Makale

Ulusal Sorun ve Sosyalizm

Marksist felsefecilere göre isçi sinifi, devrimi gerçeklestirecek temel güçtür, mücadelenin lokomotifidir. Kendisini kurtulusa götürürken, ayni zamanda ezilen halklari, köylüleri, esnafi da arkasindaki vagonlara doldurup, özgürlüge ve kurtulusa tasir.

Sosyalist Kürtler de, bu belirlemeye inandilar, güvendiler. Isçi sinifinin mücadelesine yandas oldular, destek sundular. Partilerde, sendikalarda, sivil toplum örgütlerinde, basin-yayin kurumlarindaki sosyalist Türklerle el ele gönül gönüle çalistilar.

Ne var ki, canimizi acitan Kürt ulusal sorununu gündeme getirdigimizde Türk yoldaslarimiz bizlere ‘Neden ulusal sorunu boyuna gündeme getiriyorsunuz? Devrim için çalisalim. Sosyalizm geldiginde, Kürt sorunu kendiliginden çözülecektir.’ diyorlardi. Kadinlara da ‘Sosyalizm geldiginde, kadin sorunu kendiliginden çözülmüs olacaktir.’ diyorlardi.

Önceleri bu konuda fazla konusmamaya özen gösterdik. Sonra, konu üzerinde daha fazla düsünmeye basladik. Daha sonra ‘Ya sosyalizm gelmezse, halimiz ne olacak?’ diye hem kendimize hem de Türk yoldaslarimiza sormaya basladik.

Süreç içinde Türk yoldaslarimizin bu konu üzerinde fazla düsünmediklerini, çözüm projeleri hazirlamaya niyetli olmadiklarini farkettik. Bu durum bizleri ‘Beraber örgütlenme mi, ayri örgütlenme mi?’ tartismasinin içine çekti.

Bu konuyu aramizda epey tartistik. Tartisma süreci içinde, sosyalistler ile Kürt ulusal güçlerinin, Türkiye’de düzeni degistirebilecek iki ana dinamik oldugunu, ulusal sorunla sosyalizmin hem birbiriyle ilintili, hem de farkli niteliklere sahip oldugunu, sartlarin olgunlasmasi durumunda, Kürt ulusal güçlerinin de lokomotif haline gelebileceginin altini çizmeye çalistik.

Onlar, bazi Marksist analizler yaptiktan sonra bize söyle diyorlardi. ‘Isçi sinifi kurtulusun lokomotifidir.’ Biz de onlara ‘Evet ama, bunun da gözardi edilmiyecek temel kriterleri var. Bunun için, emekçilerin sinif bilincine ulasmis olmasi, Marksist-Lelinist bir patinin devrime öncülük etmesi gerekir.’ diyorduk.

Böylesi bir alt yapi olusturulamadigi için, Türkiye isçi sinifi adina konusan insanlarla partilerin Türkiye isçi sinifini lokomotif durumuna getiremediklerini söylüyorduk.

Tartismalarimiz zaman zaman sertlesirdi. Biz onlara Kemalist, onlar da bizi feodal olmakla suçladilar. Sonuçta evlerimizi ayirma yoluna gittik.

Aradan geçen bunca zamana ve çabalara ragmen, bu konu hala gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Türkiye’de isçi sinifi, lokomotif konumuna gelemedi, getirilemedi. Çünkü ortada ne sinif bilincine erismis emekçiler vardi, ne de onlari devrime götürme niyet ve kabiliyetine sahip bir parti vardi. Bu nedenle Kürt ulusal sorunu Türkiye’de lokomotif durumuna gelmis bulunuyor.

Çünkü, Türkiye sosyalist mücadelesi zayif bir zemin üzerine, Kürt ulusal müadelesi ise güçlü ve direngen bir zemin üzerine oturmus bulunuyor. Bu konuda en çarpici örnek, 1980 fasist askeri darbesidir.

Bu fasist darbe, Türkiye’de var olan tüm muhallefet güçlerine saldirdi. Türk solunu yok mertebesine getirdi. Ama Kürt ulusal mücadelesi aksine, daha da güçlendi ve yayginlasti.

Türk solu adina konusan kadrolar, emekçilere sinif bilinci tasiyacak uzun erimli çabalari göze alamadilar, alamiyorlar. Bunun yerine Kürt ulusal mücadelesinin sirtina binerek, günü kurtarmaya çalisiyorlar.

Bu durumda, Kürt ulusal mücadelesinin Türkiye’deki degisim, dönüsüm ve devrime lokomotif olmasinda sasilacak bir sey yoktur.

Bu somut durum karsisinda ‘Ben bu düzenden memnun degilim, bu düzen degismelidir.’ diyen her birey ve toplumsal grubun, Kürt ulusal mücadelesine destek vermesi gerekir. Anca bu sekilde hem Kürtler, hem de tüm ezilen toplumsal muhallefet gruplari özgürlüge ve mutluluga kavusabilir.

Aman ha! Bizler de Türk solculari gibi yapmamaliyiz, onlara ‘ Kürt ulusal mücadelesine destek olun. Kürtler kurtulunca siz de kurtulacaksiniz.’ dememeliyiz.

Tüm ezilenlere söyle seslenmiliyiz. ‘Kürt ulusal mücadelesi, Türkiye’deki bozuk düzeni degistirme gücüne sahip olan en güçlü ve direngen muhallif gruptur. El ele verirsek eger, mücadeleyi kazanabiliriz. Hiç bir zaman unutmamaliyiz, ya beraber kurtulacagiz, ya da beraberce ezilmeye, sömürülmeye devam edecegiz.’

Yilmaz Çamlibel

Back to top button