokrasiyle dogrudan temaslardan olusuyor. Bu temaslarin da kamuoyuna açik olmasina özen gösteriliyor. Cumhurbaskaninin büyükelçilerle, daha önemlisi kaymakamlarla yaptigi, icrai talimatlar içeren toplantilar ‘kurumlastirici’ bir islev görmüstür.
Bu yeni usulün devami olarak, en nihayet Erdogan’in AK Partili TBMM komisyon üyeleriyle yaptigi toplanti ve bu toplantida AK Partiye yönelik siyasi telkinleri ilginç bir noktaya isaret etmektedir. Zira bir bütün olarak ele alindiginda bu iliskiler agi partili cumhurbaskani tablosunun ötesinde bir duruma, devlet-parti arasinda bag kuran bir siyasi aktöre isaret etmektedir. Bu bag, çok tartismalidir ve çok tartisilacaktir.
Yukaridaki diger hususlar gibi…
*Mesruiyet kaynaklari arasinda toplumsal olanin tek kaynak kabul edilmesi, evrensel degerler süzgecinden geçmemis bir toplumsal mesruiyete, bu ise bildik milli iradecilige, çogunlukçuluga isaret eder.
————————————————-
Yeni Safak-2 Nisan
Ali Bayramoglu